Kadastro öncesi tapu iptali ve tescil davasında, zilyetlik haricindeki tapu ve vergi kayıtlarının yetersiz incelenmesi, hakimin davayı aydınlatma ödevi ve detaylı keşif zorunluluğu nedeniyle bozma kararı.
Özet: Tapu iptali ve tescil davasında, hazine adına tescilli hali arazi için davacıların zilyetlik yanı sıra dayandığı hisseli 22 adet tapu kaydının tedaviüllerinin ve kadastro revizyonu görüp görmediğinin yeterince araştırılmaması, bu kayıtların zemine uygulanarak kapsamının belirlenmemesi nedeniyle, davacı beyanına göre dayanak tapunun tüm tedaviüllerinin ve varsa haritalarının getirtilerek, kadastro revizyonu sorgulanarak ve yeniden mahallinde yapılacak keşif ile kaydın zemine usulünce uygulanarak ihtilafın çözüme kavuşturulması amacıyla ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemiyle temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddine karar verilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, Hakkari ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 36... parsel sayılı 69.499, 90... yüz ölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ileride tarım arazisine dönüşebileceği belirtilerek hali arazi vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar vekili; dava konusu 1 36... parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne davacıların zilyet olduğunu, kadastro çalışmaları sonucunda hatalı olarak hali arazi vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydı, vergi kaydı, satın alma,miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; davacıların dava konusu taşınmazı zilyetlikle iktisap ettiğine ilişkin belge sunamadığı, jeodezi bilirkişisinin 19 88... tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu dosyaya sunulan raporunda dava konusu taşınmazın ekili-dikili olmadığının, taşınmaz sınırlarının oluşmadığının bildirildiği, sınırları sabit olmayan taşınmazın TMK'nın 713 hükmü uyarınca senetsiz ve belgesiz olarak kazanılmasının mümkün olmadığı, nizasız ve fasılasız ekonomik amaç elde etmek amacıyla taşınmazın zilyetlik ile ellerinde bulundurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Ne var ki; yapılan araştırma ve uygulamanın hükme yeterli olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir.
Şöyle ki; davacı taraf, dava dilekçesinde hem tapu kaydı ile vergi kaydına hem de zilyetliğe dayandığı halde Mahkemece sadece zilyetlik yönünden araştırma yapılıp karar verilmiştir. Zilyetlik ile birleşmeyen vergi kaydına değer verilemeyeceğinden Mahkemenin, vergi kaydı ve zilyetlik hukuki nedenine dayalı olarak verdiği ret kararı isabetli olsa da davacı tarafından hisseli 22 adet tapu kaydına dayanıldığı halde, Mahkemece bu tapu kayıtları tüm tedavülleri ile getirilmemiş, kadastroda revizyon görüp görmediği araştırılmamış, tapu kayıtları yöntemince uygulanıp dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiştir.
Hâl böyle olunca; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi kapsamında hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacı tarafa 22 adet tapu kaydından hangisine dayanıldığına ilişkin açıklamada bulunması istenilmeli ve bu beyana göre davacının dayandığı tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavüllerini gösterir şekilde ayrıntılı kayıtlar (eksiksiz ve tedavülleri birbiriyle bağlantılı olacak ve bilgisayar ya da daktilo ile yazılı şekilde) ile varsa kroki ve haritaları getirtilerek tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, varsa revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları ve komşu parsellerin tutanaklarının örnekleri ve varsa dayanakları getirtilmeli; sonrasında mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; keşifte, davacının dayandığı tapu kaydı ve haritası yöntemince uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmelidir. Tapu kaydının krokisinin zemine uygun olmaması ve uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde tapu kayıtlarının sınırlarına itibar edilmeli, bu amaçla dayanak tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanakları kayıt ve belgelerinin dava konusu yeri ne şekilde sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli, kayıtta yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için davacıya tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir.
Tapu kaydının revizyon gördüğü parseller varsa, bunlardan hükmen kesinleşenlerin dava dosyalarındaki kayıt uygulaması, tapu kaydına kapsam tayin edilirken göz önünde bulundurulmalıdır.
Fen bilirkişisinden uygulanan tapu kaydının haritası ve ölçeğini kadastro paftasının ölçeği ile eşitleyerek zemine uygulanmak suretiyle kaydın kapsamını belirlemesi, komşu parsel tutanak ve dayanaklarına göre çekişmeli taşınmaz yönünü ne okuduklarını gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlemesi istenmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilip yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerinde görüldüğünden kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!