Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, yüklenicinin edimini yerine getirmediği ve arsa sahibinin kat karşılığı inşaat sözleşmesini feshettiği gayrimenkul satışına dayalı tapu iptali ve tescil davası.
Özet: Bu dava, davacının bir inşaat şirketinden bedelini ödeyerek satın aldığı iki taşınmazın tapu tescilinin yapılmaması üzerine, taşınmazların kendi adına tescili, mümkün değilse rayiç bedeli, sözleşmeden doğan cezai şart ve kira kayıplarının tazminini talep etmesiyle açılmıştır; davalılardan arsa sahibi vakıf ise, kendi ile yüklenici firma arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararıyla geriye dönük olarak feshedildiğini, bu fesih nedeniyle yüklenicinin üçüncü kişilere devir hakkının kalmadığını ve dolayısıyla davacının mülkiyet hakkı kazanamayacağını ileri sürerek davanın tüm talepler yönünden reddini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ....., ...... İnşaat Taah. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti ile
16.04.2013 tarihinde kendisinin ve annesinin ikamet etmesi amacı ile ..... Sözleşme Nolu 2 adet Gayrimenkul Satış Sözleşmesi Akdetmiş, toplamda
270.000,00 TL para ödeyerek tüm edimlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiklerini, sözleşmeler
uyarınca Davalı .... Şirketi, "İstanbul ili, .... İlçesi, .... Mah. BOSB Bölgesi, 2 nolu
parsel, 151 ada, ..... Projesi 11.Kat No:151 R:107 bölüm ve 11.katNo:155 R:111
Bölüm" de kain taşınmazı müvekkil adına tapuda tescil etme borcu altına girdiğini, buna karşın ilgili
taşınmazlar tapuda müvekkili lehine tescil edilmediğini, davalarının kabulü ile .... Vakfına ait olan 6.04.2013 tarihinde .... Nolu Gayrimenkul Satış Sözleşmesinde nitelikleri belirtilen taşınmazların tapuda müvekkili davacı adına takyidatsız olarak tescilini, söz konusu taşınmazların rayiç değerinin hesap edilerek
müvekkiline müteselsilen ödenmesini, sözleşme uyarınca teslim tarihi olarak kararlaştırılan 01.03.2015'den başlamak üzere Cezai Şart olarak kararlaştırılan bedelin davalılardan tahsili ile müvekkile ödenmesini, müvekkilin mahrum kaldığı kira bedellerini (01.03.2015'ten başlamak üzere) davalılardan tahsili ile
müvekkile ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ..... Vekilinin Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkiline Yönetilen Huzurdaki Dava Kapsamında Davanın Esasını Diğer Davalı Şirket İle Davacı Arasındaki Alacak - Borç İddiasının Oluşturduğu Anlaşıldığını, müvekkilinin Kendisinin Taraf Olmadığı Bir İlişkiye Dair Savunma Yapması Beklenemeyeceğini, husumet itirazları kapsamında yer verdikleri davacı taraf ile davalı ..... İnş. Unvanlı şirket arasındaki ilişki ve bu ilişkiye dayalı alacak-borç iddiasının huzurdaki davanın esasını oluşturduğu anlaşıldığından müvekkilinin taraf olmadığı bir ilişki çerçevesinde ,ileri sürülen hak iddiasına dair savunma yapması kendisinden beklenemeyecektir. Nitekim yukarıda da izah edildiği üzere müvekkilimizin ne davacı tarafla ne de davalılarda ..... İnş. Unvanlı şirket ile herhangi bir bağı olduğunu, müvekkilinin de tıpkı davacı gibi davalılardan .... İnş. Unvanlı şirket ile "İstanbul ili, .... İlçesi, .....Mah. ... Bölgesi, .... nolu parsel, .... ada, .... Projesi" kapsamında taşınmaz satımı hususunda sözleşme yapmış ve fakat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmiş olmasına karşın sözleşme ile belirlenen taşınmazlarını teslim alamamış bir kimse olduğunu, .... İnş. unvanlı şirketten alacağını/hakkını alamadığını iddia eden davacının bu uğurda ikame ettiği huzurdaki dava kapsamında müvekkilimize yöneltilebilecek herhangi bir ihtilaf söz konusu olmadığını, müvekkilinin .... İnş. Unvanlı şirketin ortağı yahut yetkilisi olmadığını, huzurdaki davanın müvekkili yönünden her hal ve karda reddine karar verilmesini, müvekkilinin Alacağı Haklı Ve Gerçek Olup Buna İlişkin Müvekkilimiz İle Davalı Şirket Arasında Kurulan Temlik Sözleşmesi De Geçerli olduğunu, hak düşürücü süre itirazımız ile zamanaşımı def'i dikkate alınarak davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücreti tutarının karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
