İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, haksız eylemden kaynaklanan ödenmeyen ticari alacak ve çeklere ilişkin itirazın iptali istinaf kararını sunar.
Özet: Davacı şirket, davalı şirketin yönlendirmesiyle üçüncü bir firmaya eksiksiz mal ve hizmet teslimatı yapmasına rağmen, alacağının davalı tarafından ödenmemesi ve ihtarlara rağmen icra takibine yapılan haksız itirazın takibi durdurması üzerine, alacağın tahsili ve icra inkar tazminatı talebiyle itirazın iptali davası açmış; davalının yetki itirazı üzerine davanın görevli mahkemeye gönderilmesinin ardından, ilk derece mahkemesi davalı ile üçüncü firma arasındaki sözleşme, e-posta yazışmaları ve çekler gibi delilleri inceleyerek davanın esası hakkında yargılamaya devam etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████ Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2025
NUMARASI:████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan anlaşma gereğince müvekkilinin davalı tarafın yönlendirdiği ... firması olan ... Şti. ile çalıştığını, tüm ... mağazaları siparişlerinin eksiksiz ve tam olarak teslim edildiğini, ancak davalı tarafça müvekkilinin bakiye alacağının ihtara ve icra takibine rağmen ödemediğini, icra takibine yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, davanın davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ilişkin olduğunu, tarafların defter ve kayıtlarının, ihtarnamelerin, davalı ile ... Şti. arasında yapılan sözleşme, fatura dökümleri, e-mail yazışmaları, hesap ekstreleri, icra dosyası ve bilirkişi incelemesi ile ispatlanacağını, ... firması yetkilisinin siparişleri müvekkil şirkete bildireceği ve fatura tarihinden 60 takvim günü sonra ilk ödeme gününde ... firmasının hakediş tutarını hesaba havale yolu ile göndereceğini, ... firması olan ... Şti.'ne siparişlerin teslim edildiğini ancak ödeme yapılmadığını, ... Şti. tarafından keşide edilen █████/2015 tarihli 150.000,00 TL bedelli, █████/2015 tarihli 100.000,00 TL bedelli █████/2015 tarihli 100.000,00 bedelli 3 adet çek bedelleri ve 103.265,57 TL cari hesap alacağının ödenmediğini, dolayısıyla mal ve hizmetlerin ... firmasına noksansız teslim edildiğini, buna rağmen müvekkili firmanın alacağı ödenmeyerek müvekkili şirketin zarara uğratıldığını, taraflar arasında ödemelerin ... firması üzerinden yapılacağı, davalı firmanın ... ve güvencesinde olacağı şeklinde ... ortaklığı kurulduğunu, takibe dayanak oluşturan faturalarda yer alan mal ve hizmetlerin davalı tarafın yönlendirdiği ... firması olan ... Şti.'ne noksansız teslim edilmiş olup, verilen mal ve hizmetlerin itirazsız kullanıldığını, bedellerinin ödenmediğini, defter ve kayıtların müvekkilinin alacak iddialarını tümüyle doğruladığını, alacağını uzun süre tahsil edemeyen müvekkili şirketin mağdur edildiğini, ihtarname ve icra takibine rağmen alacağını tahsil edemediğini, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olarak belirlendiğini, davalı tarafın ... yerinin Beşiktaş/İSTANBUL olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin İstanbul/Çağlayan mahkemeleri olduğunu, öncelikle yetki itirazında bulunulduğunu, davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini aksi halde haksız ve yasaya aykırı açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YETKİSİZLİK KARARI:İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2016 tarihli, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, dosya İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esasına kaydedilerek, yargılamaya bu mahkemede devam edilmiştir.
