İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin faktoring sözleşmesine dayalı müteselsil kefalet ve rehinli icra takiplerine yapılan itirazın iptali davasında kefaletin geçerliliği, eş rızası ve el yazısı şartları üzerine verdiği istinaf kararı.
Özet: Davacı factoring şirketi, factoring sözleşmesi ve müteselsil kefalet beyanlarına dayanarak asıl borçlu ile kefiller aleyhine başlattığı icra takiplerine yapılan itirazların iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken; davalı kefiller, farklı takip hukukuna tabi icra takiplerinin tek dava altında birleştirilemeyeceğini, kefalet sözleşmelerinde azami miktar, tarih ve müteselsil kefil sıfatına ilişkin el yazısı şartının TBK 583. maddeye uygun olmadığını, hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve factoring sözleşmesindeki genel işlem şartlarının geçersizliğini ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████ KararİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2025NUMARASI:█████████ E. - ████████ K.DAVA:İtirazın İptaliDAVA TARİHİ:█████/2014KARAR TARİHİ:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... A.Ş. ile dava dışı borçlu .... Şti. arasında akdedilen Faktoring Sözleşmesini ve Kefil Kabul Beyanını davalıların da müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kefillerden gerçek kişilerin eşlerinin de eş rıza belgesini imzaladıklarını, taşıt aracı rehin sözleşmesi ile kefillerden ... Turizm'e ait araçlar üzerinde rehin tesis edildiğini, davalıların kefil olduğu dava dışı borçlu ... Şti.'nden temlik alınan alacaklara ilişkin faturaların ibraz edildiğini, borçluların borçlarını ödememesi üzerine asıl borçlu ve müteselsil kefillere Beyoğlu ... Noterliğinin █████/2013 tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, borç yine ödenmeyince asıl borçlu dava dışı .... Şti. ile rehin veren ....A.Ş. aleyhine tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile menkul rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip açıldığını, davalı borçlu ... tarafından rehin hakkına ve borca itiraz edildiğini, dava dışı borçlu ... şirketinin takibe itiraz etmediğini, davalı ... Turizm şirketi tarafından Bakırköy 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile açılan iflas erteleme davasında verilen tedbir kararı gereğince cebri icra işlemi yapılamadığından bu borçlu şirket dışındaki diğer kefiller aleyhine yine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile haciz yoluyla takip açıldığını, bu borçluların tüm borca itiraz ettiklerini, borçluların yetkiye ve borca itirazlarının haksız, yasal dayanaktan yoksun ve kötüniyetli olduğunu belirterek, icra takiplerine yapılan itirazların iptaline, takiplerin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPLAR: Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkilinin borçlu sıfatıyla taraf olmadığı bir faktoring sözleşmesine istinaden, iki farklı icra takibi başlattığını, işbu takiplerin İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip ve yine aynı sözleşmeye istinaden İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi olduğunu, davacı tarafın farklı takip hukukuna tabi olan bu iki ayrı icra dosyası için huzurdaki tek itirazın iptal davasını açtığını, bu davaların birlikte değil ayrı ayrı açılması gerektiğini, birbirinden farklı iki icra takip yolunun mevcut olduğunu, iş bu davaların HMK.nın 167.maddesi gereğince ayrılması gerektiğini, müvekkilinin söz konusu davada müteselsil kefil olduğunun iddia edildiğini, TBK.nın 583. maddesi gereği olarak kefaletin geçerli olması için kefilin, sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğinin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtilmesinin şart olduğunu, ancak sözleşmedeki el yazasının müvekkiline ait olmadığını, davacı tarafından taraflarına tebliğ edilen hesap kat ihtarları incelendiğinde asıl borçluya ihtarın tebliğ edilmediğinin görüleceğini, alacaklı davacının yasal şartı yerine