Yüksek hızla seyir ve kurallara aykırı manevra sonucu bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan verilen hapis cezasının temyizi.
Özet: Sanığın, aşırı hızla ve trafik kurallarını ihlal ederek yoğun bir bulvarda seyir halindeyken kontrolünü kaybedip bir yayayı çarparak ölümüne neden olduğu olayda, ilk derece mahkemesinin adli para cezası vermesine karşın, istinaf mahkemesi durumu "bilinçli taksir" olarak değerlendirerek sanığı 5 yıl 22 gün hapis cezası ile cezalandırmış, bu karara karşı sanık müdafii tarafından ceza miktarının fazla olduğu ve bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurulmuştur.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a,4, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 21.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin, katılan ... ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 22... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, ceza miktarının fazla olduğuna, eksik ve hatalı inceleme yapılarak verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 05.09.2018 tarihinde saat 00:05 sıralarında, gece vakti, aydınlatmalı meskun mahalde, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş tek yönlü caddede sol şeritte yüksek hızla seyir halindeyken ön ilerisinde aynı şeritte giden aracı ani ve sert bir manevra ile sağından geçmek istediği sırada yolun sağındaki ... Araştırma Enstitüsü giriş kapısı önünden yol dışından kurallara uygun şekilde yürüyen yayaya çarptığı, aracının çarpmasıyla savrulan yayanın enstitü önünde bulunan demir levha direğine çarpıp enstitünün bahçesine düştüğü, aracın ise bahçe duvarına ve demir direğe çarptığı, duvarı yıkarak gidiş istikametine göre ters dönüp durabildiği olayda, kaza tespit tutanağı, trafik bilirkişi raporları ve ... Trafik İhtisas Dairesi raporları doğrultusunda sanık sürücünün tam kusurlu olarak yayanın ölmesine neden olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda; kazanın meydana geldiği yerin şehrin en işlek, gece geç saatlerde dahi yaya trafiğinin çok yoğun olduğu ana caddelerinden birisi olduğu, sanığın cadde için öngörülen hız limitinin çok üzerinde bir hızla seyrettiği, dinlenen tanık Mehmet Atilla A.nın sanığın mavi renkli bir araçla yarışır vaziyette olduğunu, aşırı süratli olduklarını beyan ettiği, sanığın alkol oranının yasal sınırlar içerisinde kaldığı görülmüş ise de sanığın bulvar şeklindeki ana cadde üzerinde can ve mal güvenliğini hiçe sayarak aşırı hızlı bir şekilde yolun sol şeridinde ilerleyip trafik kurallarına aykırı olacak şekilde önünde seyreden aracın sağından geçmek isterken arabanın kontrolünü kaybederek, yol dışında kurallara uygun şekilden yürüyen yayaya çarptığı, süratinden dolayı duramayarak demir parmaklık ile taş duvarı beş metre yıkarak durabildiği, sanığın hız limitinin çok çok üzerinde seyrettiğinin araçla taş duvarı yıkmasından belli olduğu, ayrıca kural ihlali yaparak önündeki aracın sağından geçtiği, hatta tanık beyanına göre geriden başka mavi renkli bir araçla yarıştığı izlenimi oluştuğu, gece vakti olsa da bu kadar yaya ve araç trafiği bulunan bulvar üzerinde bu kadar hız yapması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybedebileceğini öngördüğünün kabul edilmesi gerektiği, bu şekilde her an kaza yapabileceğini öngörmesine rağmen neticeyi istemediği bu nedenle bilinçli taksirle hareket ettiği, işlek ana cadde üzerinde hız limitinin çok üstünde seyretmiş olması, önünde seyreden araçla kendi aracı arasındaki takip mesafesine uymamış olması, kurallara aykırı şekilde önündeki aracın sağından geçmiş olması nedenleriyle bilinçli taksir koşullarının oluştuğu değerlendirilmiş, sanığın asli ve tam kusurlu olması dikkate alınarak üst sınıra yakın ceza tayin edilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3. maddeleri uyarınca hükmolunan 7 yıl 15 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 6 yıl 10... gün yerine, 5 yıl 22... gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Soruşturma evresinde bir örneği dosyaya eklenen sanığa ait sürücü belgesi bilgilerine göre sanığın B, B1, BE, C, C1, C1E, CE, D, D1, D1E, DE, F, M C, C1, D1, F, M sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki otomobil ile yapması nedeniyle Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Sürücü Belgelerinin Sınıfları" başlıklı 75 inci maddesi uyarınca otomobil kullanacaklara verilen (B) sınıfı ile sınırlı olarak sürücü belgesinin geri alınması gerekirken, 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereğince hüküm fıkrasının (7) numaralı bölümünde yer alan "SÜRÜCÜ BELGESİNİN" ibarelerinden önce gelmek üzere "B sınıfı" ibarelerinin yazılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!