Danıştay 9. Daire, serbest muhasebeci mali müşavirin Vergi Usul Kanunu 227 uyarınca müteselsil sorumluluğunun oluşmadığına hükmeden kararı onarken, vekalet ücreti yönünden düzeltme yaptı.
Özet: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, başkasına ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali talebiyle açılan davada, bölge idare mahkemesinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 227. maddesindeki sorumluluğun, beyannameler ile defter kayıtları ve belgeler arasındaki vergi ziyaına neden olacak tutarsızlıklar tespit edilemediği için davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle ödeme emirlerini hukuka aykırı bulduğu kararına karşı, davalı idarenin esasa ilişkin temyiz itirazları reddedilirken, davacının lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönündeki temyiz istemi, yeniden yargılamayı gerektirmeyen eksiklik veya yanlışlıkların düzeltilerek onanmasını sağlayan hukuki düzenleme kapsamında değerlendirilerek karar verilmiştir.
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVALI) ... Defterdarlığı- ..
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacı tarafından vekalet ücreti yönünden, davalı tarafından esas yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ...'a ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dokuzuncu Dairesince verilen bozma kararına uyarak dosyayı yeniden incelemek suretiyle; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde öngörülen sorumluluğun, beyannameleri imzalayan meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğan, bir başka ifadeyle defter kayıt ve belgeler ile beyannamelerin birbirleriyle tutarsız olmasından kaynaklanan bir sorumluluk olduğu, verilen beyannamelerdeki vergi kaybının nasıl oluştuğu ve beyannameler ile belgeler arasında vergi ziyaına neden olacak şekilde bir aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarında davalı idarece yapılmış bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından, anılan madde uyarınca davacıların sorumluluğundan söz edilemeyeceği, davacı adına müteselsil sorumluluk kapsamında düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunun bu gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Bölge İdare Mahkemesince, yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karşın lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın vekalet ücreti yönünden bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davacı adına mesleki sorumluluğu nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davalı temyiz isteminin reddi, davacı temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden temyiz kararında yazılı gerekçeyle düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan bozma sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür
Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti dışındaki hüküm fıkrasına yönelik davalı tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının, vekalet ücretine ilişkin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı ifade edilmiştir.
Maddenin gerekçesinde ise madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun “Avukatlık ücreti” başlıklı 164. maddesinin 1. fıkrasında; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği hükme bağlanmış; kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan ve yayım tarihinde yürürlüğe giren, █████/2024 tarih ve 32681 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Danıştayda, bölge idare, idare ve vergi mahkemelernde görülen dava ve işlerde ücret başlıklı 15. maddesinde; "Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat, kabul, davanın konusuz kalması ya da herhangi bir nedenle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedileceği" kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının █████/2023 tarihinden itibaren vekille temsil edildiği, açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu, Danıştay Dokuzuncu Dairesince verilen bozma kararına uyarak yeniden incelemek suretiyle gerekçeli reddeden Bölge İdare mahkemesince, █████/2024 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacının vekalet ücretine hak kazandığı, buna rağmen kararda davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır.
Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden hüküm fıkrasına "kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 18.000,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ibaresi eklemek suretiyle kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!