getirmeden müvekkiline karşı dava açtığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili verdiği cevap dilekçesinde; davacının açtığı davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, takibe konu genel kredi sözleşmesi incelendiğinde müvekkilinin el yazısı ile müteselsil kefil olduğunu belirten hiçbir yazının bulunmadığını, müşterek ve müteselsil borçlu kaydı el yazısı ile değil matbu ve bilgisayar yazısı ile yazıldığını, bu hususun ise yasa gereği geçerli olmadığını, kefilliğin adi kefalet mi yoksa müteselsil kefalet mi olduğunun belli olmadığını, kefil kabul beyanı başlıklı yazının da matbu nitelikte olduğunu, kefil olunan şirket ile müvekkilinin isminin sonradan eklendiğini ve kefil olunan miktarı belirtmediğini, faktöring sözleşmesinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, 6098 sayılı yeni TBK hükümlerine göre geçersiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili verdiği cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkilinin borçlu sıfatıyla taraf olmadığı bir faktoring sözleşmesine istinaden, iki farklı icra takibi başlattığını, işbu takiplerin İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip ve yine aynı sözleşmeye istinaden İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi olduğunu, davacı tarafın farklı takip hukukuna tabi olan bu iki ayrı icra dosyası için huzurdaki tek itirazın iptal davasını açtığını, bu davaların birlikte değil ayrı açılması gerektiğini, birbirinden farklı iki icra takip yolunun mevcut olduğunu, iş bu davaların ayrılması gerektiğini, TBK.nın 583. maddesi gereği olarak kefaletin geçerli olması için kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğunu, ancak sözleşmedeki el yazısının müvekkiline ait olmadığını, alacaklının davacının yasal şartı yerine getirmeden müvekkiline karşı dava açtığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI:İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2025 tarihli█████████E. -████████ K.sayılı kararıyla; "...Dava konusu İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine konu alacakla ilgili alınan bilirkişi raporu, faktoring sözleşmesi, ihtarname, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre, faktoring sözleşmesi kapsamında dava dışı asıl borçlu şirkete yapılan 2.000.000 TL ön ödeme ve tahakkuk eden faiz ve ekleriyle birlikte asıl alacağın 2.303.788,60 TL olduğu, davalı ... ve ...'a ihtarnamenin █████/2013 tarihinde tebliğ edildiği 8 günlük ödeme süresi eklendiğinde temerrüt tarihinin █████/2013 tarihi olduğu, bu tarihten takip tarihi olan █████/2013 tarihine göre yapılan hesap sonucunda (2.303.788,60 TL asıl alacak x 111 gün x 13,75 faiz oranı / 36.500 = 96.333,08 TL olduğu) davacı tarafından takip talebinde hesaplanan miktardan daha az oranda 85.352,17 TL işlemiş faiz talep edildiği anlaşıldığından, davalılar ... ve ...'ın borçtan geçerli kefaletleri nedeniyle sorumlu oldukları, bu nedenle itirazlarının iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, davanın bu davalılar yönünden kabulüne, bu davalıların yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatının bu davalılardan tahsiline karar verilmiştir. █████/2022 tarihli ATK raporunda ve █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda faktoring sözleşmesindeki yazıların davalı ...'ya ait olmadığı anlaşıldığından, TBK'nın 583. maddesi hükmü gözönüne alınarak, davalı ... açısından kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı anlaşılmakla, bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibinde; davacı şirket tarafından davalı rehin veren şirket aleyhine ve asıl borçlu aleyhine rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı, davalı şirketin noterde düzenlenen taşıt rehin sözleşmesiyle 23 adet aracıyla ilgili rehin verdiği, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı şirketin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmakta haklı olduğu, icra takibine konu alacakla ilgili