MAHKEMENİN İLK KARARI:İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 05.12.2017 tarihli ████████E.-████████K. sayılı kararı ile; "...davanın, İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkin olduğu, İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 453.265,57 -TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğunun saptandığı, icra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığının da tespit edildiği, davalı ile dava dışı ... Şti. Arasında bağıtlanan 01.02.2014 tarihli sözleşme örneği, taraflar arasında yapılan e-posta yazışma örnekleri, keşide edilen ihtarname örnekleri, dava dışı ... Şti. Tarafından davacıya keşide edilen çek fotokopileri, muavin defter örneği getirtilerek dosya içine alındığı, taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılması neticesinde düzenlenen 06.01.2017 tarihli bilirkişi raporunda; "davacının incelenen 2014 yılı yevmiye defterinin kısmi sayfalarının ibraz edildiği, defteri-i kebir ve envanter defterleri ibraz edilmediği, davalı şirkete ait 2013-2014 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, açılış ve kapanış olaylarının yapıldığı, 2015 yılı defterlerinin ise E-defter onaylı olduğu, yevmiye ve kebir defterlerinin elektronik ortamda envanter defterinin ise fiziki olarak tutulduğu, davalı şirketin defterlerinin delil niteliğini taşıdığı belirtilmiş, incelenen defter ve belgelere göre taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişkinin bulunmadığı, takip ve dava konusu yapılan alacağın borçlusunun dava dışı ...Şti. Olduğu, davalının yönlendirmesi ve verdiği ... ile davacının edimini yerine getirdiğinden söz edilemeyeceği ve bu borçtan sorumlu tutulamayacağı" nın belirtildiği, davacı ile dava dışı ... yazışmaları ile ilgili cd dökümünün 26.04.2017 tarihli rapor ile yapıldığı, 10.10.2017 ek bilirkişi raporunda; davalıya ait mağazalar için yapılan işlemlerin söz konusu olduğu, bu işlemlerin yapılması sırasında her 3 şirketin birbiri ile bağlantı halinde bulunduğu, yapılan işlerin ... bedelinin davalı tarafından dava dışı ... Şti.'ne ödendiği, buna rağmen dava dışı şirket tarafından davacıya ödeme yapılmadığı, bu nedenle de davalının borçtan sorumlu tutulamayacağının belirtildiği, iddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davalı ile dava dışı ... Şti. arasında davalıya ait mağazalar ile ilgili olarak 01.02.2014 tarihinde bir eser sözleşmesi bağıtlanmış olup, taraflar arasında doğrudan bir sözleşme bağıtlanmadığı gibi doğrudan ticari ilişkileri de bulunmadığı, uyuşmazlığın davacının dava dışı ...Şti.nden olan alacağının davalı güvencesinde olup olmadığı ve davalının bu borçtan sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkin olduğu, davacının iddiasını davalı şirket çalışanı olan ... isimli kişi ile yapılan elektronik posta yazışmalarına dayandırdığı, adı geçen kişinin davalı şirket çalışanı olmakla birlikte şirketi teslim ve ilzama yetkili bulunmadığının belirlendiği, taraflar arasında doğrudan bir ilişki bulunmamakta olup, davacı şirketin ticari defterlerine göre dava dışı ... Şti.den 31.12 2014 tarihinden itibaren 103.265.57 TL alacaklı durumda olduğu, adı geçen şirket tarafından verilen toplam 350.000.,00 TL tutarında 3 adet çekinde karşılıksız çıktığı bildirildiğinden, toplam 453.265,57 TL tutarında alacaklı olduğu belirtilerek bu alacağın davalıdan tahsilinin istenildiği, davalı şirketin dava dışı ...Şti'ne 31.12.2014 98.156.25 TL borçlu olduğu ve davacı ile ilgili olarak hiçbir kaydın bulunmadığının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda tespit edildiği, dava dışı ... Şti.nin davalı tarafından açılan mağazaların inşaat, dekarosyon ve tadilat işlemlerini 01.02.2014 tarihli sözleşme kapsamında yerine getirdiği, davacının da bu işler nedeniyle ...Şti'ne mal tedarik ettiğinin anlaşıldığı, davacı dava konusu işten dolayı dava dışı ... Şti'ne ödeme yaptığı, davacının dava dışı ... Şti'den olan alacağından davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davalının dava dışı şirketin borcunu üstlenmesi, ... etmesi, veya yönlendirmesinin söz konusu olmadığı, davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminde bulunmuş ise de; davacının takibinde haksız olmakla birlikte, kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulduğu görülmüştür.
