Danıştay, Van Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanının mühendis kadrosuna atanması işlemini idarenin takdir yetkisi ve diğer hukuki gerekçelerle uygun görerek temyiz istemini reddetti.
Özet: Daire başkanlığı görevinden alınarak mühendis olarak atanan davacının işlemi iptal ettirme talebini reddeden alt mahkeme kararlarını inceleyen Danıştay, belediye daire başkanlarının ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca üst kademe yönetici kapsamında olmadığını belirterek, idarenin üst düzey yönetici atama ve görevden alma konusunda geniş takdir yetkisine sahip olduğu yönündeki gerekçeyi hukuken hatalı bulmuş; ancak kararın diğer gerekçeleri hukuka uygun olduğu için temyiz istemini reddederek alt mahkeme kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı (35456-56548-56194) UETSVEKİLİ : Av....İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinde "... Dairesi Başkanı" olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınarak "mühendis" olarak atanmasına ilişkin Van Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığının ... günlü, ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : .... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; daire başkanlığı kadrosunun da üst düzey kadro olduğunun kabulüyle, üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları; ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun'da atama yapma ve görevden alma konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabulü, bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönü bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, daire başkanlığı görevini yürüten davacının, bu görevinden alınması ve kazanılmış derece ve kademe hakkı korunmak suretiyle davalı belediye bünyesinde mühendis olarak atanmasına ilişkin tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemin subjektif nitelikte olduğu, bir hafta içinde toplam 30 kişiye yakın daire başkanının görevden el çektirildiği, takdir yetkisinin kamu yararına ve hukuka aykırı olarak kullanıldığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Öte yandan, █████/2018 günlü, 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3 Nolu Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ekinde yer alan cetvellerde (dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle), belediye daire başkanlıklarının üst kademe yönetici olarak belirlenmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, idarenin ''üst düzey yönetici atama ve görevden alma konusunda geniş bir takdir yetkisine sahip olduğu'' değerlendirmesine yer verilen kararın bu gerekçesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de; kararın diğer gerekçeleri hukuka uygun olduğundan; bu husus temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda yer verilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü ile idarelere personelini atama konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.Atama işlemi, kamu hizmetinin rasyonel ve verimli bir biçimde görülmesi için tesis edilmesi gereken bir tasarruf olduğundan, bunun, hizmetin en iyi şekilde yerine getirilmesi ve kamu görevlisinin en yararlı olabileceği yer ve görevde çalıştırılması maksatlarıyla yapılması, nihayet kamu yararının sağlanması amacına dayalı bulunması gerekmektedir.Dosyanın incelenmesinden; davacının, Antalya'da, ... ve ... Köylerinde █████/1984 tarihinden █████/2003 tarihine kadar imam olarak görev yaptığı, █████/2003 tarihinden █████/2008 tarihine kadar Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Van İl Müdürlüğünde memur ve mühendis olarak görev yaptığı, █████/2008 tarihinden █████/2018 tarihine kadar ... Bölge Müdürlüğünde mühendis olarak görev yaptığı, █████/2018 tarihinden █████/2019 tarihine kadar Van Büyükşehir Belediye Başkanlığında mühendis olarak görev yaptığı, █████/2020 tarihinden itibaren Van Büyükşehir Belediye Başkanlığında ... Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken █████/2024 günlü dava konusu işlemle daire başkanlığı görevinden alınarak mühendis olarak atanması üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Somut uyuşmazlıkta; davacının, geçmiş hizmetleri değerlendirildiğinde, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı ve bu görev için yeterli donanıma sahip olduğu görülmekte olup; daire başkanlığından alınarak mühendis olarak atanmasını gerektirecek şekilde hizmeti aksattığı veya başarısız olduğu ya da görevde kalmasında hizmetin yürütülmesi açısından sakınca olduğu yönünde hukuken geçerli somut bilgi ve belgeye dayanılmaksızın, sadece takdir yetkisine bağlı olarak işlem tesis edildiğinin anlaşılması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı şekilde kullanılan takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, kararın onanmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.