Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari e-fatura borcundan kaynaklanan itirazın iptali davasında bilirkişi raporuyla çözümlenen hukuki uyuşmazlık.
Özet: Ticari ilişkiden kaynaklanan e-fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında; davacı, borcun ödenmemesi ve davalının haksız itirazı nedeniyle takibin devamını ve inkar tazminatını talep ederken, davalı ise dava konusu faturalara ilişkin herhangi bir mal veya hizmet alımı olmadığını, faturaların gerçeği yansıtmadığını ve borcun mevcut olmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini istemiş olup, mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında fatura içeriği mal ve hizmetler nedeni ile yapılmış bir sözleşmenin dava dosyasında mevcut olmadığı tespit edilmiştir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen e-faturalara konu borcun davalı tarafından ödenmemesi üzerine ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı sonucu icra takibinin durduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olup alacağın da likit olduğunu, dava açılmadan önce ... başvurusunda bulunulduğunu, ancak sürecin olumsuz sonuçlandığını ileri sürerek, davanın kabulü ile ... Esas sayılı dosyasına yapılan borca itirazın iptali ile takibin 210.796,33 TL üzerinden ticari (avans) faizi ile devamına, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olması ve alacağın likit olması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin inşaat, konut, alt ve üst yapı alanlarında faaliyet gösteren, bu alanda oldukça önemli bir konum ve tanınırlığa sahip bir kuruluş olduğunu, ... ve ... Grup arasında dava konusu faturalardan kaynaklanan hiçbir hizmet/malzeme alımı bulunmadığını, söz konusu faturaların hiçbir zaman... tarafından kabul edilmediğini, ... tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde ... Esas sayılı dosyasıyla haksız olarak icra takibi başlatıldığını, ... tarafından 05.08.2024 tarihinde icra takibine itiraz edildiğini ve haksız takibin durdurulduğunu, ...'ın dava konusu fatura kapsamında ... Gruba herhangi bir borcunun bulunmadığını, ... Grubun dava konusu faturaya konu iş ve hizmeti gerçekleştirilmediğini, ...Grubun iddialarının aksine, icra takibine dayanak faturanın gerçekleri yansıtmadığını, söz konusu faturaya konu iş yapılmadığından, ...'ın cari hesaplarında bu yönde bir alacak olmadığını, ... Grubun var olmayan ve likit olmayan hayali bir alacak için, tamamen haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlattığını, ... Grubun mesnetsiz iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen e-faturalara konu borcun davalı tarafından ödenmemesi üzerine davacı tarafça davalı aleyhine ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 30.05.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, ancak düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olup Mahkememizce hükme esas almaya medar olduğunun takdir edilmesi ile dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından fatura alacaklarına dayalı olarak davalı şirket aleyhine ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde, toplam 210.796,33 TL asıl alacak ile 90.728,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 301.525,11 TL alacağın takip talebindeki koşullarla tahsilinin talep edildiği, borçlu tarafından vekili aracığıyla takibe itirazda bulunulduğu, verilen itiraz dilekçesinde ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğu görülmüş olup, yargılama sırasında Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda özetle; "Taraflar arasında, davaya konu fatura içeriği mal ve hizmetler nedeni ile yapılmış bir sözleşmenin dava dosyasında mevcut olmadığı, dava dosyasına davacı ve davalı vergi daireleri tarafından sunulan BA ve BS formlarında her iki taraf verilerinin uyumlu olduğu, ancak davacının 2024/Temmuz dönemi 8.400,00 TL (KDV dahil) tutarlı faturasının her iki taraf BA-BS formunda yer almadığı, Faturanın e fatura olduğu, 523 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar uyarınca, Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgeler, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmediği, ancak ... bünyesinde otomatik olarak oluşturulduğu, bunun dışında uyumlu olduğu, 2024/Temmuz döneminin tarafların vergi dairelerinden tekrar istenmesi gerekeceği, 25 Eylül 2024 Tarihli ve 32673 Sayılı Resmî Gazete’de “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (...)” yayımlanmış olup; bu Tebliğ ile Eylül 2024 dönemi bildirimlerinden başlamak üzere Form BA ve Form BS bildirimlerinin verilmesi uygulamasına son verildiği, davacı kayıtlarının Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na uygun olarak 2022-2023 ve 2024 yılı E Defter olarak tutulduğu, defter beratlarını yasal süresinde alındığı, davacı defterlerinde davalı için 120 ...Alıcılar hesaplarının kullanıldığı, 2022 sonunda 236.151,50-TL, 2023 sonunda 210.096,60-TL, 2024 yılı 27.07.2024 itibari ile 210.796,68-TL borç bakiyesi verdiği, yani davalıdan takip tarihi itibari ile 210.796,68-TL alacaklı olduğu, davaya konu olan faturanın davacının defter kayıtlarında yer aldığı, davalı kayıtlarının Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na uygun olarak 2022-2023 ve 2024 yılı E Defter olarak tutulduğu, defter beratlarını yasal süresinde alındığı, davalı defterlerinde davacı için ... Satıcılar hesaplarının kullanıldığı, 2022 sonunda 236.151,75-TL, 2023 sonunda, 210.096,85-TL, 2024 yılı 27.07.2024 itibari ile 210.796,93-TL alacak bakiyesi verdiği, yani davacıya takip tarihi itibari ile 210.796,93-TL borçlu olduğu, davaya konu olan faturanın davalının defter kayıtlarında yer aldığı, davacı ve davalı defterlerinin; Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na uygun olarak tutulduğu, defter tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı ve defter beratlarının yasal süresinde gönderildiği, bu nedenle sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdığı, davacı ve davalı arasında yapılan iş ile ilgili sözleşme mevcut olmadığı, davacının düzenlediği ve davaya konu faturaların davacı ve davalı defter kayıtlarında yer aldığı, davalının, davacı tarafından düzenlenen faturalara Türk Ticaret Kanunu’na göre yasal sürede itiraz ettiğine dair dosyada bir belge sunulmadığı, davacı ve davalı vergi dairelerinden, dava dosyasına sunulan taraflara ait BA ve BS formlarının (███████ dönemi hariç) bire bir uyumlu olduğu, davaya konu olan faturaların hem davacı BS, hem de davalının BA formlarında da yer aldığı, davacı ve davalı cari hesaplarının ve bakiyelerin uyumlu olduğu, davacının davalıdan 210.796,33-TL alacaklı olduğu, davacının talep ettiği alacak tutarının, talep tarihi itibari ile 210.796,33-TL olduğu ve talebi ile uyumlu olduğu, dava, faturalardan kaynaklı cari hesap bakiyesinin tahsili talebiyle başlatılan ilamsız takibe yapılan itirazın iptali talebi olduğu, takip dayanağı faturaların ... seri nolu iş makinesi için bakım, işçilik ve malzemeler ile makine bıçak sis. sökülmesi işleri açıklamalarıyla düzenlendikleri, davalının akdi ilişkinin varlığını ve hizmetin verildiğini inkar ettiği, ancak faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olup BA/BS formlarıyla da uyumlu olduğu, davalı akdi ilişkiyi inkar ettiği için davacının hizmeti verdiğini ispatlar delil sunması gerektiği kabul edildiği takdirde, dosyada davacı tarafından sunulmuş bu nevi delil tespit edilemediği için dosyanın mevcut haline göre davacının davalıdan alacak talep edemeyeceği, ancak Mahkemece davalının faturaları defterine kaydetmiş, BA/BS bildirimlerini yapmış olması ve önceki faturaların bedellerini de “cari ödemesi” gibi açıklamalarla yapmış olması karşısında, davacının faturalara konu alacakları talep edebileceği kabul edildiği takdirde davacının takip konusu yaptığı faturalardan kalan bakiye 210.796,33-TL alacak için itirazın iptali isteğinde bulunabileceği, takipten önce TBK’nun 117.maddesine göre temerrüt tespit edilemediği ve kesin vade de tespit edilemediği için takipten önceki dönem için işlemiş faiz hesabı yapılamadığı" hususlarının tespit edildiği, bilirkişilerce taraflara ait ticari defterler ile mali kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda, takip konusu faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olup BA/BS formlarıyla da uyumlu olduğunun açıkça belirlenmiş olması karşısında, davalının takibe yaptığı itiraz ve davaya yaptığı savunmaların yerinde görülmediği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ile davalının takibe konu faturalar bedeli toplamı olan asıl alacak tutarı kadar davacıya borçlu olduğunun kendi ticari defter kayıtları ile de sabit olduğunun anlaşılmasına göre, davacının asıl alacak tutarı üzerinden açtığı işbu itirazın iptaline ilişkin davasının kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE; davalının ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın takibe konu fatura tutarları olan 104.573,96 TL, 83.187,17 TL, 14.635,20 TL ve 8.400,00 TL olmak üzere toplam; 210.796,33-TL Asıl Alacak tutarı üzerinden İPTALİ ile, takibin bu miktar üzerinden ve takip talebindeki koşullarla DEVAMINA,
2-Takip öncesi işlemiş faiz tutarları davaya konu edilmemiş olduğundan, bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Takip konusu alacakların faturalardan kaynaklanması nedeniyle likit nitelikte bulunduğundan hüküm altına alınan 210.796,33-TL'nin %20'si olan 42.159,26-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
4-Hüküm altına alınan 210.796,33-TL üzerinden hesaplanan 14.399,49-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 2.092,25-TL harcın mahsubu sonucu kalan 12.307,24‬-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 2.092,25-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.580,65-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafça tüm yargılama sürecinde yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 11.000,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 70‬,00-TL ve dosya kapak masrafı 25,00-TL olmak üzere toplam 11.095‬,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, AAÜT hükümleri uyarınca hüküm altına alınan dava değeri de göz önüne alınarak belirlenen 33.727,41-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!