İSTİNAF KARARI:Dairemizin █████/2021tarihli █████████E. - ████████K.sayılı kararıyla; ''...Yetkisiz temsilci tarafından yapılan ... ve işlemlere uygulanmak sureti ile onay verilmesi halinde, artık temsilcinin yetkisizliğinin ileri sürülmesi MK 2. Maddedeki dürüstlük kuralına uygun düşmez .Bu nedenle e-mail yazışmalarında davalının verdiği işler davacı yanca yapılmış ve davalı yanca kullanılıyor bu savunmaya salt bu nedenle itibar edilemeyecektir. Bu nedenle mahkemece işlerin yapılıp yapılmadığı, e mail de geçen ödemelerin ... güvencesinde olduğuna dair kayıt içeriği de değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamış ve bu nedenle davacı yanın istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile
1- Davacı yanın istinaf başvurusunun KABULÜNE ; ilk derece mahkemesi kararının HMK 53/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE..." karar verilmiştir.
KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI: İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2025 tarihli ████████ E.- ████████K. Sayılı kararı ile; "...Davacının, dava dışı ... Şti. ile akdedilen 01.02.2014 tarihli sözleşmeye dayalı alacağının tahsilini, sözleşmenin tarafı olmayan davalı şirketten talep ettiği, sözleşme ilişkisinden doğan alacak hakları kural olarak, sadece sözleşmenin diğer tarafına karşı ileri sürülebilen haklar olduklarından esasında davacının alacak iddiasını sözleşmenin tarafı olmayan davalı şirkete karşı ileri sürmesinin mümkün olmamakla beraber, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin de 09.04.2021 tarihli kararında işaret ettiği üzere davalı şirketin, davacıya, dava dışı ... şirketinin ödemelerinin kendi güvencelerinde olduğunu bildirmesi esasında dava dışı şirketin fiilinin davacı şirkete karşı taahhüdü mahiyetindeki bir ... niteliğini haiz olduğu, davacı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşme uyarında dava dışı ... şirketinin edim yükümlülüğünün, para alacağına ilişkin olduğu hususu nazara alındığında davalının, davacının alacağını taahhüt altına girdiği bu itibarla dava dışı üçüncü kişinin fiilinden davacıya karşı sorumlu olduğu Davacının dosya kapsamına sunmuş olduğu cari ekstrede davacının toplam 820.974,20 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu, davadışı şirketin toplam 367.708,63 TL ödeme yapmış olduğu böylece davadışı şirketten 31.12.2014 tarihi itibariyle 820.974,20 – 367.708,63 = 453.265,57 TL alacaklı olduğu, davadışı şirketin 31.12.2014 tarihinde toplam 350.000,00 TL tutarında 3 adet çek verdiği böylece takip tarihi itibariyle davadışı şirketten 103.265,57 TL bakiye alacağının kaldığı, davacının davadışı şirketten almış olduğu 350.000,00 TL tutarındaki çekin tahsil edilmediği bu itibarla davacının davadışı şirketten alacağının kayıtlarına göre 453.265,57 TL olduğu, Dava dışı ... şirketinin ... formları üzerinde yapılan incelemede davacının düzenlemiş olduğu ve BA-BS sınırını aşmayan 7.07.2014 tarihli ... no.lu 253,11 TL tutarındaki fatura ve 11.07.2014 tarihli ...no.lu 609,82 TL tutarındaki fatura dışındaki faturaların tamamının davadışı şirket BA formunda bildirilmiş olduğu, başka bir deyişle davadışı şirketin kabulünde olduğu davacı yanın takip tarihi itibariyle Davacının Cari Ekstresinde bulunan Faturaların toplamının 820.974,20 TL olup ispata muhtaç faturaların -253,11 TL ve -609,82 TL olduğu, dava dışı şirket tarafından yapılan ödemeler olan -367.708,63 TL nin düşümü ile takip tarihi itibariyle bakiye alacak miktarının 452.402,64 TL olup bu kapsamda davacının 452.402,64 TL bakiye alacağının bulunduğu ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 