İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi tarafından, ticari satımdan kaynaklanan alacak davasında promosyon ürünlerinin eksik teslimi iddiasıyla ilk derece mahkemesince verilen red kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacının, bir bayilik sözleşmesi kapsamında davalı distribütör ve bayi tarafından taahhüt edilen ancak eksik teslim edildiğini iddia ettiği bedelsiz promosyon ürünlerine ilişkin alacak talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, davalı bayinin kendi kayıtlarına göre davacıya ürün teslimatı yaptığını, davacının kendi ticari defterlerinde herhangi bir alacağının bulunmadığını ve irsaliyeli faturalardaki imzaların inkarını ispatlayamadığını gerekçe göstererek davayı reddetmiş olup, bu ret kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2023NUMARASI: ████████ Esas - ███████ KararDAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının cafe işlettiğini, davalı ...A.Ş'nin yurt çapında dağıtımını üstlendiğini, su ve bir kısım marka ..... içecekler diğer davalı ... ...Şti tarafından.....Bayisi olarak..... da pazarlandığını, davacının sözleşme süresi içerisinde tüm ödemelerini peşin olarak kredi kartı ile yaptığını ve sözleşmede kesindisine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşmenin özel hükümler bölümünde belirtilen şartlarda davalı şirket diğer davalı bayi aracılığı ile promosyon amacıyla %100 iskontolu ürün vermeyi taahüt ettiğini, yani davacının sattığı belli miktar ürün karşılığında ücretsiz hibe olarak belli sayıda ürün vereceklerini ancak ürünlerin eksik verildiğini, bunun sonucunda davacının yaklaşık 13.000,00- 14.000,00 TL turarında zararı söz konusu olduğunu, gerçek dışı belgelerle davalı ... tarafından sorumluluğu bulunduğu yadsınamayacağını, bu nedenle defter ve evraklarda yapılacak incelemeler ve bilirkişi tarafından tespit edilecek ve teslim edilmesi gereken hibe ürünler ile 512 kolu ürününün aynen olmadığı takdirde şimdilik 8.000 TL nin teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsili, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı ........Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinin 2.fıkrasına göre talep konusunun açıkça belirli olması halinde kısmi dava açılamayacağını belirttiğini, davacının kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacının ticari defterleri ve kayıtları üzerinde yapacağı inceleme ile iddia ettiği alacak miktarının net olarak tespit etme imkanına sahip olduğunu, talep konusunun belirlenebilir olmasına rağmen davacının hem kısmi dava hem de terditli dava açmasının hukuka aykırı olduğunu bu nedenle usulden ve esastan davanın reddine karar verilmesini, aksi halde 512 koli ürünün davacıya verilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, promosyon ürünlerin davacıya teslim edildiğini, irsaliyeli faturaların tamamında davacının kaşesinin bulunduğunu, davacının kaşeye ve imzaya bir itirazda bulunmadığını ve davanın esastan reddini talep ve iddia etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirketin ortağı olduğu ... .......Şti arasında imzalanan ve ... A.Ş'nin onayladığı bayilik sözleşmesi gereğince hibe ürünlerin tamamını davalı ...'ya teslim ettiklerini, davacının talebini ancak ...'dan yapabileceğini, kendileri yönünden davanın husumet nedeniyle reddini talep ve iddia etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı ...'nın ortağı olduğu davalı ... .......Şti arasında █████/2010 başlangıç, █████/2012 bitim tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, imzalanan bu sözleşmenin ... A.Ş. Tarafından onaylandığı, sözleşmeye göre; "her 100 koli kutu 250&330 ml Owb 250 ml ve ... 1/1 ürünü alımı karşılığında 28 koli ... kutu 330 ml ürün bedelsiz olarak verileceği; her 50 adet ..... pet 500 ml ve ...ürün alımı karşılığında 50 koli ... pet 500 ml ambalajlı ürün bedelsiz olarak verileceği; sözleşme süresi boyunca işletmecinin ... A.Ş.'den satın alacağı her 12'li kolilerin 2 kolisinin 1 koli olarak hesaplanacağı" hususlarının kararlaştırdığı; davalı ...'nın ticari defter ve belgelerinin incelenmesine göre diğer davalı ...'ya 833 koli ürün teslim edildiği, teslim edilen ürün değerinin 24.083,23-TL olduğu; yine iddiada bulunan davacı defterlerine göre davalılardan herhangi bir alacağının bulunmadığı, davacının irsaliyeli faturalardaki imzaların yetkilisine ait olmadığı iddiasını ispat edemediği, zira hem şirket yetkilisinin isticvapla alınan beyanında net olarak imzaları inkar edemediği, hem de davacının belge asıllarını sunmadığı anlaşılmakla, davasını ispatlayamadığından, davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ürünler teslim edilirken asıllarının teslim eden davalı ... ... .... Şti de kaldığını, suretlerinin davacı tarafa bırakıldığını, bu hususa dair belgelerin de dosyaya sunulduğunu, belge asıllarının davalı ... ... .... Şti tarafından sunulması gerektiğini, imza inceleme uzmanının █████/2018 tarihli raporunda da; "hibe konusu faturaların fotokopi belge olduğu, fotokopi belgelerdeki kaşeler üzerindeki imzaların davacı yetkilisi ...'in imzalarına benzemediği" hususunun tespit edildiğini, asıl incelenmesi gereken konunun bedelsiz teslim edildiği şeklinde söylenen ürünlerin sanki davacıya teslim edilmiş gibi sahte imzalarla davalı şirket elemanları uhdelerinde bulundurmaları olduğunu, bu belge asıllarının davalı ... ... .... Şti den istenilerek imzaların karşılaştırılması gerektiğini, ancak davacı tarafından davanın ispatlanamadığı gibi bir gerekçeyle davanın ret edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Hükmün taraf vekillerince istinafı üzerine dosya Dairemize gönderilmiş ise de; Davanın ilk olarak açıldığı İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2013 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar Sayılı mahkemenin yetkisizliğine ilişkin kararının temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████/2015 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile onama kararı ile kesinleşmesi üzerine ilk derece mahkemesince dosya İstanbul Anadolu hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmiş, dosya İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esasına kaydedilerek yargılama yürütülmüş ve nihai karar verilmiştir.6100 sayılı HMK geçici 3. Maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki 427 ile 454. madde hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği belirtilmektedir. Somut uyuşmazlıkta, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████/2015 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı onama kararına uymak suretiyle devam eden yargılama sonucu karar verildiği anlaşılmakla hüküm temyize tabi olduğundan dosyanın temyiz işlemleri ikmal edilmek üzere İlk derece Mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı)HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 6100 sayılı HMK geçici 3. maddesi değişik 2. Fıkrası gereği hüküm temyiz kanun yoluna tabi olduğundan dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere MAHALLİNE İADESİNE,İstinaf yoluna başvuran davacı vekili tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan yapılan ön inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. █████/2026