T.C. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satıştan doğan alacak nedeniyle açılan itirazın iptali davasında davalının defter ibraz etmemesi üzerine verilen gerekçeli karar.
Özet: Bir ticari satıştan kaynaklanan alacak sebebiyle başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacının mal ve hizmet edimlerini irsaliyelerle ve bilirkişi raporuyla ispatlamasına karşın, usulüne uygun davete rağmen cevap dilekçesi sunmayan ve mahkemenin ihtaratına rağmen ticari defterlerini ibraz etmeyen davalının, HMK 222. maddesi uyarınca kendi lehine delil ibraz etme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle, davacının alacağının sabit görüldüğü ve itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiği bir hukuki süreçtir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davalı şahsa ait ---------- isimli şahıs şirketine mal ve hizmet ediminde bulunduğunu, söz konusu mal ve hizmetlerin alındığına dair irsaliyelerin davalı ve çalışanları tarafından imzalandığını, müvekkilin edimini yerine getirmesine rağmen davalının mal ve hizmet bedellerini ödemediğini, bu sebeple -------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyasında ödenmeyen fatura bedelleri ve gecikme faizlerinin talep edildiğini, davalının bu takibe haksız şekilde itiraz ettiğini, takibe yapılan itirazın paranın değerini enflasyona karşı korumak amacıyla yapıldığını, munzam zarar davası açma hakları saklı kalmak kaydıyla davalının borcunu inkar etmesi sebebiyle alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 12.639,24TL tutarındaki kısım bakımından itirazın iptalini ve takibin devamını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:HMK m.128 gereği usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmayan davalı taraf, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.
DELİLLER---------İcra Dairesi----------- Esas sayılı icra takip dosyası, taraflara ait BA BS formları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan---------İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Somut olayda; davacı şirketin davalı şirkete muhtelif zamanlarda gerçekleştirilen mal/hizmete satışına karşılık davacı şirkete ödeme yapılmadığından davalı şirket hakkında ----------İcra Dairesi ----------- Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, █████/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değişiklik mahkememizce kurulan 09.02.2026 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.Davacı tarafça 23.01.2025 tarihli 1.680,00 TL ve 05.04.2025 tarihli 11.059,99 TL bedelli faturaların takibe konu edildiği, itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olduğundan yalnızca işbu faturalarla sınırlı olarak yapılan incelemede 23.01.2025 tarihli 1.680,00 TL bedelli faturaya ilişkin ödemenin yapıldığı, 05.04.2025 tarihli 11.059,99 TL bedelli faturanın ise ödenmediği, bilirkişi raporu ile tespit edilen 1.000,00 TL lik bakiye alacağın 31.01.2025 tarihli 34.000,00 TL bedelli faturaya ilişkin olduğu, yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde 23.01.2025 tarihli 1.680,00 TL ve 05.04.2025 tarihli 11.059,99 TL bedelli faturalar davalı tarafın HMK'nın 222. Maddesi gereği yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması nedeniyle faturaya konu mal/hizmetin davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü gerekeceği, bu haliyle davacının 11.059,99 TL lik asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu, buna mukabil TBK'nın 117. Maddesine göre "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" kuralı gereği davacı tarafça icra takibinden evvel davalı tarafın temerrüde düşürülmediğinden ve fatura üzerinde yer alan kaydın davalının temerrüde düşmesi ve vade farkı ödemesi için yeterli olmadığından davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalının --------İcra Dairesi ----------- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 11.059,99 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 11.059,99 TL nin % 20 si oranında olmak üzere 2.211,99 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 755,50 TL olmakla baştan alınan 615,40 TL peşin harç ve 116,60 TL ıslah harcı toplamı olan 732,00 TL den mahsubu ile bakiye 23,50 TL nin davalı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 116,60 TL ıslah harcı toplamının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 9.805,00 TL nin kabul red oranına göre 7.824,81 TL lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 11.059,99 TL nispi vekalet ücretinın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 2.798,89 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.671,00 TL lik kısmının davalı sigorta şirketinden alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 929 TL lik kısmının davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!