09.04.2021 tarihli kararında işaret ettiği üzere davalı şirketin, davacıya, dava dışı ... şirketinin ödemelerinin kendi güvencelerinde olduğunu bildirmesi esasında dava dışı şirketin fiilinin davacıya karşı taahhüdü mahiyetindeki bir ... olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği Alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği sebebiyle icra inkar tazminat talebinin yerinde olmadığı yine koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin de reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M/Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile; İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 452.402,64 TL asıl alacak üzerinden takip koşulları ile devamına, fazla istemin reddine,
2-Alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği sebebiyle icra inkar tazminat talebinin reddine,
3-Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki savunma ve beyanlarını tekrarla; müvekkilinin davacı şirkete ... şirketinin fiiline ilişkin bir taahhüt vermediğini, ilk derece mahkemesinin taahhüt olarak nitelendirdiği işlemi yapanın müvekkili şirketi temsile yetkili olmayan ... olduğunu,Müvekkilinin yetkisiz temsilci ...'un işlemlerine onay vermediğinin dosya kapsamı ile sabit olduğunu, Davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğu iddiasını yetkisiz temsilci ... ile yaptığı yazışmalara dayandırdığını,İlk derece mahkemesince "üçüncü kişinin fiilini taahhüt" iddiasını doğrudan etkileyen "yetkisiz temsilci" konusuna ilişkin hiçbir değerlendirme yapmadığını, Bilişim uzmanı bilirkişinin hazırladığı █████/2017 ve █████/2017 tarihli CD içeriğinin dökümüne ilişkin bilirkişi raporlarının ilk derece mahkemesince incelendiğine dair bir emare bulunmadığını, raporlarda fiyat tekliflerine ilişkin ... tarafından yapılan yazışmaların bilgi kısımlarında müvekkili şirkete ait bir uzantının bulunmadığının ve bu sözleşme kapsamında yapılan işlerin bedelinin müvekkili tarafından dava dışı ...'a yapıldığı, ancak onun tarafından davacı şirkete ödeme yapılmadığının tespit edildiğini,Mahkemece ...'un müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkisi olmadığı, TBK'nın 46. maddesi kapsamında müvekkili şirketi yetkisiz temsilcinin işlemlerinden sorumlu tutmak için gereken şartların gerçekleşmediği ve müvekkili şirketin yetkisiz temsilcinin işlemlerinden sorumlu olmayacağına ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını,Anonim şirket olan müvekkilini ...'un temsile yetkili olmadığının ticaret sicil kaydı ile sabit olduğunu, mağaza geliştirme uzmanı olarak çalışan ...'un elektronik posta göndererek müvekkilini borç altına sokmasının mümkün olmadığını limitet şirket olan davacının da bilmesi gerektiğini,Ayrıca ...'un davacı şirkete 30 Aralık 2013 tarihli mail ile ... şirketi ile sözünü ettiği maddelerin de içinde olacağı bir sözleşme yapmalarını rica ettiğini, ancak davacı şirketin ... ile bir sözleşme yapmadığını, ödemeler yapılmayınca da kötüniyetli olarak müvekkiline husumet yönelttiğini,Davacı şirket ile müvekkili arasında bir sözleşme bulunmadığını, müvekkili ile ... arasındaki sözleşme hükümlerinde de, sözleşmenin ancak sözleşmeyi imzalayan şirketlerin yetkililerinin imzalayacakları bir ek ile değişiklik yapılabileceğinin kararlaştırıldığını, ...'un işleminin sözleşme hükümleriyle de uyuşmadığını,Müvekkilinin ...'un işlemini onadığına dair dosyada delil bulunmadığını, bu nedenle işlemin müvekkilini bağlamayacağını,İşlemlerin aynı temsilcinin tek imzası ile yapıldığı, bunun davacı şirket tarafından benimsendiği ve taraflar arasında bu konuda bir teamül oluştuğunun da ispatlanamadığını,Müvekkilinin ...'un █████/2013 tarihli elektronik postasının içeriğinden ancak █████/2015 tarihli ihtarname ile haberdar olduğunu, haberinin olmadığı bir işleme onay vermesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile ... arasındaki ... ilişkisinin █████/2015 tarihinde sonlandırıldığını,Davacının dayandığı ... uzantılı yazışmalar incelendiğinde, dava konusuyla ilgili olmadığı, fiyata, fiyat teklifine ve herhangi bir taahhüde yer verilmediğinin görüldüğünü, zaten ...'