Kadastro tespitinde mera yazılan taşınmazın, terör olayları nedeniyle kesintiye uğrayan zilyetlik ve miras yoluyla tescil talebinin, imar-ihya şartları sağlanamadığı gerekçesiyle reddedilmesi.
Özet: Hazine adına ham toprak olarak tespit edilen bir parselin tapu kaydının iptali ve davacılar adına tescili talebiyle açılan davada, davacılar taşınmazı dedelerinden intikal eden ve bahçe olarak kullandıklarını iddia ederek, taşınmazın mera vasfında olmadığı savunmasına karşılık, davalı Hazine’nin taşınmazın mera niteliğinde olup kazandırıcı zamanaşımıyla iktisap edilemeyeceği yönündeki itirazı üzerine, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, kadastro öncesi terör olayları nedeniyle terk edilmiş olmasına rağmen, davacıların hava fotoğrafları ve bilirkişi raporlarıyla kazandırıcı zamanaşımı için gerekli imar-ihya şartlarını sağlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova Kadastro Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro çalışmaları sırasında, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 1 11... parsel sayılı 1.328,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. köyü 1 11... parsel sayılı taşınmazın müvekkilleri olan davacıların dedelerinden babalarına, babalarından da davacıların zilyet ve tasarruflarına geçtiğini, davacıların taşınmazı halen bahçe olarak kullandıklarını, ilçede yapılan kadastro çalışması neticesinde taşınmazın köy merası olarak yazıldığını, ancak taşınmazın hiçbir zaman mera niteliğinde bulunmadığını belirterek, tespitin iptali le taşınmazın davacılar adına miras payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı .. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde ve mevkide .. Tevzii Komisyonuna ait herhangi bir çalışma bulunmadığından herhangi bir belge sunulamadığını, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16/B maddesi uyarınca mera vasfını taşıyan yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu teşkil edilemeyeceğini ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilemeyeceğini ve taşınmazın mera olarak sınırlandırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu 1 11... sayılı parselin ham toprak vasfıyla Hazine adına tespitinin yapıldığı, tespit yapılırken herhangi bir tapu ve vergi kaydının bulunmadığı, keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin davacı ... ailesi tarafından uzun yıllardır kullanıldığını, 1994 senesinden önce komşusunda bulunan parselde yer alan harabe evin sağlam ve kullanılmakta olduğunu, daha sonraları terör olayları nedeniyle köyü terk ettiklerini, o dönemler taşınmazı bostan olarak ve mısır ekerek kullandıklarını beyan ettikleri, .. İl Özel İdaresine yazılan müzekkere cevabında .. köyünün 1994 yılında terör olayları nedeniyle boşaltıldığının bildirildiği, köye geri dönüşlerin 2001 yılında başladığı, davacıların kazandırıcı zaman aşımı yoluyla zilyetlik sebebine dayandırdığı, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinin beraber incelenmesi gerektiği, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olma hususunun ayrıca değerlendirildiği, 20 yıllık nizasız fasılasız olarak zilyet olma koşullarının kadastro çalışmalarının gerçekleştiği tarihten geriye dönük incelenmesi gerektiği, ancak eldeki davada iradi terk olarak kabul edilmeyen hallerden biri olan terör olaylarının yoğunluğu nedeniyle köy boşaltılmasının 1994 yılında gerçekleştiği, 1994 yılından geriye dönük 20 yıl süre ile zilyetlik şartlarının sağlamaları gerektiği, jeodezi ve fotogrametri bilirkişisinin alınan rapordan 2001-19 88... tarihli hava fotoğraflarının incelenmesinin yapıldığı, 19 88... tarihli hava fotoğraflarının incelenmesinde taşınmazın doğu ve batı sınırında sabit sınır bulunmadığı, dava konusu parselin etrafında meskun alanlar bulunduğu, kuzey sınırında yer alan orman parselindeki ağaçların yapısının farklı olduğu, dava konusu taşınmazın ağaçlarının orman ağaçları niteliğinde olmadığı, taşınmazın ekili sürülü olup olmadığının ağaçların yoğunluğu nedeniyle değerlendirilemediği, köy içi parsel niteliğinde olduğu rapor edilmiş olup, mahallinde yapılan keşifte uzun zamandan beridir parsel üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet gözlemlenmediği, incelenen hava fotoğraflarında da taşınmazın her ne kadar köy içi parsel olsa da kuzeyindeki orman parselinden farklı özeliklere sahip olsa da davacıların taşınmaz üzerindeki imar-ihya şartlarının sağlayamadığı, bu nedenle iktisap koşullarının lehlerine olacak şekilde gerçekleştiremedikleri" gerekçesiyle, davacılar ... ve arkadaşları vekilinin davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dosyada yapılan keşif sonrası düzenlenen 28.05.2023 tarihli fotogrametri uzmanı bilirkişinin 1968,19 88... tarihli hava fotoğrafları incelemesi sonucu sunduğu raporda dava konusu taşınmazın tarımsal olarak ekili sürülü olmadığı ve imar ihyasının yapılmadığının bildirilmiş olması, her ne kadar 31.08.2022 tarihli ziraat bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın biçenek veya meyve bahçesi vasfında tarım arazisi olduğu şeklinde belirlemede bulunulmuş ise de bu imar ihyanın ne zaman tamamlandığının belirtilmemesi, bu sebeple harita mühendisi bilirkişisi raporuna üstünlük tanınmasının doğru oluşu, İlk Derece Mahkemesince soyut tanık beyanına karşılık teknik veri içeren raporlara üstünlük tanınmasında bir isabetsizlik olmadığı" gerekçesiyle, davacılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, 1955 tarihli hava fotoğrafının dosyaya sunulmadığını, hava fotoğrafı dosyaya getirtilmeden keşif yapılmış olmasının hukuki bir eksiklik olduğunu, ziraat bilirkişisi raporunun dikkate alınmadan karar verilmiş olduğunu, Mahkeme gözleminde taşınmazın meyve bahçeciliğine elverişli olduğunun ve meyve ağaçlarının olduğu yönünde gözlemde bulunulmuş olduğunu, keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile de taşınmazın müvekkilleri tarafından uzun süreden beri kullanıldığını, köyü 1994 yılında terk etmek zorunda kaldıklarını ancak bunun iradi terk olmadığını ve İlk Derece Mahkemesinin 1994 yılından önce 20 yıllık zilyetlik koşulları oluşmadığından müvekkilrei reddine karar vermiş olmasının hatalı olduğunu, bahsi geçen tarihlerde ağaç yoğunluğundan dolayı kullanım olup olmadığının müvekkilleri lehine yorumlanması gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçelerle karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; ziraat bilirkişisi raporunda, dava konusu 1 11... parsel sayılı taşınmazın üzerinde yaşları 40 - 60 arası değişen 15 - 20 adet karışık meyve ağaçlarının bulunduğu, yüzeyinin ise biçenekle örtülü olduğu, taşınmazda mera nitelikli bitki ve toprak yapısı bulunmadığı, tamamen davacıların tasarrufunda olan yerlerden olduğu ve biçenek veya meyve bahçesi vasfında tarım arazisi olduğu yönünde belirlemelerin yapıldığı; jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda ise, dava konusu taşınmazın ekili ve sürülü olmadığı, ancak komşu parsellerinde dava konusu parsel ile tamamen benzer nitelikte oldukları ve taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların daha kuzeyde yer alan orman parselindeki ağaçların yapısından farklı olduğu, bu ağaçların ise orman niteliğinde olmadığı gibi bölgede yoğun olarak bulunan ceviz ağaçları olabileceği belirtilmiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un 14. Maddesi uyarınca davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gözetilerek, davanın kabulü ile taşınmazın bahçe niteliğinde davacılar adına tapuya tesciline karar vermek gerekirken aksi düşünce ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usule ve kanuna uygun bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!