İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ticari depolama hizmetinden kaynaklanan ardiye ücreti alacağına ilişkin itirazın iptali davasının istinaf incelemesini sürdürüyor.
Özet: Davacı şirket, davalının gümrüğe getirdiği ancak yurt dışına çıkışı gerçekleşmeyen malları için kendi talebiyle depolama hizmeti verdiğini ve buna ilişkin 62.304,00 TL ardiye ücreti alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalı ise aralarında yazılı sözleşme bulunmadığını, malların üçüncü bir tarafça haczedilmesi nedeniyle mülkiyetin tartışmalı olduğunu ve ardiye ücretinden sorumlu olmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesi, malların davalıya ait olduğu, davalının talebiyle depolandığı ve talep edilen günlük 100 TL depolama bedelinin makul olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: İtirazın İptali (Saklama Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ...; alıcısının Almanya da faaliyet gösteren ... firmasının olduğu ihracat beyanname ile 2625 kg, 175 kap 01.07.2019 geliş tarihli emtia; borçlu ... şirketi’nin ... Müdürlüğü’ne verdiği 02.07.2019 tarihli dilekçeye istinaden müvekkil şirket tarafından işletilen geçici depolama alanına saklanmak üzere teslim edildiği, 10.12.2020 tarihine kadar depolama hizmeti nedeniyle doğduğu, 62.304,00 TL ardiye ücreti alacağı için borçlu şirkete gönderilen faturaya, bir neden gözetmeksizin sistem üzerinden iade edilmesi üzerine TBK 574.madde gereği .... İcra Müdürlüğü’ne hapis kayıt defteri tutulması talebiyle ... esas dosya ile başvuruda bulunulduğu, davalının Çatalca İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı ilamsız icra takibine konu itirazının iptali ile icra takibinin devamına, 62.304,00 TL.takip miktarına, takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle asıl alacağın %20 si oranında müvekkili şirkete icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Almanya da faaliyet gösteren ... firmasına fatura karşılığında ürün satışı yaptığı, ürünler Almanya ya gönderilmek üzere gümrüğe sevk edilmiş ancak ... firmasından alacaklı olan dava dışı ... fiması ukdelerinde olan ürünleri haczettiği, söz konusu ürünlerin hangi firmaya ait olduğu belirsiz olduğu, ürünlerin mülkiyetini elinde bulunduran firmanın belirlenmesi için, İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi sonucu beklenmesi gerektiğini, davacı ... ile Davalı ... firması arasında antrepo sözleşmesi bulunmadığını, sözleşme olmaması halinde TTK 792.madde hükmüne göre; “taşıma ücreti, ardiye ve sair masrafların varma yerinde eşyanın kabulünden sonra, taşıma senedinde gönderilen olarak kayıtlı kişi tarafından ödenmesi gerektiği” hükme bağlandığı, taraflar arasında sözleşme bulunmadığından, sorumluluk antrepo sahibi ile taşıyıcı arasında olduğu, haksız ve kötü niyetli başlatılan icra takibinden dolayı alacağın %20 sinden az olmamak koşulu ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, takibin iptaline karar verilmesini, haksız hapis hakkı ve rehinin kaldırılmasını, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Mahkememiz dosyası kapsamında tarafların ticari defter kayıtlarının incelendiği, malın mülkiyetinin 1.7.2019 tarihli ...sayılı ihracat belgesinden davalıya ait olduğu, ürünlerin dava dışı ... ... şirketine teslim edilmediği, dava dışı yabancı menşeili şirket tarafından ürünlerin gümrükten yurtdışına çıkışı olmadığından ücret ödemesi yapmadığı, davalının 2.7.2019 tarihli talebi ile ürünlerin davacı şirketin antreposuna konulduğu,dava dışı yabancı şirketin imalatçısı olan İzmir İlinde yerleşik ... şirketinin firmanın alacak borç ilişkisi nedeniyle gümrük sahası içerisinde davalıya ait ürünlere haciz işlemi uygulandığı, (.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında ... İcra Müdürlüğü'nün ... talimat sayılı dosyasında) bilirkişi raporunda malın mülkiyetine ilişkin yapılan açıklamada dikkate alınarak İcra hukuk mahkemesinin sonucunun beklenilmesine gerek olmadığı, davacı tarafça 2.7.2019 tarihinden itibaren depolama hizmeti verildiği, depolama hizmetinin rapor tanzim edildiği güne kadar halen devam ettiği, davacı tarafın .... İcra Dairesinin ...esas sayılı icra dosyasında 1.7.2019-10.12.2020 tarihine kadar 175 kap emtianın depolama ücretini talep ettiği, 528 günlük hizmete ilişkin davalı tarafa davacı tarafça 62.304,00 TL fatura tanzim edildiği, taraflar arasında ardiyelik ücretine ilişkin yazılı sözleşme olmadığı bununla birlikte davacı tarafça düzenlenen faturadaki 52.800 TL'nin 528 güne bölünmesi sonucunda günlük hizmet bedelinin 100 