ın da müvekkili şirketi temsil yetkisi bulunmadığını, şirketin pazarlama personeli olduğunu,... şirketi tarafından gönderilen e-postada müvekkilinin tüm ödemelerini ... şirketine yaptığı, ancak onlar tarafından davacı şirkete ödeme yapılmadığının açıkça ikrar edildiğini, Davacı şirketin hem müvekkiline, hem de ...'a karşı icra takibi başlattığını, ancak yalnızca müvekkiline karşı dava açtığını, adeta sebepsiz şekilde zenginleşmeye çalıştığını,Somut olayda TBK'nın 583. maddesine uygun yazılı bir kefalet sözleşmesinin de mevcut olmadığını, Davacının alacağını cari hesaba ve üç adet çeke dayandırdığını, ancak dosya kapsamında ...'ın davacıya verdiği toplam 350.000,00 TL bedelli üç adet çekin karşılıksız çıktığına dair bir delil bulunmadığını,... Bankası tarafından verilen cevapta bu üç adet çekin bankaya ibraz edilmediğinin bildirildiğini, davacı vekilinin çekleri mahkemeye sunduğunu ve ... firması tarafından çeklerin ödeneceği beyan edildiğinden ve davalı ...'in de ... verdiğinden, çeklerin bankaya sunulmadığının beyan edildiğini belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğü'nün...sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafın davalı ve dava dışı ... Şirketi hakkında toplam 453.265,57 -TL cari hesap alacağının eklentileri ödetilmesi istemiyle █████/2015 tarihinde ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalı ... A.Ş. tarafından █████/2015 tarihinde yasal süresi içinde borca itiraz edildiği ve icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu, icra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur.Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan çek örnekleri incelendiğinde; ... Bankası ... Şubesi'ne ait sırasıyla, ..., ... ve ... seri numaralı, █████/2015, █████/2015 ve █████/2015 keşide tarihli, 150.000,00 TL, 100.000,00 TL ve 100.000,00 TL bedelli çekler oldukları, keşidecinin dava dışı ... Şirketi lehtarın ise davacı şirket olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince borçlar Hukuku öğretim görevlisi ... ve mali müşavir ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 06.01.2017 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının incelenen 2014 yılı yevmiye defterinin kısmi sayfalarının ibraz edildiği, defteri-i kebir ve envarter defterleri ibraz edilmediği, davalı şirkete ait 2013-2014 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, açılış ve kapanış olaylarının yapıldığı, 2015 yılı defterlerinin ise E-defter onaylı olduğu, yevmiye ve kebir defterlerinin elektronik ortamda envarter defterinin ise fiziki olarak tutulduğu, davalı şirketin defterlerinin delil niteliğini taşıdığı belirtilmiş, incelenen defter ve belgelere göre taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişkinin bulunmadığı, takip ve dava konusu yapılan alacağın borçlusunun dava dışı ... Şti. olduğu, davalının yönlendirmesi ve verdiği ... ile davacının edimini yerine getirdiğinden söz edilemeyeceği ve bu borçtan sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 10.10.2017 tarihli bilirkişi ek raporunda; davalıya ait mağazalar için yapılan işlemlerin söz konusu olduğu, bu işlemlerin yapılması sırasında her 3 şirketin birbiri ile bağlantı halinde bulunduğu, yapılan işlerin ... bedelinin davalı tarafından dava dışı ... Şti.'ne ödendiği, buna rağmen dava dışı şirket tarafından davacıya ödeme yapılmadığı, bu nedenle de davalının borçtan sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir.