Kasko şirketinin trafik kazası kaynaklı rücuen ödediği tazminatın tahsili için açtığı itirazın iptali davasında davalıların kusur, hak düşürücü süre ve başvuru şartı itirazları.
Özet: Davacı kasko sigorta şirketi, polis raporuyla kusurlu bulunan davalıya ait aracın park halindeki sigortalısına çarparak neden olduğu kazada oluşan zararı sigortalısına ödedikten sonra, bu tutarın rücuen tahsili için başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini talep ederken; davalı sigorta şirketi davanın hak düşürücü süre ve ön başvuru şartı eksikliği nedeniyle reddini, sigortalısının kusursuz olduğunu savunmuş, diğer davalı ise kazaya karışmadığını iddia ederek talebin reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Tem. ve Gıda San. ve Tic. Ltd Şti, trafik kazasına konu... plakalı aracını müvekkil ... Şirketi'ne █████/2023 - █████/2024 tarihlerinde geçerli olmak üzere ... numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta himayesine aldığını, 17.10.2023 tarihinde, davalı ...'a ait ve ... Sigorta'dan geçerli ZMSS poliçesi bulunan ... plakalı aracın, park halinde bulunan müvekkiline sigortalı... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, polis memurlarınca tutulan resmi kaza tespit tutanağında davalı tarafa ait araç sürücüsü KTK'nın 84/L maddesine aykırı hareket ederek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinin belirtildiğini, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde bir kusurunun olmadığının tespit edildiğini, sair taraftan davalıya ait aracın sürücüsü KTK 81. maddesine aykırı bir şekilde kaza mahallini terk ettiğini, sigorta ettirene ait araçta oluşan zararın müvekkiline ihbar edilmesinden sonra 5684 sayılı Sigortacılık Yasası uyarınca bağımsız nitelikteki sigorta eksperi görevlendirildiğini, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde toplam 4.965,33-TL tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini ve müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi gereği sigortalısının kanuni halefi sıfatına hak kazandığını, sigorta ettirene ödenen 4.965,33-TL tazminatın rücuen tahsili için borçlular aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalılar tarafından haksız şekilde itirazda bulunulduğunu, davalılardan ...'un icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildiğini ancak takibin diğer borçlu ... Sigorta'nın faaliyet merkezinin bulunduğu yer icra müdürlüğünde açıldığını, akabinde arabuluculuğa başvurulduğunu ancak görüşme neticesinde anlaşma sağlanamadığını, davalıların haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde iş bu davanın açıldığını belirterek davalıların .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı takibine yaptığı haksız itirazın iptaline, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın itirazın iptali davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edilmiş olduğunu ve usulden reddi gerektiğini, itirazın iptali davaları için yasada belirtilen bir yıllık sürenin, hak düşürücü süre olduğunu, yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerektiğini, huzurdaki davada hak düşürücü süre içerisinde dava açılıp açılmadığı hususu araştırılarak, hak düşürücü sürenin geçmiş olması halinde davanın usulden reddi gerektiğini, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna başvurması gerektiğini, davaya konu kazanın ardından davacının, müvekkil sigorta şirketine başvuruda bulunmadığını, müvekkil şirkete ulaşan usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde, sigortalısı araç sürücünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, mahkememiz tarafından kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla; Sigortalısının kusuru oranında sorumlu olan müvekkil Sigorta Şirketinin de sorumluluğunun tespiti açısından tüm dosyanın ve savcılık / ceza davası evraklarının da eklenerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddine, maddi tazminat taleplerinin reddine, kusur oranı bakımından ve hasar tazminatı miktarının tespiti yönünden mahkemece bilirkişi tetkikatı yaptırılmasına, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, davacının müterafik kusurunun tazminattan indirilmesine, müvekkil şirketin sorumlu bulunması durumunda, sorumluğunun yukarıda açıkladıkları çerçevede ve azami limit ile sınırlı olacağına, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile müvekkil şirket dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asil ... cevap dilekçesinde özetle; 17.10.2023 tarihinde ... Plakalı ... Pikapla karşı tarafın ... Plakalı aracı ile kaza yaptığı gerekcesiyle hakkında dava açıldığını, kendisinin bu davadan haberdar olmadığını, bu belirtilen tarihte kaza yapmadığını, güvenlik görevlisi bölge trafikten ekip çağırıldığını, görevli memurun tutanak tutmuş denildiğini, kendisi açısından karşı tarafın aracını çarması ve kaza yapma olayının yalan olduğunu, davacının ifadesine göre görevli tarafından hakkında ifade yazılmış bu olayların doğru olmadığını, olay yerinde kamara ve şahit olmadığını, olay yerinin belediyenin en işlek caddesi olduğunu, izinsiz hiç bir kimsenin aracını park edemeyeceğini ancak karşı tarafın aracını koyduğunu ve davacının davasının yersiz olduğunu belirterek davanın basil usulde görülmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Ekspertiz raporu, Kaza tespit tutanakları, Faturalar, Ödemeler, Hasar dosyaları, Fotoğraflar, ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlular hakkında █████/2025 tarihinde 4.965,33TL alacak ve 63,22TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçluların süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Tanık ...'