Mera niteliğindeki taşınmazın tapu iptali ve tescil davasında, kadastro sonrası kesinleşme ve hak düşürücü süre değerlendirmesinde eksik inceleme nedeniyle bozma kararı.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin hak düşürücü süre nedeniyle davayı reddetmesi üzerine, temyiz incelemesi sonucunda, taşınmazla ilgili daha önceki dava süreçlerinin akıbeti, kesinleşme tarihleri ve bu bilgiler ışığında hak düşürücü sürenin gerçekten geçip geçmediği ile kadastro mahkemesinde derdest bir dava bulunup bulunmadığı gibi hayati hususların yeterince araştırılmadan hüküm kurulduğu tespit edilerek, eksik inceleme gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Kadastro sonucunda; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 4 parsel sayılı taşınmaz 1961 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda mera orta malı olarak özel siciline kaydedilmiş; 2020 yılında 3402 sayılı Yasa'nın 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sonucunda 20 25... parsel numarasını almış, 2022 yılında Mera Tespit Komisyonunca özel sicilinde Mera olarak tespit ve tahdidi yapılmıştır.Davacılar, 30.05.2022 tarihli dava dilekçesiyle; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.Mahkemece, 1961 yılında yapılan kadastro sonucunda tespitin kesinleştiği ve hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.Dosya içeriğinden; dava konusu eski 4 parsel sayılı taşınmaz dosyaya getirtilen tutanaklara göre davalı olarak göründüğü halde Mahkemece dava dosyasının akıbeti, sonuçlanıp sonuçlanmadığının araştırılmadığı, verilen kararların kesinleşmiş olması halinde davanın kesinleşmesine ilişkin evrakların dosya arasına alınmadığı, kesinleşme tarihleri ile eldeki davanın açıldığı 30.05.2022 tarihi arasında hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı, eldeki davanın açıldığı tarihte Kadastro Mahkemesinde görülen davaların derdest olması halinde eldeki davanın genel mahkemelerde görülmesinin mümkün olamayacağı tartışılmadan karar verildiği görülmektedir.Hal böyle olunca; değinilen tüm hususlar değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.