TL olduğu, bu bedelin davacı uhdesinde bulunan 175 koli malzemenin adalet bakanlığı yediemin ücret tarifisedinde 2m3den fazla olacağı değerlendirildiğinde bu yönetmeliğe göre hesaplanacak mal bedelinden daha uygun olduğu, mahkememizce 2.7.2019-10.12.2020 arasında 526 olduğu, gün sayısının 100 TL ile çarpımı sonucu 52.600 TL yapacağı, davacının bu miktar üzerinden alacak talebinin uygun olacağı ayrıca %18 KDV eklenmeden davanın kısmen kabulüne," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme'nin icra takibine konu 62.304 TL alacak tutarı olan 62.304 TL'den 52.600 TL nin kabulü dışındaki 9.704 TL bakiye alacağın reddine dair hükmünün eksik inceleme ve delillerin takdirinde düşülen hata sonucu açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafça yargılamanın hiçbir aşamasında alacağın miktarına yönelik herhangi bir itiraz olmadığını, hukuki ilişkinin tarafı olunmadığına ilişkin itirazının söz konusu olmadığını, bu anlamda depolama ücret miktarının çekişme konusu olmadığını, Yerel Mahkemenin toplam fatura bedelini gün sayısına bölerek günlük 100 TL ücret tahakkukuna gitmesinin ve gün sayısı ile çarpmak suretiyle fatura miktarını düzeltme yoluna gitmesinin hukuka uygun olmadığını, HMK 25. Madde uyarınca hâkimin kendiliğinden, taraflarca ileri sürülmemiş vakıaları araştıramayacağını ve hükmüne esas alamayacağını, taraflar arasında yazılı sözleşme olmaması nedeniyle talep edilen ardiye ücretinin Adalet Bakanlığı yediemin ücret tarifesinde yazan tutara göre düşük olduğu tespit edildikten sonra, karşı tarafın miktara ilişkin itirazı olmadığı gözetilerek davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken itirazın kısmen iptali ile fazlaya ilişkin talebin reddine dair kararın hukuka aykırı olduğunu, yargılama giderleri yönünden davacı şirket aleyhine kurulan hüküm kısmının da kaldırılarak düzeltilmesine karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ürünlerin tarafımıza ait olduğu hususunda mahkemece bir kanaat oluşmuşsa da halihazır durumda söz konusu ürünlerin hangi firmaya ait olduğu belirsiz olduğunu, ürünlerin mülkiyetini elinde bulunduran firmanın belirlenmesi için İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ esas sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılması konusunda talepte bulunulduğunu, ancak mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, artrepoya sevkedilen ürünlerin istihkak süreci boyunca işleyen ardiye ücretinin tahsilinin davalıdan istenmesinin haksız ve hukuksuz olduğunu, davalı ile davacı arasında herhangi bir antrepo sözleşmesi bulunmadığını, bu durumda, sözleşmesel sorumluluğun da antrepo sahibi ile taşıyıcı arasında olduğunu, antrepo sahibi davacı taşıyıcıya karşı, eşyayı muhafaza etme, başka eşyalar ile karıştırmama, gerekli özeni gösterme ve eşyayı aldığı hali ile iade etme borcu olduğunu, taşıyıcının ise antrepo ücretini ve muhafazanın sebebiyet verdiği bütün masrafları ödemekle yükümlü olduğunu, (818 sayılı BK m. 473 vd, 6098 sayılı BK m. 571 vd.) bu durumda ardiye ücreti ve diğer tüm yan giderlerden davalının sorumlu tutulamayacağını, mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında mallar üzerinde kullanılan haksız hapis hakkının ve rehinin kaldırılmasını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, saklama ücretinin tahsili amacıyla hapis hakkına dayalı başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibe yönelik itirazın iptaline ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinafa konu uyuşmazlık temelde; davacının hapis hakkına konu alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarına ilişkindir.
6098 sayılı TBK 474.maddesi uyarınca Ardiyeci, kararlaştırılmış veya alışılmış olan ardiye ücretini ve saklamadan doğmayan bakım, taşıma ve gümrük gibi bütün giderlerini isteyebilir.Bu giderler hemen; ardiye ücreti ise her üç ayda bir ve her hâlde malların tümünün veya bir bölümünün geri alınması sırasında ödenir. Ardiyeci, mallara zilyet bulunduğu veya eşyayı temsil eden herhangi bir senet vasıtasıyla onlar üzerinde tasarruf etme yetkisine sahip olduğu sürece, alacakları için bu mallar üzerinde hapis hakkına sahiptir.
4721 Sayılı TMK 'nın Hapis hakkı başlıklı 950. Maddesi gereği alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması hâlinde, borç ödeninceye kadar hapsedebilir.Zilyetlik ve alacak ticarî ilişkiden doğmuşsa, tacirler arasında bu bağlantı var sayılır. Alacaklı, borçluya ait olmayan taşınırlar üzerinde de zilyetliğin iyiniyetle kazanılmasının korunduğu ölçüde hapis hakkına sahip olur.