ün .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ve ... Talimat sayılı duruşmasında alınan beyanı ile; kendisinin dava taraflarını tanımadığını, dava dışı ...... Şirketinin sahibi olduğu... plakalı aracı ürün dağıtımı için kullandıklarını, davaya konu kazayı gördüğünü, söz konusu... plakalı aracı kaza günü kendisinin kullandığını, kendisinin araçtaki ürünleri bir bayiye indirmek ve teslim etmek üzere yol kenarına aracı park ettiğini, tam teslim edeceği ve aracın dışında olduğu anda ismini bilmediği ticari beyaz renkte bir aracın kendilerinin aracına çarptığını, çarpan araç sahibine seslenmelerine ve dur demelerine rağmen araç sürücüsünün durmadığını, olay yerini terk ettiğini, sonrasında polislerin geldiğini ve tutanak tutulduğunu ve bu süreç içerisinde dahi araç sürücüsünün olmadığını belirtmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇEDava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, sigortacının sigortalısına ödediği bedelin, zarara sebebiyet veren üçüncü şahıstan ve ZMMS sigortacısından halefiyet yoluyla rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Davacı sigorta yapığı ödemenin rücu koşullarının oluştuğundan bahisle davalılardan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takiplerini başlatmış olup; ödeme emirleri davalı borçlulara tebliğ edilmiştir. Davalılar borçlu yasal süresi içinde ödeme emirlerine itiraz ettiğinden takiplerin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.6102 sayılı TTK m. 1472(1) hükmüne göre, Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Anılan yasal düzenleme gereği, sigortacı sigortalı mal sahibinin hak ve yetkilerine sahip olur. Davacı sigorta şirketinin yasal halefiyet hakkından yararlanabilmesi için sigortalısına, sigorta bedeli veya tazminatını ödemesi gerekir. Başka bir anlatımla, sigortacının sigorta ettirenin dava hakkına halef olabilmesi için herşeyden önce tazmin edilen ziyan ve hasarın, sigorta kapsamına giren rizikonun gerçekleşmesinden ileri gelmiş olması icap eder.Türk Borçlar Kanunun 49. maddesinde: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır. Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesinde: - (Değişik fıkra: █████/1996 - ███████ md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; 17.10.2023 tarihinde davacı sigortanın sigortalısına ait ... plakalı park halindeki araca, davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı aracın çarpması neticesinde, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet sigortasının bulunduğu, davalı ...'un tescil maliki olduğu anlaşılmış olup kaza tespit tutanağı ve tanık beyanlarından ... plakalı aracın park halindeki ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğu anlaşılmakla %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın ise incelenen kaza tespit tutanağı ve görüntülerden hatalı park ettiği (çift park) anlaşıldığından meydana gelen kaza sebebi ile %25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmış ve aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, hasarın kaza ile illiyet bağının olduğu, kaza tarihi itibariyle dava konusu ... plakalı aracın dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alındığında aracın onarımı için zorunlu olarak değiştirilmesi gereken yedek parçaların bedeli ve işçilik bedellerinin piyasa koşullarına uygun ve makul olduğu kabul edilmiş ve davacı sigortanın sigortalısının kusuru dikkate alındığında davacının 3.724,00TL asıl alacak ve 47,42TL işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmış ve davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazların kısmen iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( kabul oranı: %75 )HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davanın kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 3.724,00TL asıl alacak ve 47,42TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.771,42TL üzerinden takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2) İcra inkar tazminat talebinin reddine,3- Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00TL'nin 3.450,00TL sinin davalı sigortadan, 1.150,00TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,5-Davacı tarafça yatırılan 732,00TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 3.771,42TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 2.067,00TL yargılama giderinin kabul oranına göre 1.550,25TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,8-Davalı sigorta yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.257,13TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı sigortaya verilmesine,9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa resen iadesine,Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2026 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır