Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin bono üzerindeki imzanın aidiyetine ve kötü niyet tazminatına ilişkin menfi tespit davası istinaf incelemesi.
Özet: Bir kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında, davacının bono üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı ve borçlu olmadığı iddiasıyla açtığı davanın ilk derece mahkemesince, Adli Tıp Kurumu raporuyla imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu tespit edilerek reddedilmesi ve davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi üzerine, davacının imzanın yetkiliye ait olmadığını ve bilirkişi raporunun yeterince gerekçeli olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ettiği istinaf başvurusu bu hukuki belgede incelenmektedir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2023
NUMARASI : ████████ Esas ve ████████ Karar
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının █████/2020 tanzim tarihli, █████/2021 vade tarihli, 57.000,00.TL bedelli bonoya dayanak göstermek suretiyle .... İcra Müdürlüğü kanalı ile ████████ esas sayılı dosyadan şirketi hakkında kambiyo senetlerine özgü takipte bulunduğunu, takip dayanağı bono altında bulunan imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını, davalı ile müvekkili şirket arasında bono tanzimini gerektiren herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, bu nedenlerle; müvekkilinin davalıya takip konusu borcunun bulunmadığının tespitine, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının %20 oranında icra tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu senedin davacı borçlu şirket yetkilileri tarafından davalı müvekkilinin alacağına karşılık verildiğini, icra dosyasında davacıya ait taşınmazın satış aşamasında olduğunu, davacı şirketin bu dava ile satışa engel olmak istediğini, davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, bu nedenlerle; davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararında, davanın İİK'nun 72/3 maddesi gereğince açılmış menfi tespit davası olduğunu, .... İcra Müdürlüğüne ait ████████ esas sayılı dosyada davalı tarafından davacı hakkında kambiyo senetlerine mahsus icra takiplerine başlandığını, takibin dayanağının █████/2020 tanzim tarihli ve █████/2021 vade tarihli 57.000,00.TL bedelli senet olarak gösterildiğini, davacı tarafından davalıya borcu bulunmadığının ve senetteki imzaların kendisine ait olmadığının iddia edildiğini, davacı şirket yetkilisinin senedin düzenlendiği tarihten öncesine ait ve yakın tarihli imza asıllarının toplanarak imza incelemesi yapılması sonucunda imzanın davacıya ait çıkacağının savunduğunu, imza incelemesi yapılması için dosyanın ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderildiğini, söz konusu imzaların kuvvetli muhtemel ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, yapılan imza incelemesi sonucunda imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiğini, aksini gösterir bir bilgi ve belgenin de bulunmadığını, bu nedenlerle; davanın reddine, alacağın %20'sı oranında davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip dayanağı bononun üzerindeki imza şirketi temsil ve imzaya yetkili kişilere ait olmadığını, davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü ████████ E. Sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı bono üzerindeki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, anlaşılabilmesi için mahkemece yeterli araştırma yapılmadığını, karara dayanak gösterilen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosyaya sunulan █████/2023 tarihli adli tıp raporunda dava konusu senette bulunan imzaların ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığının belirtildiğini raporda varılan sonuca ilişkin herhangi bir açıklama veya gerekçe belirtilmediğini, raporun sadece sonuç kısmında senette bulunan imzaların ...'a ait olduğu belirtildiğini, bu yönüyle adli tıp raporunun denetime elverişli ve kanaat verici nitelikte olmadığını, bu nedenlerle; istinaf talebinin kabulü ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. ve █████/2023 tarihli kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Takibe dayanak senedin sahteliğinin bilirkişi raporu ile ispatlaması gerekir. Bilirkişi incelemesinde kullanılacak belgeler mahkeme veya bilirkişi huzurunda alınan imza örnekleri ve mukayeseye esas belgelerdir.
İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtayın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 tarihli ve ███████-436 E., ████████ K. ile 07.10.2009 tarihli ve ███████-382 E., ████████ K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Vurgulamakta yarar vardır ki anılan düzenlemelerde geçen karşılaştırmaya esas belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2006 tarihli ve ███████-259 E., ████████ K. sayılı kararı ile 06.02.2008 tarihli ve ███████-77 E., ███████ K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle “imzanın borçluya ait olduğunu” kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu göz ardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir.
Diğer taraftan adli bilimler disiplininin bir dalı olan kriminilastiğin özel bir sahası olan adli grafoloji ve belge sahteciliği dalı, el yazısı ve imzaların grafolojik açıdan kişinin samimi yazı ve imzalarının karakteristik yazım özelliklerinin tespitini ve belirlenen karakteristiklerin, araştırılan (incelemeye konu olan) yazı ve imzalarda da var olup olmadığının incelenmesini içerir. Bilirkişi inceleme sonucunda senette borçluya atfen atılı bulunan imzanın borçluya ait olup olmadığına ilişkin bir kanaate ulaşır. Mahkemece bilirkişi raporu yeterli görülür ise bu rapora göre, yeterli görülmez ise ek rapor alarak veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırarak sonucuna göre karar verilir. (HGK'nın █████/2019 tarih ve ███████-2692 Esas, █████████ Karar)
Somut olayda, davacı taraf, takibe ve davaya konu senette kendi adına atfen atılan imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Yukarıda izah edildiği üzere, “imzanın borçluya ait olduğunu” kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu göz ardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu içeriğine göre ".... imzanın kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaat raporudur" şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Rapor incelendiğinde söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğu şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüş olup bu tespitin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde bir değerlendirme olmadığı, kesin bir kanı içermediği bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna davacı vekilince itiraz edilmiş olduğu görülmüştür. Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin bilirkişi raporuna yaptığı itirazı süresinde olduğundan ve hükme esas alınan rapor kesin bir kanı içermediğinden bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığından dava konusu belge altındaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda 3 kişilik Grafoloji uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple kabulüne, ilk derece mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 gereği kaldırılmasına, eksik hususlar tamamlanıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 269,85.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde istinaf eden davacıya İADESİNE,
5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 ve 362/1-a maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!