.... Sanayicileri Vakfı Vekilinin Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı, diğer davalı .... Şirketi ile 16.04.2013 tarihli 2 adet Gayrimenkul Satış Sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen sözleşme uyarınca kendi üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini ancak ilgili taşınmazların tescil edilmediğini beyan etmektedir. Aynı zamanda söz konusu taşınmazların tescilini, taşınmazın inşasının tamamlanmamış olması halinde eksik kalan işlere ilişkin meblağın depo edilmesini talep etmişse de, taleplerin yüklenici (somut olayda Armet-Şirketi), sözleşmeden doğan edimini yerine getirmediği takdirde arsa sahibi( müvekkil vakıf), sözleşmenin geriye etkili feshi ile sadece yükleniciye devrettiği tapu paylarını değil, aynı zamanda yüklenicinin de üçüncü kişilere(davacı) devrettiği tapu paylarının iptalini isteyebilir. Yani üçüncü kişinin mülkiyet hakkının doğabilmesi için kendisine pay devreden yüklenicinin edimini yerine getirmesi ve mülkiyete hak kazanması gerektiğini, müvekkile vakıf ile diğer davalı ..... Şirketi arasında akdedilen Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi 26.02.2019 tarihinde kesinleşmiş olan İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. .... K. Sayılı ilamı ile GERİYE ETKİLİ OLARAK FESH EDİLMİŞTiR. Bu nedenle davanın reddi gerektiğini, açıklanan sebepler ile davacı tarafça açılan davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Tekstil Makinaları İnşaat Nakliye Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi .... Esas .... sayılı █████/2023 tarihli kararı ile mahkemelerinin görevsizliğine karar vererek dosya mahkememizin .... esasına kaydedilmiştir.
Dava mahrum kalınan kira bedelinin tazmini, cezai şart bedelinin tahsili ve dava konusu taşınmaza ilişkin olarak ise öncelikli olarak tapu iptal ve tescil, terditli olarak tazminat istemine ilişkindir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Bilindiği üzere; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73.maddesine göre ; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevlidir.
Aynı Kanunun 3/l bendinde ise; tüketici işlemi Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, olarak tanımlanmıştır.
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı işbu davayı davaya konu taleplerini davalılardan .... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile akdettiği adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesine dayandırmaktadır. İlgili sözleşmelerde dava konusu taşınmazların niteliği "1+1 konut" ve "1+0 konut" şeklinde geçmektedir. Konut alım-satımına dair işlemlerin tüketici işlemi niteliği teşkil edip etmediğinin tespiti noktasında sözleşme tarafının malı satın alma amacı önem arz etmekte olup, davacı taraf aşamalardaki dilekçelerinde dava konusu taşınmazın konut niteliğine vurgu yaparak, sözleşme kapsamında tüketici konumunda bulunduğunu ifade etmiştir. Nitekim yukarıda ifade edildiği üzere sözleşmede de dava konusu taşınmazların niteliği konut olarak geçmekte olup, işbu davada da davacı taleplerini bu sözleşmeye dayandırdığından sözleşmenin bir tüketici işlemi olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının gerçek kişi tacir olması hasebiyle tüzel kişi tacirler bakımından hüküm ifade eden ticari iş karinesinin de somut olayda uygulama alanı bulmayacağı, dava konusu taşınmazların bulunduğu yapıya ait ruhsatta taşınmazın niteliğinin ofis işyeri olarak geçmesinin işbu davada taleplerin taşınmazların niteliğinin konut olarak geçtiği sözleşmeye dayandırılması karşısında davanın ticari dava olarak nitelenmesine yeterli olmayacağı, davacının keşif esnasındaki beyanlarına da tek yönüyle değer verilerek işlemin tüketici işlemi olarak nitelenmesinin mümkün olmadığı, somut olayda davacının ticari veya mesleki amaçlarla hareket ederek sözleşmeyi akdetmiş olduğunun kabul edilemeyeceği, bu bakımdan eldeki uyuşmazlığın çözüm yerinin yukarıda belirtilen yasa maddeleri gereğince tüketici mahkemeleri olduğu anlaşılmış, bu kapsamda mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin daha önce görevsizlik kararı veren Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Bakırköy ... Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermek gerektiği, dosyanın daha önce Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği ve iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğu nazara alınarak dosyanın mercii tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, anlaşılmakla mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesi olduğuna,
3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın HMK 22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL BAM 37. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, davacı vekilinin, davalı Burcu vekilinin ve davalı Baksav vekilnin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!