İlk derece mahkemesince bilişim uzmanı ...'ndan alınan █████/2017 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı ile davalılar arasındaki mail yazışmalarına ilişkin CD'nin çözümünün yapıldığı ve içeriğinin dosyaya sunulduğu tespit edilmiştir.02 Aralık 2013 tarihinde ... isimli adresten ... tarafından ...’a gönderilen mail incelendiğinde; "2014 yılında sizden mobilya almak istediğimizde sizin ödemenizi ... firması üzerinden yapacak olmamız sizin için bir problem oluşturur mu? Yani mobilya montajınızı yapacaksınız, size yönlendirdiğimiz firmaya faturanızı keseceksiniz, fatura tarihinden itibaren 60 takvim günü sonraki ilk ödeme gününde hesabınıza havale yapılacak, Ödemeleriniz firmamız garantisinde olacaktır, herhangi bir aksatma v.s. yaşatılmayacaktır. Size ayrı ... firmasına ayrı ödeme yapmak bizim tarafımızda muhasebesel olarak biraz karışıklığa neden olacağından böyle bir talebimiz var." şeklinde talepte bulunulduğu, █████/2013 tarihli mailde ise, "… firması ödemeleri ... güvencesinde olacak." şeklinde beyanda bulunulduğu tespit edilmiştir.Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince mali müşavir ...’dan alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; "…1. Davacının, dava dışı şirket ... ile aralarında ticari bir ilişkisi olduğu ancak buna dair aralarında yapılan sözleşmenin dosyada ve UYAP üzerinde görülmediği ve yazılı sözleşmenin olmadığının düşünüldüğü,
2. Davacının, davalı şirketin yönlendirdiği dava dışı ... ile çalışma yaparak, davalının mağazalarında hizmet verdiği, bu mal satım hizmetinden sonra dava dışı şirketten 3 adet çek toplamı 350.000,00 TL.- ile cari hesaptan kalan 103.265,57 TL.- toplamı 453.265,67 TL.- tutarında alacaklı hale geldiği, ancak çeklerinde ödendiğine dair bir emare olmadığı, çeklerin ödenip ödenmediğinin bankaya sorulduğu , banka cevaplarının gelmediğinden, çeklerin akıbetinin henüz bilinmediği,
3. Davacının, davalı şirketin o dönedeki çalışanı ... ile yapılan yazışmalarında ... ile çalışacakları ve ödemeler konusunda bir sorun yaşanması halinde, ödemlerin ... güvencesinde olduğunu bildirdiğinden, davacının da , dava dışı şirketten olan alacağını tahsil edemediğinden, davalı şirkete ihtarname gönderdiği ve derhal /deftaen borçların ödenmesini talep ettiği, davalı ... Optiğin ise dava dışı şirketin borçlarından sorumlu olmadığını belirterek, davacıya herhangi bir ödeme yapmadığı,
4. Davacı ile davalı ... A.Ş. arasında yetkisiz temsile dayalı bir ticari ilişki olduğunun kabul edilebileceği, davacıyla aralarında yazılı sözleşmeye dayalı ticari ilişki olmadığı ancak davalı ile dava dışı ... ile aralarında ticari ilişki olduğu ve 27.02.2015 sonrasında meydana gelen (öncesi dönem borcu kapatılmış) 320.138,84 TL.- nin, İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına 31.07.2017 tarihinde ... Bankasından 320.138,84 TL.- yi “...esas sayılı dosya ve sıra cetveli ile ödeme için ...” açıklamasıyla ödendiği ve cari hesabı kapattığı, borç/alacağın kalmadığı,