alınan bilirkişi raporu, faktoring sözleşmesi, rehin sözleşmeleri, ihtarname, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre, faktoring sözleşmesi kapsamında dava dışı asıl borçlu şirkete yapılan 2.000.000 TL ön ödeme ve tahakkuk eden faiz ve ekleriyle birlikte asıl alacağın 2.303.788,60 TL olduğu, 546,84 TL ihtarname masrafı talep edebileceği, ayrıca davalı şirkete ihtarnamenin █████/2013 tarihinde tebliğ edildiği 8 günlük ödeme süresi eklendiğinde temerrüt tarihinin █████/2013 tarihi olduğu, bu tarihten takip tarihi olan █████/2013 tarihine göre yapılan hesap sonucunda (2.303.788,60 TL asıl alacak x 12 gün x 13,50 faiz oranı / 36.500 = 10.225,03 TL olduğu) toplam 2.314.560,47 TL alacak için davalı şirketin itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, bu miktar alacak için davalı şirketin yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-a) İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibi ile ilgili Davanın Kısmen Kabulü ile; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 2.303.788,60 TL asıl alacak, 10.225,03 TL işlemiş faiz ve 546,84 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 2.314.560,47 TL alacak için davalı... A.Ş.nin yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %13,50 oranında faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,b) Alacağın % 20’ si olan 462.912,09 TL icra inkar tazminatının davalı ... A.Ş.’den tahsili ile davacıya verilmesine,2-a) İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibi ile ilgili Davalılar ... ve ... hakkındaki Davanın Kabulü ile; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasında 2.303.788,60 TL asıl alacak ve 85.352,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.389.140,77 TL alacak için davalılar ... ve ...’ın yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %13,50 oranında faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, b) Alacağın % 20’ si olan 477.828,15 TL icra inkar tazminatının davalılar ... ve ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine,c) Davalı ... hakkındaki davanın reddine..." karar verildiği görülmüştür.İSTİNAF İSTEMLERİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalı ... hakkında Mahkemece yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini,Mahkemece bu konuda █████/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile █████/2023 tarihli bilirkişi raporu alındığını, rapora itiraz etmeleri üzerine aynı heyetten bu kez █████/2024 tarihli ek rapor alındığını, ancak başka bir heyetten rapor alınması gerektiğini,Tüm davalıların kefalete ilişkin yazıları kendilerinin yazıp imzaladıklarını, hatta davalı ...'nın ... A.Ş.'nin yetkilisi olduğunu, yazılarda bir aykırılık bulunmadığını,Bilirkişi raporlarına itirazlarının halen geçerli olduğunu ve farklı bir bilirkişi heyetinden rapor alınması halinde gerçeğin ortaya çıkacağını,Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlattıkları icra takiplerinin aynı alacaktan kaynaklandığını, birinde yapılacak tahsilatın diğerinden mahsup edileceğini, buna rağmen mahkemece her iki icra takibi için ayrı ayrı harç alınmasına karar vermesinin Harçlar Kanununa, usul ekonomisine, başta harcın sorumluları olan davalılar olmak üzere tüm tarafların hukuki yararına aykırı olduğunu,İstinaf taleplerinin haklı bulunması halinde icranın geri bırakılması için yatırdıkları teminatın iadesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davanın Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden görülmesine karar verilmesi halinde, mahkeme hükmünün kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, istinaf başvurusunun haklı görülmesi halinde teminatın geri verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılardan ... vekili Av. ... ...'ın █████/2025 tarihli ve ... ve ... vekilleri Av. ... ile Av. ...'