Taşınmazların uygulama kadastrosu sonrası değişen yüzölçümleri ve sınır hataları nedeniyle açılan iptal davasında, tavzih talebinin reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının temyizi.
Özet: Uygulama kadastrosu sonucunda taşınmaz yüzölçümlerinde oluşan farklılıklar ve sınır uyuşmazlıkları nedeniyle açılan itiraz iptali davasında, ilk derece mahkemesinin davacı lehine verdiği karar, bölge adliye mahkemesince Hazine aleyhine açılan kısmın pasif husumet yokluğundan reddedilip diğer davalılar yönünden kabul edilerek kısmen kaldırılmış ve yeniden hüküm kurulmuştur; bu bölge adliye mahkemesi kararının tavzih talebinin reddi üzerine, taraflarca temyiz başvurusu yapıldığı görülmektedir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz iptali davasında verilen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli ek kararıyla, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 16.03.2023 tarihli karar ve 21.11.2023 tarihli ek karar davalılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, tavzih dilekçelerinin temyiz süresinde verildiği anlaşılmakla tazvih dilekçelerinin temyiz dilekçeleri olarak kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. .. ili .. ilçesi .. .. Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 51 parsel sayılı 12.900,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 05... parsel numarasıyla 11.632,66 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 106 parsel sayılı 11.500,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 05... parsel numarasıyla 11.864,07 m² yüzölçümlü olarak ve davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 52 parsel sayılı 26.200,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 05... parsel numarasıyla 22.785,58 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri olan davacılara ait .. ili .. ilçesi .. .. Mahallesi eski 51 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün küçüldüğünü, bu küçülmenin eski 52 parsel sayılı taşınmaz ile arasında yol bırakılmasından kaynaklandığı, yine eski 52 parsel sayılı taşınmazın müvekkillerine ait taşınmazın içine taşacak şekilde tespit edildiğini, eski 106 parsel sayılı taşınmazın ise tesis kadastrosuna aykırı olarak krokiye bağlandığını öne sürerek, öncelikler eski 52... parsel sayılı taşınmazların maliklerinin tespiti ile dava konusu eski 51 parsel sayılı taşınmazın önceki hale getirilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, dava konusu 1 05... , 16... parsele ilişkin yenileme kadastrosunun iptali ile 1 05... , 16... parseller ile olan ortak sınırının fen bilirkişisi ...'un 28.09.20 20... .01.2021 tarihli raporlarındaki kroki esas alınarak eski hale iadesine, 1 05... parselin tapu kaydının 735,528 m²lik kısmının, 1 05... parselin tapu kaydının 490,725 m²lik kısmının iptali ile davacılara ait 1 05... parselin tapusuna ilave edilerek bu şekilde tapuya tesciline, (tarafların bu taşınmazların yüzölçümlerinin iptal edilerek belirtilen şekilde tapuya tescilleri taleplerinin kabulüne), (fen bilirkişisi .. ..'un 28.09.20 20... .01.2021 tarihli raporlarının kararın eki sayılmalarına), davalı .. dışındaki diğer davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri anlaşıldığından yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalarına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı .. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Dava konusu edilen ve davacılar adına kayıtlı parsellerde sınırlandırma hatası yapıldığının tespit edilmiş olduğu, taşınmazların sınırında bulunan şahıslar adına kayıtlı komşu parsel maliklerinin davaya dahil edilerek taraf teşkilinin tamamlandığı, her ne kadar davacılar tarafından taşınmazda yol oluşturulduğu ve bir kısmının da yola gittiği ileri sürülerek, Hazineye husumet yöneltilerek dava açılmış ise de, bilirkişi raporlarına göre taşınmazın etrafında kadastral bir yolun bulunmadığının belirtilmiş olmasına göre davada husumetin komşu parsel maliklerine düştüğü, davalı ..ye karşı açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilerek Hazine aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacılar tarafından davalı Hazine aleyhine açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d ve 115/1 maddesi gereğince pasif husumet yokluğundan usulden reddine, davacılar tarafından diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, dava konusu 1 05... , 16... parsele ilişkin uygulama kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi ...'un 28.09.20 20... .01.2021 tarihli rapor ve ek raporunun eki olan krokide 1 05... parselin (C) harfi ile gösterilen 735,53 m²lik kısmının, 1 05... parselin (A) harfi ile gösterilen 490,73 m²lik kısmının davacılara ait 1 05... parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek 1 05... parsel sayılı taşınmazın 12.858,94 m² yüzölçümü ile, 1 05... parsel sayılı taşınmazın 22.051,05 m² yüzölçümü ile, 1 05... parsel sayılı taşınmazın 11.373,34 m² yüzölçümü ile tapuya tesciline, fen bilirkişisi ...'un 28.09.20 20... .01.2021 tarihli raporlarının kararın eki sayılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yargılama giderinin davalı Hazine dışında kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildikten sonra, davalı ... ve arkadaşları vekili ile ... ve arkadaşları vekilinin ayrı ayrı dilekçelerinde, "müvekkilleri olan davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olmaları nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacakları" iddiasıyla tavzih talebinde bulunmaları üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli ek kararıyla, "hükmün tavzih yoluyla istenilen şekilde değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı" gerekçesiyle, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili olan davalının dava dilekçesine davalı olarak yer almadığını, dahili davalı olarak yer aldığı davada aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmesinin doğru olmadığını, davalının arazisinin büyük oranda azaldığını, davaya cevap ve itirazlarının dikkate alınmayarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli tavzih kararını ve İlk Derece Mahkemesi kararını temyiz ettiklerini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili olan davalının dava dilekçesine davalı olarak yer almadığını, dahili davalı olarak yer aldığı davada aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmesinin doğru olmadığını, davalının arazisinin büyük oranda azaldığını, davaya cevap ve itirazlarının dikkate alınmayarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli tavzih kararını ve İlk Derece Mahkemesi kararını temyiz ettiklerini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun' un 22/2.a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun yöntemine uygun şekilde yapılıp yapılmadığı ve dava dilekçesinde davalı olarak adları yer almayan ancak dilekçe içeriğinde yüzölçümünün küçülmesine sebebiyet verdiğinden bahsedilen dava konusu taşınmaz maliklerinin yargılama aşamasında davaya dahil edilmelerinin ve haklarında davanın kabulüne karar verilmesi halinde vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmalarının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VIII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin esasa ilişkin kararının ve tavzih talebinin reddine dair 21.11.2023 tarihli ek kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan 269,85 TL harcın onama harcına mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin temyiz eden davalılar ..., ... ve arkadaşlarından ayrı ayrı alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.