5. Davalı ... Optiğin mağazlarındaki işlerin dava dışı şirket olan ...tarafından dolayısı ile davacı tarafından eksiksiz yapıldığının anlaşıldığı, faturaların dosyada görüldüğü, dava dışı şirkete ödemelerinde tamamının yapıldığı, e-mailde geçen yazışmalara göre, işin ... aracılığı ile yapılacağı, işin asıl sahibinin davalı olduğu ancak muhasebe açısından faturaların ... adına düzenleneceği, bu nedenle e- mail de geçen ödemelerin ... güvencesinde olduğunun açıkca yazılı olduğuna…" dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince Medeni Hukuk ve Borçlar Hukuku öğretim görevlisi ... ve mali müşavir ...’tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde;
"…a) Dava konusunun, davacının, davadışı şirket ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan cari hesap alacağının davalı yandan rücuen tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu,
b)Davacının, dava dışı şirket akdedilen 01.02.2014 tarihli sözleşmeye dayalı alacağının tahsilini, sözleşmenin tarafı olmayan davalı şirketten talep ettiğinin, sözleşme ilişkisinden doğan alacak hakları kural olarak, sadece sözleşmenin diğer tarafına karşı ileri sürülebilen haklar olduklarından esasında davacının alacak iddiasını sözleşmenin tarafı olmayan davalı şirkete karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığı, ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin de 09.04.2021 tarihli kararında işaret ettiği üzere davalı şirketin, davacıya, dava dışı ... şirketinin ödemelerinin kendi güvencelerinde olduğunu bildirmesi esasında dava dışı şirketin fiilinin davacı şirkete karşı taahhüdü mahiyetindeki bir ... niteliğini haiz olduğu,
c) Davacı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşme uyarında dava dışı ... şirketinin edim yükümlülüğünün, para alacağına ilişkin olduğu hususu nazara alındığında davalının, davacının alacağını taahhüt altına girdiğinin düşünüldüğü, bu itibarla nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davalının, dava dışı üçüncü kişinin fiilinden davacıya karşı sorumlu olduğunun düşünüldüğü, şayet Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda davalının dava dışı üçüncü kişinin fiilinden davacıya karşı sorumlu olmadığının ifade edilebileceği,
d) Davalının 2013, 2014 ve 2015 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,
e) Davalı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı ile cari ilişkinin bulunmadığı ve takip tarihi itibariyle davalı yanın davadışı şirkete borcunun bulunmadığı,
f) Davadışı ... Şti. ticari defter ve belgelerinin incelemeye sunulmadığı,
g) Davacı yanın dosya sunmuş olduğu cari ekstrede davacının toplam 820.974,20 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu, davadışı şirketin toplam 367.708,63 TL ödeme yapmış olduğu böylece davadışı şirketten 31.12.2014 tarihi itibariyle 820.974,20 – 367.708,63 = 453.265,57 TL alacaklı olduğu, davadışı şirketin 31.12.2014 tarihinde toplam 350.000,00 TL tutarında 3 adet çek verdiği böylece takip tarihi itibariyle davadışı şirketten 103.265,57 TL bakiye alacağının kaldığı,
h) Davacı yanın davadışı şirketten almış olduğu 350.000,00 TL tutarındaki çekin tahsil edilemediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacı yanın davadışı şirketten alacağının kayıtlarına göre 453.265,57 TL olduğu,
i) Teslim alan bölümlerindeki isim ve imzaların davadışı şirket yetkililerine ait olup olmadığı hususunda takdir Sayın Mahkemede olmak üzere davacı yanın davadışı şirkete düzenlemiş olduğu toplam 820.974,20 TL tutarındaki faturalardan yukarıda detayları verilmiş olan 404.796,76 TL tutarındaki faturanın kabul edilebilir olduğu, 820.974,20 – 404.796,76 = 416.177,44 TL tutarındaki faturanın içeriğinin davadışı şirkete teslimi hususunun davacının ispatına muhtaç olduğu, bu itibarla davacı yanın takip tarihi itibariyle 404.796,76 - 367.708,63 = 37.088,13 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği,
