Metal ürünleri satışından doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, e-faturaların geçerliliği ve ticari defterlerin delil niteliğinin değerlendirilmesi.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı şirket, davalıya ticari satışlardan kaynaklanan, yasal süresinde itiraz edilmeyen ve e-fatura sistemiyle kayıt altına alınan iki fatura bedelinin (toplamda 1.234.658,30 TL) ödenmediğini iddia ederek icra takibi başlatmış, ancak davalının itirazıyla duran takibin devamı ile icra inkar tazminatı talep etmiştir; davalı ise satılan ürünlere ilişkin borcunun bulunmadığını, Türk Parasını Koruma Kanununa aykırı olarak USD cinsinden düzenlenen faturaların ve fiyat farkı faturasının hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini istemiş, mahkeme ise delillerin değerlendirilmesinde ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin hükümleri göz önünde bulundurmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Metal ürünleri tedarik sektöründe faaliyet gösteren müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında 561.208,32 TL bedelli ürün satışına ilişkin 28.05.2025 tarihli ve ---------- numaralı e-faturanın düzenlendiğini, ayrıca 673.449,98 TL bedelli ürün satışına ilişkin 28.05.2025 tarihli ve ---------- numaralı e-faturanın oluşturulduğunu, söz konusu faturaların e-fatura sistemi üzerinden yasal olarak kayıt altına alındığını, mal teslimi yapılmasına rağmen ödeme gerçekleşmediğini, faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, alacağın tahsili amacıyla--------- İcra Dairesi nezdinde ---------- E. numaralı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 11.09.2025 tarihinde borca, faize ve takibe haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, faturaların ticari ilişki ve teslimata dayalı olduğunu, e-fatura sistemindeki onaylı belgelerin yazılı delil niteliği taşıdığını, davalının itirazının kötüniyetli olduğunu, TTK m. 5/A gereğince zorunlu arabuluculuk sürecine 12.09.2025 tarihinde başvurulduğunu, 19.09.2025 tarihli arabuluculuk son tutanağı ile anlaşma sağlanamadığının tespit edildiğini, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamının gerektiğini, alacağın likit olması sebebiyle İİK 67/2 maddesi uyarınca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkile satılan ürünlerin bedelinin ödenmediği iddiasıyla dava açtığını, açılan davanın haksız olduğunu, müvekkilin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, faturaların USD üzerinden kesilmesinin mümkün olmadığını, tarafların Türk vatandaşı olduğunu, ticari ilişkinin TL üzerinden yürütüldüğünü, USD üzerinden fatura kesilmesi konusunda bir anlaşma bulunmadığını, bu durumun Türk Parasını Koruma Kanunu'na aykırılık teşkil ettiğini, fiyat farkı faturası kesilmesine dair de bir mutabakatın olmadığını, davacının 14.400,000 USD oranında fiyat farkı faturası kesmesinin hukuka aykırı olduğunu, ek beyanda bulunma haklarının saklı tutulduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davacının yüzde 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini ve mahkeme masraflarının davacı üzerinde bırakılmasını 23.05.2024 tarihi itibarıyla talep etmiştir.
DELİLLER--------- İcra Dairesi'nin---------- Esas sayılı dosyası, taraflara ait BA BS formları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan-------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.
Somut olayda; davacı şirketin davalı şirkete dava konusu 28.05.2025 tarih 561.208,32 TL bedelli fatura ile 28.05.2025 tarih 673.449,98 TL bedelli 2 adet fatura ile muhtelif zamanlarda mal satışı yaptığı, ancak mal teslimine karşılık davacı şirkete ödeme yapılmadığından davalı şirket aleyhine ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, █████/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değişiklik mahkememizce kurulan 02.02.2026 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağa dayanak 2 adet faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve takibe konu faturalara ilişkin 1.234.658,30 TL alacağının bulunduğu, davalı tarafın HMK'nın 222. Maddesi gereği yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması nedeniyle faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü gerekeceği, bu haliyle davacının 1.234.658,30 TL lik asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu, buna mukabil TBK'nın 117. Maddesine göre "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" kuralı gereği davacı tarafça icra takibinden evvel davalı tarafın temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı borçlunun --------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyası icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 1.234.658,30 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
-Alacağın likit olmasın nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile 1.234.658,30 TL asıl alacağın %20 oranında olan 246.931,66 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 84.339,50 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 16.499,67 TL peşin harcın mahsubuyla 67.839,83 TL harcın davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, ,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 16.499,67 TL peşin harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 9.605,00 TL nin kabul red oranına göre 8.680,52 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 190.852,16 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 4.157,25 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 442,75 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!