ın sunduğu █████/2025 tarihli istinaf dilekçelerinde; cevap dilekçelerindeki savunma ve beyanlarını tekrarla, Genel Kredi Sözleşmesindeki kefaletin geçersiz olduğunu, ilk derece mahkemesince ve bilirkişiler tarafından eksik inceleme yapıldığını,█████/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda ilgili yerlerin müvekkillerinin eli ürünü olmadığının açıkça ortaya koyulduğunu, ancak yerel mahkemece █████/2024 tarihli haksız ve hukuksuz bilirkişi raporuna göre karar verdiğini,Yerel mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu raporu ile kefalet sözleşmesinin TBK'nun 583. maddesine aykırı olduğunu, müvekkilleri yönünden geçersiz olduğunun ispatlandığını, Dosyada birbiri ile çelişkili raporlar olmasına rağmen, Mahkemece Yargıtay kararları doğrultusunda bu çelişki giderilmeden, en son alınan bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu,Davacı tarafından dosyaya sunulan Kredi Sözleşmesi ve ekleri incelendiğinde, eş rıza belgelerinin bulunmadığını, Mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmadığını, TBK'nın 584/1. maddesi uyarınca eş rızasının sözleşmeden önce veya en geç sözleşme tarihinde verilmesi gerektiğini, rızanın hangi sözleşme için ve ne miktarda verildiğinin somut ve tereddüte yer vermeyecek şekilde olması gerektiğini, Somut olayda eş rızası belgelerine bakıldığında, maktu formda hazırlandıkları ve yasanın aradığı şartları taşımadıklarının görüldüğünü, rızanın hangi tarihli hangi sözleşme için verildiğinin anlaşılamadığını,Mahkemece bu konuda bir görüş bildirilmediği, eş rızalarının geçersiz olduklarını,Geçerli bir eş rızası bulunmadığından, müvekkilleri hakkındaki itirazın iptali davasının reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,TBK'nın 583. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin yazılı yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın bulunması ve kefalet tarihinin belirtilmesi gerektiğini, kefilin kendi el yazısı ile yükümlülük altına girdiğini sözleşmeye yazması gerektiğini,Sözleşmenin "kefil kabul beyanı" başlıklı yazısının matbu nitelikte olduğunu, kefil olunan şirket ile müvekkillerinin adlarının sonradan yazıldığını, kefil olunan miktarın belirtilmediğini, Sözleşmenin genel hükümlerinde ... Şirketi'nin borç miktarının belirtilmiş olmasının kefalet sözleşmesini geçerli kılmayacağını,TBK'nın 583. maddesinde belirtilen sözleşmede azami kefalet miktarı, müteselsil kefil olduğuna dair yazılı kayıt ve 584. maddesinde belirtilen eş rızası zorunluluk şartları mevcut olmadığından, müvekkilleri açısından geçerli ve bağlayıcı olmadığını,Dosyaya sunulan eş rızası belgelerinin de geçerli olmadığını belirterek, öncelikle adli yardım taleplerinin kabulüne, devamında istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER: İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı .... A.Ş. ile dava dışı .... Şti aleyhine 2.303.788,60 TL asıl alacak, 20.450,07 TL işlemiş faiz, 546,84 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 2.324.785,51 TL alacak için taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla █████/2013 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının faktoring sözleşmesi ve ekleri ile █████/2012 tarihli fatura ve alacak bildirim formu olarak belirtildiği, icra takibine konu olarak 23 adet aracın rehin sözleşmesi gösterildiği, icra dosyasında davalı .... A.Ş. tarafından süresinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. İcra dosyasına sunulan fatura örneği incelendiğinde; .... Şirketi tarafından .... Şirketi'ne düzenlenen █████/2012 tarihli, ... sıra numaralı, araç kira bedeline ilişkin 2.273.053 TL bedelli fatura olduğu tespit edilmiştir.Beyoğlu... Noterliğinin 12 Aralık 2012 tarihli, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,..., ... Yevmiye numaralı Taşıt Aracı Rehin Sözleşmeleri incelendiğinde; rehin veren olarak davalı ... Şirketi'nin sahibi olduğu 23 adet araçla ilgili █████/2012 tarihli Faktoring Sözleşmesinde asıl borçlu olan .... Şirketi'nin bu sözleşmeden doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davacı ... A.