j) Davadışı şirketin ticari defterleri incelenemediğinden davacının düzenlemiş olduğu faturaların hangilerinin davadışı şirketin kabulünde olduğu tespit edilememekle birlikte davadışı şirketin 2014 yılı BA formlarının dosyaya celbi halinde davadışı şirketin kabulünde olan faturaların tespit edilebileceği,
k) Neticeten; dosyaya mübrez bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemede davacı yanın davadışı şirketten takip tarihi itibariyle 37.088,13 TL alacaklı olduğu…" yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli ek raporda ise; neticeten davacı yanın takip tarihi itibariyle 452.402,64 TL bakiye alacağının bulunduğunun kabulünün gerekeceği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 09.04.2021 tarihli kararında işaret ettiği üzere davalı şirketin, davacıya, dava dışı ... şirketinin ödemelerinin kendi güvencelerinde olduğunu bildirmesi esasında dava dışı şirketin fiilinin davacıya karşı taahhüdü mahiyetindeki bir ...olduğu yönündeki görüşlerini muhafaza ettiklerine dair görüş bildirmişlerdir.
G E R E K Ç E:Dava, itirazın iptali davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi,HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı şirket çalışanı ...’un davalı şirkete gönderdiği e-maillerde dava dışı ... şirketinin davalıya yapacağı ödemelerin davalı ... şirketinin güvencesinde olduğunun bildirildiği, davacı şirketin de davalı şirkete ait işyerlerinin dekorasyonunda kullanılacak mobilyaları teslim ettiği, ... şirketinin davalının dekorasyon işlerini tamamladığı, davalı şirketin de tüm ödemelerini dava dışı ... şirketine yaptığı, ancak ürün bedellerinin dava dışı ... şirketi tarafından davacıya ödenmediği tüm dosya kapsamı ile sabit olmuştur. Kaldı ki, davalı şirketin, işlerin tamamlanmadığına ve mobilya ürünlerinin teslim edilmediğine dair bir savunması da yoktur.Davacı şirket ile e-posta yazışmaları yapan davalı şirket çalışanı ...’un davalı şirketi temsil yetkisi yoksa da, yetkisiz temsilci tarafından yapılan ... ve işlemlere uygulanmak sureti ile onay verilmesi halinde, artık temsilcinin yetkisizliğinin ileri sürülmesi MK’nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına uygun düşmez . E-mail yazışmalarında davalının verdiği işler davacı yanca yapıldığına ve davalı yanca bu işler kabul edildiğine, mobilyalar teslim alındığına göre, bu savunmaya salt bu nedenle itibar edilemeyecektir.Davacı şirketin bir kısım alacağına karşılık dava dışı ... şirketinden aldığı üç adet çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği anlaşılmışsa da, davacının ibraz süresini geçirdikten sonra kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapma hakkı kalmamışsa da, çeklere konu alacağını tahsil etmek için ilamsız takip yapabileceğinden ve çeklerin karşılığının ödendiği ispat edilemediğinden, Mahkemece çek alacaklarının da hesaplamaya dahil edilmesi yerindedir.Tüm bu nedenlerle; davalı şirketin yetkisiz temsilcisinin dava dışı ... şirketinin borçlarına davalı şirketin verdiği garantiye onay verdiği ve bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak tutarından sorumlu olduğu anlaşılmakla, mahkemece davalının icra takibine yaptığı itirazının kısmen iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur.İncelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 30.903,63 TL nispi harçtan, peşin alınan 7.725,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.177,72 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak;
a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 15,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ... bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!