Adana BAM 9. Hukuk Dairesinin, ekonomik sıkıntılar ve tarımsal olumsuzluklar yaşayan davacının adi konkordato talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Oto tamirciliği ve çiftçilik faaliyetleri yürüten davacı, ekonomik sıkıntılar, zirai don ve düşük verim gibi nedenlerle borçlarını vadesinde ödeyemediğini belirterek, alacaklıların alacaklarının tamamını 24 ay içinde, hiçbir indirime gitmeksizin ödeme teklifiyle konkordato talebinde bulunmuştur; bu kapsamda geçici mühlet verilmesini, malvarlığının muhafazası için gerekli tedbirlerin alınmasını, konkordato komiseri atanmasını, kesin mühletin ardından konkordatonun tasdikini, aleyhindeki tüm icra ve iflas takiplerinin durdurulmasını, ihtiyati tedbir ve hacizlerin önlenmesini, bankacılık işlemlerinde mahsup ve hapis hakkının kullanılmamasını ve çeklere karşılıksız şerhi düşülmemesini talep etmiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████KARAR TARİHİ : █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026NUMARASI : 2026/4 ESAS ████████ KARARDAVACI : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : 1- VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih, 2026/4 Esas, ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin oto tamirciliği işinde çalıştığını, uzun yıllar oto tamirciliği işinde çalışarak tecrübe kazandığını, 03.02.2005 tarihinde mükellefiyet kaydını açtığını, ancak son yıllarda yaşanan ekonomik sıkıntılar ve girmiş olduğu ekonomik darboğazdan dolayı 29.12.2025 tarihinde mükellefiyet kaydını kapattığını, müvekkilinin oto tamirciliğine ek olarak baba mesleği olan çiftçilik faaliyetini de yerine getirdiğini, 2025-2026 sezonunda çiftçi kayıt sisteminde toplam 28.655 metrekare kapalı alanda üretim yaptıklarını, müvekkilinin tarımda hem üretici hem de satıcı konumunda olduğunu, ancak özellikle 2025 yılında tarım sektöründe yaşanan zirai don, düşük fiyatlar, verim düşüklüğünün müvekkilinin olumsuz etkilediğini, müvekkilinin ön projede izah edilen sebeplerden ötürü borçlarını vadesinde ödeyemediğini, bu sebeple borçlarını vadesinde ödeyemeyen müvekkilinin konkordato talebinin kabul edilmesini ve geçici mühletle birlikte 297. Maddenin 2.fıkrasındaki hallerde dahil olmak üzere borçlunun mal varlığının muhafazası için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin iflası halinde alacaklıların alacaklarını eksik tahsil edebileceklerini, konkordato kapsamında alacaklıların alacaklarının tamamını tahsil edebileceğini, edebileceklerinin kuvvetle muhtemel olduğu, konkordato ön projesinde belirtildiği üzere müvekkilinin hiçbir indirime gitmeksizin borçlarını 24 ayda ödeme niyetinde olduğunu, müvekkili adına tanzim edilmiş bulunan Konkordato Ön Projelesi'nin İİK. 286.maddesi kapsamında kabulü ile davacı hakkında tensiben 3 ay geçici mühlet kararı ile birlikte İcra Ve İflas Kanunu'nun 287 ve 294 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesine, geçici mühlet süresi içerisinde iken İKK Md. 289. Md. Gereğince bir yıllık kesin süre kararı verilmesini ve gerekli görülmesi durumunda bu sürenin 6 ay daha uzatılmasına, yapılacak yargılama neticesinde İİK Md. 305 gereğince konkordatonun tasdikini, verilecek geçici mühlet kararı ile birlikte vade konkordatosunun başarıya ulaşması ve nihai konkordato projesinin hazırlanmasına katkı sunmak ve gerçek kişiler ile tüzel kişi borçluların faaliyetlerine nezaret etmek üzere konkordato komiserinin atanmasını, tek bir borçlu için talepte bulunulması dikkate alınarak usul ekonomisi gereğince tek bir komiser ataması ile yetinilmesini, 7101 Sayılı Yasa ile değişik 2882/1 Maddesi uyarınca geçiçi mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK 294-295-296-297 maddelerinin uygulanması ile geçici mühlet içinde davacı aleyhinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili hakkında Kanun uyarınca yapılan takiplerde dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın her türlü ihtiyati tedbir ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri de dahil olmak üzere tüm takip işlemlerinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına yapılmış olan takiplerde muhafaza altına alınan malların yediemin olarak