Davacı antreposuna █████/2019 tarihinde giriş yapan yurt dışına satışı yapılan eşyaların mülkiyetinin davalıya ait olduğu, davacı tarafça davalı adına depolama hizmet bedeli açıklamalı 52.800 TL hizmet bedeli ve 9.504,00 TL KDV olmak üzere toplam 62.304,00 TL tutarlı TEMEL e- Faturanın tanzim edildiği, faturanın davacı defterlerine işlenip BS formunun ilgili vergi dairesine bildirildiği, aynı faturanın davalı ticari defterlerine de aynen kayıtlı olup BA formunun verildiği, ertesi günü bu sefer davalı tarfça iade faturası düzenlenerek BS formu olarak bildirim yapıldığı, davalının düzenlediği iade faturasının davacı ticari defterlerinde kaydı bulunmadığı, davacının davalıya gönderiği ihtarname ile davalı tarafça düzenlenen iade faturasının kayıtlara alınmayacağı ve ihtar tarihinden itibaren günlük 100 TL ücret tahakkuk ederek her ayın son günü faturalandırılacağı ihtar edildiği görülmektedir.
Taraflar arasında ardiye ücretine dair yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve kararlaştırılmış ücret konusunda yazılı bir belge sunulmadığı görülmektedir.
Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun █████/2018 Tarih, ███████-915 Esas ve █████████ Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile; davacıya ait malların bilirkişi inceleme tarihinde dahi davalıya ait depoda muhafaza altında olduğu, hizmetin verilmekte olduğu, davalı tarafın aksi yönde bir iddiasınında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Depo da kalan malın değerinin 670.000,00 TL değerinde olduğu davacının günlük 100 TL depo ücreti talebinin kadri maruf olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı tarafın kaşe ve imzasının bulunduğu 2.7.2019 tarihli ... müdürlüğüne yazdığı yazı ile; █████/2019 tarih ...sayılı ihracat beyannamesi ile ilgili olarak yurt dışında bulunan alıcı firma ile İzmir'de bulunan üretici firma arasında alacak borç ilişkisi nedeniyle sorun çıktığı, ürünlerin kendilerine ait olduğunu, ürünleri mal mukabili satıldığını, ürün bedellerinin henüz ödenmediğinden mülkiyetin kendilerine ait olduğu, eşyamızın geçici depoya (... geçici depolama) alınarak yargı kararının sonucuna göre işlem tesis edilmesin talep ettiği, bu yazı üzerine emtianın davacıya ait depoya alındığı sabittir.
Bu durumda davacı ile depolama sözleşmesinin davalı ile kurulduğu anlaşılmakla depolama bedelinden davalı sorumludur. Davalının ürünlerin mülkiyetinin belirsiz olduğu, mülkiyetin belirlenmesi için İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi sonucunun beklenmesi gerektiği, ve ürün depolama bedelinin kendisinden istenemeyeceğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir.
Davacının istinafı yönünden yapılan değerlendirmede: mahkemece dosyaya kazandırılan mali müşavir ve gümrük müşaviri tarafından hazırlanan rapor ile de fatura miktar alacak bulunduğu yönünde görüş bildirildiği, ilk derece mahkemesince gerekçede depolanan ürünün adalet bakanlığı tarifesinin altında kaldığı yönündeki görüşü ile birlikte değerlendirildiğinde 52.800 TL ücretin kadri maruf olduğu anlaşılmaktadır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun; - (1/1) maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 20 nci maddesinde de teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlem karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği düzenlemesi bulunmakta olup davacının hizmet bedeline KDV eklenmek suretiyle alacağının fatura bedeli olan 62.304,00 TL olduğu anlaşılmakla davanın tam kabulü yerine kısmen kabulüne dair verilen karar isabetli değildir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalının istinaf istemi yerinde görülmemiş, reddedilen kısım yönünden kurulan hüküm isabetli görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-Davanın KABULÜNE, Davalının ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 62.304,00 TL asıl alacak üzerinden devamına,
4-Alacağa takip tarihi itibarinden itibaren %10'u aşmamak üzere avans faizi yürütülmesine,
5-Hüküm altına alınan alacağın % 20 oranına tekabül eden12.460,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
7- Başlangıçta peşin olarak alınan 752,48 TL harcın, alınması gerekli olan 4.255,98 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.503,50 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan 752,48 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 80,70 TL, posta ve tebligat gideri 119,75 TL, bilirkişi ücreti 1.800,00 TL olmak üzere toplam 2.000,45 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
10-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
11-6325 sayılı HUAK'nın 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,
12-Karar kesin olduğundan HMK 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgilisine iadesine,
13-İstinaf yargılaması yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
b-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL ile istinaf aşamasında yapılan posta ve tebligat gideri 91,00 TL olmak üzere toplam 311,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.078,17 TL harcın, alınması gerekli olan 4.255,98 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.177,81 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!