Ş.'ne rehin olarak verdiği tespit edilmiştir. İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar ..., ... ve ... aleyhine 2.303788,60 TL asıl alacak, 85.352,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.389.140,77 TL alacak için █████/2013 tarihinde ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağı olarak █████/2012 tarihli sözleşme ve ekleri, Beyoğlu... Noterliğinin █████/2013 tarih, ... Yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ve eki hesap ekstresi, kefil kabul beyanları ve eş rıza belgelerinin gösterildiği, süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. █████/2012 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; davacı ... A.Ş. ile dava dışı .... Şti arasında faktoring sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede davalıların 2.500.000,00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil olarak yer aldıkları görülmüştür.Beyoğlu ... Noterliğinin █████/2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı ... A.Ş. tarafından hesabın kat edildiği, 2.303.788,60 TL alacağın 8 gün içinde ödenmesinin davalılardan talep edildiği görülmüştür. Davalı .... A.Ş.’nin ticaret sicil kaydı incelendiğinde; davalılardan ..., ... ve ...’ın şirketin ortakları oldukları tespit edilmiştir.Bakırköy 7. Asliye ticaret Mahkemesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı incelendiğinde; aralarında davalı .... A.Ş.'nin de bulunduğu bir kısım şirketler hakkında iflas erteleme davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda borca batık olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede Yargıtay denetiminden geçerek █████/2023 tarihinde kararın kesinleştiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince bilirkişiler Prof. Dr. ..., Dr. ... ve Prof. Dr. ...'ten alınan █████/2017 tarihli raporda; davacı şirketin dava dışı asıl borçlu .... Şti.'ye gnöderdiği ihtarnameyle hesabın kat edildiğini, davacı şirketin gönderdiği ihtarnamenin ekinde bulunan hesap özetinin alacak bakiyesinin 2.303.788,60 TL olduğunu, davacı şirketin rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip ve ilamsız icra takibi yaptığını, davalıların faktoring sözleşmesinin müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre her iki icra takip tarihi itibariyle dava dışı .... Şti 'den görünen alacak bakiyesinin 2.303.788,60 TL olduğunu ve takipte talep edilen alacak tutarı ile uyumlu olduğunu, ticari defter kayıtlarına göre alacağın dayanağının davacı şirketçe dava dışı şirkete █████/2012 tarihinde yapılmış görünen 2.000.000,00 TL tutarındaki ön ödeme ile tahakkuk eden faiz ve eklerinden oluştuğunu, yapılan faiz hesabına göre talep edilebilecek faiz oranın 85.352,17 TL olduğunu ve toplam alacağın 2.389.140,77 TL olduğunu belirtmişlerdir. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan █████/2017 tarihli ek rapor incelendiğinde; "…Bu anlatımlara göre ve yukarıda işaret olunan yönler sayın Mahkemece irdelenmek kaydıyla, suret belgelerde yapılan incelemeye göre ve Uzmanlığımız dışında kalan grafolojik tetkikat hususu ayrık tutulmak koşuluyla; TBK md. 583 ve 584 ahkâmı açısından kefaletin sıhhatini sakatlayan bir durumdan söz edilemeyeceği; davacının istem konusu yapabileceği rakamın Kök Rapor'da yer aldığı gibi üzere belirlenmiş bulunduğu, TTK md. 7 hükmünde yer alan karinenin nihai takdir makamının da -burada yer verilen hususlar da nazara alınmak üzere...- muhterem yargı mercii olması kaydıyla; takibe devam olunması yönünde sayın Mahkemece bu meblağ üzerinden karar oluşturulması durumunda icra İnkar tazminatı ve sair fer'ilere ilişkin takdirin de hakeza muhterem Mahkemeye ait bulunduğu mütalaa edilmiştir…" yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince alınan █████/2021 tarihli ATK raporunda; inceleme konusu belgedeki ... isminin ... eli ürünü olduğu, belgedeki diğer yazıların ... eli ürünü olmadığı, belgedeki ... yazısının ...'a ait olduğu, belgedeki diğer yazıların ... eli ürünü olmadığı, belgenin 13 nolu sayfasında müteselsil kefil bölümünde ikinci satırda "müteselsil" yeni "..." ve diğer yazıların ...'