tarafımıza teslimine rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takiplerde fiili muhafaza tedbirlerinin alınmamasına ve rehinli malın satışının yapılmasının tedbiren önlenmesini, müvekkili adına kayıtlı menkuller ile adlarına tescilli veya tescilsiz tüm menkul, gayrimenkul mallar ile taşıtların üçüncü kişilere devir ve temliklerinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulması, ayrıca üzerlerine ayni ve şahsi hak tesisinin tedbir yolu ile önlenmesini, Bankalar nezdinde borçlu bulunduğumuz bankaların konkordato sonrası hesaplarına gelen her türlü paranın ayrıca her ne nedenle olursa olsun tahsile verilen kıymetli evrakın Genel Kredi Sözleşmeleri ve Bankacılık Sözleşmeleri nedeniyle hapis hakkı veya mahsup işlemi yapılarak borca mahsup edilmesinin tedbir yoluyla önlenmesini, 5941 Sayılı çek Kanunun 5. Maddesi gereğince üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre çeklerin kanuni ibraz süresi içerisinde ibrazında "karşılıksızdır" şerhi yazılmasının önlenmesine, İİK.'nun konkordatoya ilişkin hükümlerinin mahkeme tarafından uygulanması, vade konkordatosunun başarıya ulaşabilmesi ve tüm alacaklıların haklarının korunması için gerekli tedbirlerin alınmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Davacı vekiline 4 hafta kesin süre verilmesine karar verilerek, davacı vekiline kesin sürenin sonuçlarını hatırlatan davetiyenin █████/2026 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen verilen kesin süre içerisinde davacı ve vekili tarafından mahkemece talep edilen belgelerin sunulmadığını, dosya kapsamında yer alan tapu tayıtları, ticaret sicil kaydı ve davacı tarafından sunulan belgelere göre ... Vergi Dairesi mükellefi olan Davacı ...'nun adına şahıs işletmesi mevcut iken █████/2025 tarihinde mahkemeye konkordato tastik davası açmadan kısa bir süre önce adına olan şahıs işletmesini terkin ettiğini, ancak bu şahıs işletmesine ait bilançosunda yer alan aktif malvarlığı ve borçlarına yönelik mahkemeye herhangi bir belge sunulmadığını, davacı vekiline mahkeme ara kararı ile belge sunulması için kesin süre verilmesine rağmen belge sunulmadığını, davacının gerçek kişi olarak konkordato başvurusunda bulunmakla birlikte kaynaklarının ve borçlarının değerlendirilerek mahkemece verilen 3 aylık geçici mühlet süresi içerisinde herhangi bir beyanda bulunulmayarak, bu süre içerisinde revize projesi sunmadığını, duruşma günü revize projesi için süre talep edilmesinin mahkemece yerinde görülmediğini, davacının dava tarihinden kısa bir süre önce sahıs işletmesini terkin etmesi, şahıs işletmesinin aktiflerinin ve borçlarının belirtilmeksizin gerçek kişi olarak konkordato başvurusunda bulunmuş olması, davacının taşınmazların satışı karşılığında davacı veya taşınmazı tapuda satın alan alıcı tarafından ipotekli taşınmazlara ilişkin bir ödeme belgesinin davacı tarafından mahkemeye sunulmaması, gözönüne alınarak, davacı gerçek kişi yönünden İİK'nun 305. maddesinde öngörülen konkordato tasdik şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davacının konkordato tasdik davasının, geçici mühlet uzatma ve kesin mühlet talebinin reddine karar verilmiş ve davacının gerçek kişi olup, davacı gerçek kişi yönünden tacir olmaması nedeniyle iflasa tabi olmadığından iflasına karar verilemeyeceğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; İlk Derece Mahkemesi'nce kararın yaklaşık ispat standarlarına aykırı bir şekilde verildiğini, Konkordato yargılamasında mahkemenin yapması gereken değerlendirmenin, İİK M. 305 kapsamında kesin ispat değil, "yaklaşık ispat ve ekonomik sürdürülebilirlik" değerlendirmesi olduğunu, mahkemenin konkordatonun temel dayanaklarını dikkate almaksızın, sonuç odaklı şekilde ret kararı verdiğini, bu durumun, konkordato kurumunun amacı olan borçlunun ekonomik rehabilitasyonu ilkesine aykırı olduğunu, komiser raporları çelişkili şekilde değerlendirdiğini, dosyada üç ayrı komiser raporu bulunmasına rağmen, mahkemece raporda bulunan olumsuz kısımları esas aldığını, mahkemece savunma hakkı ve usul güvencelerinin ihlal edildiğini, kötü niyet değerlendirmesinin somut ve kesin delile dayanmadığını, varsayımla hareket edildiğini, mahkemece konkordato projesinin ekonomik olarak uygulanabilirliği göz ardı edildiğini, İİK M. 305 şartları yönünden eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.Davacıların konkordato talebi üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. Konkordato, elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır.2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir.(Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt)2004 Sayılı İİK'nın 286/1-a maddesinde borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1-a maddesinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceğine örnek olarak ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir.(Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185) Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir.2004 sayılı İcra İflas Kanununun 292. maddesindeki düzenleme ile kesin mühlet aşamasında konkordato talebinin reddini gerektirir durumların ortaya çıkması halinde tasdik aşamasına geçilmesini beklemeksizin kesin mühletin kaldırılarak borçlunun iflasına karar verilebileceği öngörülmektedir. Kuşkusuz İİK'nun 292. maddesindeki borçlunun mal varlığının korunması için iflasın açılmasının gerekmesi, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması, borçlunun İİK'nun 297. maddesine aykırı davranması, komiserin talimatlarına uymaması veya alacaklılarını zarara uğratma amacıyla hareket etmesi durumunda gerek kesin mühlet gerekse tasdik yargılamasında olsun konkordato dürüst borçlular için öngörülen ve iflasa nazaran alacaklıların daha iyi durumda bulunmasını öngören bir kurum olduğundan yukarıda sayılan durumların evleviyetle tasdik aşamasında ortaya çıkması halinde de konkordato tasdik talebinin reddi ile iflasa karar verilmesi mümkündür. Zira borçlunun konkordato talebinde bulunduğu aşamadan başlayarak konkordato sona erinceye kadar dürüstlük kuralını ihlal etmemesi ve konkordato hükümlerine aykırı hareket etmemesi gerekmektedir. Ancak bu durumda kesin mühlet aşaması geçilerek konkordato tasdik aşamasına gelindiğinden tasdik talebinin reddi ile iflasa İİK 'nun 292.maddesine göre değil İİK'nun 308 nci maddesine göre karar verilmelidir.(bkz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı)Somut olayda, talep edenin, konkordato projesinin konkordato talep eden şirketin ön projesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, talebin vade konkordatosu olduğu, talepte bulunan şirketin borçlarının ödenmesi ile birlikte kendi kefaletlerinin ve ipoteklerinin de sona ereceği, bu sayede konkordato talep eden ortak olarak mal varlığının bütünlüğü korunarak faaliyetine devam etmesinin sağlanacağı belirtilmiştir. Dosyanın tetkikinden, talep eden gerçek kişinin projesinin mali dayanağının hissedarı olduğu şirketin borcunu ödemesine, şirketin konkordato projesinin başarılı olmasına bağlandığı, konkordato ilan eden şirketin projesi uygulanırsa gerçek kişi talep edenin de borcu ödeyebileceğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Konkordato talep eden projesini sunarken konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynak, mal varlığı ve özgün proje sunamamıştır. Davacının dava tarihinden kısa bir süre önce sahıs işletmesini terkin etmesi, şahıs işletmesinin aktiflerinin ve borçlarının belirtilmeksizin gerçek kişi olarak konkordato başvurusunda bulunmuş olması, davacının taşınmazların satışı karşılığında davacı veya taşınmazı tapuda satın alan alıcı tarafından ipotekli taşınmazlara ilişkin bir ödeme belgesinin davacı tarafından mahkemeye sunulmadığı gözönüne alınarak, bu satışların kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerekip, davacı borçlunun konkordato müessesesinden yararlanması mümkün olmadığından kesin mühlet verilmesi koşullarının da oluşmadığı anlaşıldığından yaklaşık ispat oluşmaması nedeniyle davacı gerçek kişi yönünden İİK'nun 305.maddesinde öngörülen konkordato tasdik şartlarının oluşmadığı gibi davacının gerçek kişi olup, davacı gerçek kişi yönünden tacir olmaması nedeniyle iflasa tabi olmadığından iflasına karar verilemeyeceğinden, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davacıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır