İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, haksız fiilden kaynaklanan yaralamalı trafik kazası sonrası maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin yargısal değerlendirme.
Özet: Bu hukuki belge, kendi aracında yolcu konumundayken sürücü davalı tarafından direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucu meydana gelen yaralamalı ve hasarlı trafik kazasından dolayı maddi ve manevi tazminat talebiyle açılan bir davayı incelemektedir; davacı, sürücüyü tam kusurlu bularak zararlarının tazminini isterken, sürücü kusursuz olduğunu ve davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunmaktadır, daha önce sigorta şirketine karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesi üzerine mahkeme, tarafların gerçek kişi olması ve uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle görev hususunu değerlendirmektedir.

T.C.
İSTANBUL8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ███████KARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2021KARAR TARİHİ : █████/2026GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2020 tarihinde davalı ...'in davacı müvekkiline ait olan ... plakalı araçla kaza tarihinde hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkile ait söz konusu araç, kaza tarihinde tefrik edilen davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, davacıya ait olan araçla █████/2020 tarihinde davalı ...'in ... istikametine seyir ettiği sırada araçta müvekkil de bulunuyorken şerit değiştirmek istediği ve şerit değiştirirken direksiyon hakimiyetini kaybettiği, kaza sırasında müvekkilin de araçta olduğu ve aracıyla birlikte zarar gördüğü, bu zarar neticesinde 3 aya yakın çalışamadığı, bu nedenle söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı ...'in tam kusurlu olduğunu beyanla, 5.000,00 -TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ve ferileri ile birlikte tazminini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin baskı sonucu aracı kullandığını, kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu, davacının üç aya yakın çalışmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, zira davacının kazadan hemen sonra 3-5 gün içerisinde normal çalışma hayatına devam ettiğini, davacının herhangi bir güç kaybı yaşamadığını ve ekonomik kazancında bir değişiklik olmadığını belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLER :Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, kaza fotoğrafları, hastane kayıtları, araç tescil kayıtları, ATK raporu, arabuculuk dosyası, bilirkişi raporu, Mahkememizin ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı...Mahkememizce, Makine Mühendisi bilirkişi...'den talimat yoluyla kazaya uğrayan davacı ait araca ilişkin rayiç değer, hasar, sovtaj ve değer kaybı yönünden inceleme yaptırılarak bilirkişi kök ve ek raporları alınmıştır.Mahkememizce, meydana gelen kazada tarafların kusur oranların tespiti amacıyla Adli Trafik bilirkişi ... eliyle inceleme yaptırılarak tanzim edilen kusur raporu dosyamız arasına alınmıştır.Dava konusu meydana gelen kazada neticesinde davacının maluliyet oranının tespiti yönünden Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan maluliyet raporu aldırılarak dosyamıza kazandırılmıştır.GEREKÇE :Dava, meydana gelen maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davacının dava konusu ... plaka sayılı aracın maliki olduğu, söz konusu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının ... Sigorta tarafından yapıldığı, davacının söz konusu araçta yolcu olarak bulunduğu, aracın davalı ...'in hakimiyetinde iken 10.03.2020 tarihinde trafik kazasının meydana geldiği, davacının bedenen yaralandığı ve bedeni zararları için maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, yine söz konusu aracının hasara uğraması nedeni ile maddi tazminat talebinde bulunduğu olayla ilgili olarak;Taraf delilleri toplanmış, davacının tedavi evrakları, maluliyete ilişkin Adli Tıp Raporu alınmış, Mahkememizce kusur, hasar ve değer kaybı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık hakkında gerekli incelemeler yapılarak evraklar toplandıktan sonra █████/2024 tarihli 9. Celsede davalı ... Sigorta bakımından davanın tefrikine karar verilmiş ve Mahkememizin...Esas sayılı dosyasında █████/2024 tarihli kararı ile "davacının sigorta poliçesinin lehdarı ve aracın maliki olması nedeniyle oluşan kazada zararının poliçe teminat kapsamında olmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" gerekçesi ile karar verildiği ve dosyanın taraflarının davacı ile davalı şoför ...'in kaldığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." denilmekle, Aynı Yasanın 114/1-c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Davalının gerçek kişi olması, uyuşmazlığın da haksız fiil olan trafik kazasından kaynaklanması nedeniyle yasal düzenlemeler kapsamında öncelikle görev yönüyle inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmemesine rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olarak düzenlenmiştir.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmakla birlikte Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmayıp TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmeyecektir.Dosya Kapsamında Yapılan İncelemede, Uyuşmazlığın █████/2020 tarihinde meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında davacının yaralandığı ve aracının hasar gördüğünden bahisle maddi tazminat ve manevi tazminat ile araç hasar bedeli değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin taleplerinin yerinde olup olmadığı ve miktarına ilişkin olduğu anlaşılmakla, tefrikten sonra davacının araç sahibi davalının ise şoför olduğu, davanın ise haksız fiilden kaynaklandığı, dava konusu aracın hususi binek aracı statüsünde olduğu görülmekle eldeki davanın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden ve Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM :6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/1-c maddesi ile hüküm altına alınan dava şartının yokluğu nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,Görevsizlik kararı kesinleştikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasası'nın 20/1. Maddesinde belirtilen iki (2) haftalık süre içinde, taraflardan birinin talebi halinde, dava dosyasının davayı bakmaya görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, Gönderme kararının verilmesi halinde yargılama gideri, harç, vekalet ücretleri, gider avansı vb. hususların 6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi gereğince Görevli Mahkemece değerlendirilmesine,Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren, iki (2) haftalık süre içinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın ele alınarak, 6100 sayılı HMK'nın 20/1. Maddesi uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine,Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti, gider avansı vb. hususların 6100 sayılı HMK'nın 331/2 ve 331/3. maddeleri gereğince Mahkememizce hüküm altına alınmasına,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03.07.2026 KATİP... e-imzalıdır HAKİM ... e-imzalıdır