Kasko Sigorta Şirketinin Haksız Eylem Kaynaklı Trafik Kazası Sonrası Ödediği Hasarın Halefiyetle Rücuen Tahsili Amacıyla İcra Takibine Yapılan İtirazın İptali Davası.
Özet: Bu hukuki evrak, kasko sigorta şirketinin, sigortalısının aracında meydana gelen hasarı ödedikten sonra, kusurlu üçüncü tarafın zorunlu trafik sigortacısı konumundaki davalı şirketten, Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi uyarınca halefiyet yoluyla rücuen talep ettiği bedelin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup; davacı sigortacının zarar bedelini tahsil etme girişimi karşısında, davalı trafik sigortacısının zaman aşımı, poliçe limitleri ve eksper raporu gerekliliği gibi savunmalarla sorumluluğunu reddettiği bir yargılamayı özetlemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████ DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 07.07.2025KARAR TARİHİ : 16.06.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından--- adına düzenlenen ----- numaralı kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı ----- plakalı aracın 06.02.2022 tarihinde park halindeyken --- yönetimindeki ----- plakalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını, kaza tespit tutanağına göre davalı tarafın sigortalısı olan sürücünün asli kusurlu bulunduğunu, müvekkil şirketin sigortalısına 10.003,85-TL tutarında hasar ödemesi yaptığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalıya rücu ihtarı gönderilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, ---. İcra Dairesinin ---- esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, hasar miktarının eksper raporu ile sabit olduğunu, alacağın likit olması nedeniyle yüzde yirmi icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak esas alınması icap ettiğini, davalı tarafın ödemekle yükümlü olduğu borcu inkar ettiğini, tüm bu nedenlerle; davalının ----İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacak talebinin zaman aşımına uğradığını, 06.02.2022 tarihli kazaya karışan --- plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde --- sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, davaya konu hasar için müvekkil şirket tarafından 39.996,15-TL tutarında hasar tazminatı ödendiğini, bu ödemelerle şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, davacı sigorta şirketinin talep ettiği tutarın Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi uyarınca bakiye kalan fatura alacaklarından ibaret olduğunu, bu alacaklar bakımından müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve ilgili mevzuat uyarınca sigortacının sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespiti için Mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının hukuki zorunluluk arz ettiğini, Yargıtay --- Hukuk Dairesinin --- esas ve ----- karar sayılı 22.09.2011 tarihli kararı uyarınca kusur raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin yalnızca gerçek zarardan sorumlu olduğunu, zararın hayatın olağan akışına uygun şekilde belirlenmesi gerektiğini, talebin teminat kapsamında olup olmadığının tespiti için dosyada bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sorumluluğun teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, tüm bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; davacı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan araç ile davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk poliçesi kapsamında sigortalanan araç arasında meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalıya rücu edilmesi için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Mal sigortaları türünden olan Kasko Sigorta Genel Şartlarının teminatın kapsamını belirlenen A.1. maddesine göre, gerek hareket ve gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında aracı ani ve harici etkiler sonucunda sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisime çarpması ... gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyetle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu oluşan maddi zararlar bu tür sigortanın teminatı kapsamındadır.TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.TTK'nın 1472.maddesinde (eski TTK 1301) düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir. Davanın ZMMS poliçesi ile sigortalayan sigorta şirketine, araç malikine ve araç sürücüsüne karşı açılması sebebiyle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır.Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır.KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir.Somut davada;Davacı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan ----plakalı araç ile davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan ----- plakalı araç arasında 06.02.2022 tarihinde trafik kazası meydana geldiği, ----plakalı aracın ----- poliçe numarası ile 09.11.2021 tarihi ile 09.11.2022 tarihi arasında geçerli olmak üzere davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı, ----plakalı aracın ------ poliçe numarası ile 12.11.2021 tarihi ile 12.11.2022 tarihi arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığı, Davacı tarafından kasko sigortası ile sigortalanan ----plakalı dava dışı araç maliki tarafından meydana gelen hasar bedeli için 10.003,85 TL ödeme yapıldığı, Davacı sigorta şirketinin 10.003,85 TL asıl alacak bedelini --- plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalıya rücu edilmesi için--- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı dosyasında 10.003,85 TL asıl alacak ve işlemiş 1.900,45 TL faiz olmak üzere toplam 11.904,30 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. 06.02.2022 tarihinde saat 05:58 sıralarında,---- caddesi üzerinde meydana gelen olayda; sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ile cadde üzerinde seyir halinde ilerlediği sırada direksiyon hâkimiyetini kaybettiği, sürücünün seyir doğrultusunda yolun sağ tarafında park halinde bulunan araçlara doğru savrulmuş, ilk olarak yol kenarında park halinde buluna--- plakalı aracın sol yan kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisiyle kontrolünü kaybetmeye devam eden aracın, bu aracın ön kısmında park halinde bulunan ---- plakalı aracın arka kısımlarına da çarptığı, meydana gelen ikinci çarpmanın etkisiyle savrulmanın devam ettiği ve sürücünün kullandığı aracın yol kenarında bulunan çöp konteynerine çarparak durabildiği maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.Dava konusu kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu ve davacı tarafından sigortalanan araçtaki hasar durumunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda davacı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacı tarafın yaptığı ödemenin 7.099,85 TL'lik zarar ödemesinin dosya kapsamına uygun olduğu belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacının zararının 7.099,85 TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Asıl alacağa icra takibine kadar işleyen faiz miktarının 1.348,74 TL olduğu anlaşıldığından davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Davacının alacağının belirli olmadığı, alacağın yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile belirli hale geldiği, buna göre alacağın likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine; --- İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 7.099,85 TL asıl alacak ve 1.348,74 TL işlemiş faiz üzerinden takip talebindeki şartlarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 59,52-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 57,08-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan toplam 674,92-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 175,00-TL vekalet harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 141,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 7.931,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 5.628,99-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.302,41-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından 87,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 25,40-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 62,10-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 8.448,59-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 3.455,71-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 3.264,66-TL'nin davalıdan, 1.335,34-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.