ın eli ürünü olmadığı, 4. satırındaki "müteselsil", "..." yazılarının ... eli ürünü olduğu, diğer yazıların ... eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan █████/2022 tarihli ATK raporunda; inceleme konusu Kefil Kabul beyanında, inceleme konusu belgede "..." yazının ...'nın eli ürünü olduğunu, inceleme konusu belgedeki diğer yazılar ile ...'nın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığını, inceleme konusu Faktoring Sözleşmesinin 13. sayfasında Müteselsil Kefiller bölümünde 1. satırındaki yazılar ile ...'nın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığını belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişiler Doç. Dr. ..., Dr. Öğr. Gör. Doç. ... ve ...'dan alınan █████/2023 tarihli raporlarında; tarafları ... A.Ş. ile ....Şti. müteselsil kefilleri ..., ...,.... A.Ş. ve ... olan, █████/2012 tarihinde düzenlenmiş, 2.500.000,00 TL kıymetinde, her sayfasında imzalar bulunan 13 sayfadan ibaret Faktoring Sözleşmesinin 13. sayfasında çerçeve içerisinin 1. satırında bulunan el yazılarının, mevcut mukayese el yazılarına atfen, ...'nın eli ürünü olmadığını, ... tarafından ... A.Ş.'ye hitaben yazılmış █████/2012 tarihli Kefil Kabul beyanı belgesindeki "..." isim yazısının, mevcut mukayese el yazılarına atfen, ...'nın eli ürünü olduğunu, diğer el yazılarının, mevcut mukayese el yazılarına atfen,...'nın eli ürünü olmadığını belirtmişlerdir. Bilirkişiler Doç. Dr. ..., Dr. Öğr. Gör. Doç. ... ve ... Mahkemeye sundukları █████/2024 tarihli ek raporlarında; Faktoring Sözleşmesinin 13. sayfasında çerçeve içerisinin 3. satırında bulunan el yazılarının, mevcut mukayese el yazılarına atfen, ..., ... ve ...”ın eli ürünü olmadığını, 13. sayfasında çerçeve içerisinin 2. satırında bulunan el yazılarının, mevcut mukayese el yazılarına atfen, ...'ın eli ürünü olduğunu, 13. sayfasında çerçeve içerisinin 4. satırında bulunan el yazılarının, mevcut mukayese el yazılarına atfen, ...”ın eli ürünü olduğunu belirtmişlerdir. İlk derece mahkemesince bilirkişiler Prof. Dr. ..., ... ve ...'den alına █████/2024 tarihli raporunda; inceleme konusunu oluşturan 13.11.2012 düzenleme tarihli, ...A.Ş. ile .... Şti. kaşeleri üzerine imzalanmış 2.500.000,00 TL bedelli Faktoring Sözleşmesinin 13. sayfası Müteselsil Kefiller başlıklı 4 satır ve sütunlu tablonun 2. satırında ... adına ve aynı sayfa 4. satırında ... adına yazılan yazı ve rakamlar ile; davalılar ... ile ...'a ait medarı tatbik-örnek rakam, tarih ve yazıların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyada mevcut mukayese belgelerine kıyasen benzer yapı ve görünümde rakam, tarih ve yazılar olmaları nedeniyle Faktoring Sözleşmesinin 13. sayfası Müteselsil Kefiller başlıklı tablonun 2. Satırında ... adına ve aynı sayfa 4. Satırında ... adına yazılan rakam, tarih ve yazıların ... ve ...'ın eli mahsulü olduğunu, diğer bir ifadeyle Faktoring Sözleşmesinin 13. sayfası müteselsil kefiler başlıklı tablonun 2.satırında ... adına ve aynı sayfa 4.satırında ... adına yazılan rakam, tarih ve yazıların davalılar ... ve ... tarafından yazıldığını belirtmişlerdir. G E R E K Ç E :Dava; İİK.'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.Mahkemece davalılardan ... hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın kabulüne, davalı ... A.Ş. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, █████/2012 tarihli kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına uygun yapılıp yapılmadığı ve davalıları kefalet borcu altına sokup sokmadığına ilişkindir.TBK’nın 583/1. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Davacı vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporları ile sözleşmede yer alan yazıların davalılardan ...’nın eli ürünü olmadığına dair görüş bildirildiği, raporların denetime uygun ve yeterli olduğu, bu durumda TBK’nın 583/1. maddesi uyarınca yasal şekle uygun bir kefalet sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi yerindedir.Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan Faktoring Sözleşmesi uyarınca temerrüdün gerçekleştiği tarihten itibaren alacağa faiz işletilmesi gerektiği, ihtarnamede verilen 8 günlük süre için de işleyen faizin talep edilebileceğini belirterek, İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında faizin eksik hesaplandığına dair istinaf talebinde bulunulmuşsa da, TTK’nın 7.maddesinde; iki veya daha fazla kişi içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısı ile diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse kanunda veya sözleşmede aksi ön görülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Ancak kefil ve kefillere taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihtar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. İcra takibine itiraz eden davalı .... A.Ş., Faktoring Sözleşmesi’nin tarafı olmayıp, dava dışı .... Şti.’nin borcuna teminat amacıyla davacı ile rehin sözleşmeleri yaptığından, bu borçlu için ihtarnamede borçluya verilen 8 günlük süre sonunda temerrügerçekleşmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin faize ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.Davacı vekilinin mahkemece davalılardan alınmasına hükmedilen harca ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede ise; Mahkemece eksik kalan harcın davalılar ..., ... ve ... A.Ş.’den tahsiline karar verildiği, davacının aleyhine hükmedilen bir harç bulunmadığı, bu nedenle davacı vekilinin fazla harç alındığına ilişkin istinaf talebinde bulunmakta hukuki yararı olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede ise; ilk derece mahkemesince davalılar ... ve ...’ın yazılarıyla ilgili alınan █████/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda sözleşmenin 13. sayfasındaki yazıların bir kısmının davalılara ait olmadığına dair görüş bildirildiği, Mahkemece üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli ek raporda ise yazıların davalılar ... ve ...’a ait olduklarına dair görüş bildirildiği, Mahkemece her iki rapor arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde bu kez başka bir üç kişilik bilirkişi heyetinden █████/2024 tarihli bilirkişi raporu alındığı ve bu raporda da sözleşmenin 13. sayfasındaki kefalete ilişkin yazıların davalılar ... ve ...’ın eli ürünü olduklarına dair görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Bu durumda, Mahkemece, uzmanlık gerektiren yazı incelemesi için konusunda uzman bilirkişilerden oluşan iki ayrı heyetçe hazırlanan ve denetime uygun olan raporlara itibar edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Yine sözleşme ekinde dosyaya sunulan eş muvafakat belgeleri incelendiğinde de, muvafakat edilen borcun miktarının açıkça yazılı olduğu, belgelerin üzerlerindeki tarihin █████/2012 olup, █████/2012 tarihli kefalet sözleşmesinden bir gün önce hazırlandıkları, imzalara ilişkin bir itirazın da bulunmadığı, bu nedenle TBK’nın 584. maddesine uygun oldukları tespit edilmekle, davalılar ... ve ...’ın kefalet sözleşmesinden sorumlu olduklarının kabulü yerindedir.Tüm bu nedenlerle, davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf taleplerinin de reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,3-Davacı yandan alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davalı ... ve ...'dan alınması gereken 163.202,21 TL nispi harçtan peşin alınan 40.800,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 122.401,61 TL eksik harcın bu davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,6-İstinaf yargılama giderleri olarak; yalnız davacı avansından kullanıldığı anlaşılan 520,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 260,00 TL'sinin davalılar ... ve ...'dan alınarak, davacıya verilmesine, fazla kısmın üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.