Alkollü ve trafik kuralı ihlali yapan sürücünün sebep olduğu haksız eylem zararı nedeniyle ödenen tazminatın sigorta şirketince sigortalıdan rücuen tahsili için açılan itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketinin, alkollü ve şerit ihlali yapan sigortalı araç sürücüsünün neden olduğu kazada üçüncü kişiye ödediği 150.000 TL tazminatın, sigorta genel şartları uyarınca rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep ettiği davada; davalı sigortalı araç sahibi, kazada kusurlu olmadığını, sürücünün alkollü olmasının tek başına ağır kusur sayılmadığını, ödenen tazminatın fahiş olduğunu ve talebin zamanaşımına uğradığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████ DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 05.08.2025KARAR TARİHİ : 07.07.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin davalı---- plakalı araç için Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi imzaladığını, 25.09.2022 tarihinde dava dışı sürücü ------ idaresindeki sigortalı aracın şerit ihlali yapması ve sürücünün 0.84 promil alkollü olması nedeniyle --- plakalı araca çarparak ------ yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kazanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84-1/g maddesini ihlal ettiğini, müvekkil şirketin arabuluculuk süreci neticesinde hak sahibi----- 21.06.2023 tarihinde toplam 150.000,00-TL tazminat ödemesi yaptığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B. 4. maddesi uyarınca sigortacının sigortalıya rücu hakkı bulunduğunu, davalının kusurlu eylemi nedeniyle ödenen bedelin tahsili amacıyla ---. İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde 16.06.2025 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, müvekkil şirketin ödediği tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilinin gerektiğini, alacağın likit olması sebebiyle davalı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin zorunlu olduğunu, tüm bu nedenlerle; icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil aleyhine --- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine süresinde itiraz edildiğini, davacının itirazın iptali ve takibin devamı istemiyle açtığı davanın hukuka aykırı ve yersiz olduğunu, davaya konu kazada müvekkile ait aracın sürücüsü --- ile --- plakalı aracın sürücüsü ----- karıştığı kazada müvekkilin ağır kusuru bulunduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının ödediği tazminatı rücu edebilmesi için sigortalının kasti hareketi veya ağır kusurunun bulunması gerektiğini, olayda müvekkile atfedilebilecek kast veya ağır kusur bulunmadığını, Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ---- karar sayılı 16.01.2016 tarihli ilamında da belirtildiği üzere tam kusurun dahi ağır kusur anlamına gelmediğini, sürücünün alkollü olmasının tek başına ağır kusur teşkil etmeyeceğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun özel bir hastaneden alındığını ve tarafsız olmadığını, ----- yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunu, maluliyet oranının yüksek hesaplandığını, gerçek maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, 25.09.2022 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, davacının kötü niyetli icra takibi başlattığını, tüm bu nedenlerle; davanın reddi ile davacı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; davalıya ait olup davacı tarafında zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalanan araç ile dava dışı araç arasında meydana gelen kaza sebebiyle davacı tarafından dava dışı zarar gören üçüncü kişiye yapılan ödemenin davalıya (sigortalıya) ait araç sürücüsünün kastı ve ağır kusuru ile alkollü olması sebebiyle rücu edilmesi için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davalıya ait ----- plakalı aracın davacı tarafından 16.09.2022 tarihi ile 16.09.2023 tarihi arasında ZMMS kapsamında sigortalandığı, 25.09.2022 tarihinde --- plakalı araç ile gerçekleşen trafik kazasında dava dışı ----- yaralandığı, davacı tarafından dava dışı --- vekili Av. ------ hesabına 150.000,00 TL ödendiği, kaza anında davalıya ait araç sürücüsünün 0.84 promil alkollü olduğu, yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsili için davacı tarafından davalı aleyhine ---. İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı icra dosyasında icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.Davalıya ait ---plakalı kamyonet, -----poliçe numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile 16.09.2022 tarihi ile 16.09.2023 tarihi arasında geçerli olmak üzere davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır. 25.09.2022 tarihinde saat 08:40 civarında, --- İli, ---- İlçesi, Prof. Dr. ----- Caddesi üzerinde yerleşim yeri içinde, iki yönlü, iki şeritli yolda, gündüz, açık havada kuru asfalt yolda ---- plakalı araç ile ----- plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı KTK'nun 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde ise alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. ZMMS'de sigortacının rücu hakkı, TTK’nın 1301/2. maddesi, 2918 sayılı KTK'nın 95/2. maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Mahkememizce alınan nörolog bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın alkole ve münhasıran alkole bağlı olarak meydana geldiği söylenemeyeceği belirtilmiştir. Raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiştir. Buna göre, dava konusu kazanın alkole ve münhasıran alkole bağlı olarak meydana geldiğinin söylenemeyeceği anlaşıldığından alkollü olarak araç kullanma sebebiyle rücu şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. 2918 sayılı yasanın 95/2.maddesinde, zarar gören üçüncü kişiye ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesi ve kanun hükümleri çerçevesinde kendi akidine rücu edebileceğini belirtirken, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B 4. maddesinde ise rücu halleri düzenlenmiştir. Genel Şartlar B.4.a. maddesinde; "Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucu meydana gelmiş" olması halinde sigortacının rücu hakkının bulunduğu kabul edilmiştir.Yargıtay (Kapatılan) --- Hukuk --- Esas ve ----- Karar sayılı benzer nitelikteki ilamında "...ZMSS Genel Şartları’nın B.4.a maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. Daire’nin yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde "tam kusur" dan değil, "kasıt" veya "ağır kusur"dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir. İlgili madde de tam kusurdan değil kasıt veya ağır kusurdan söz edilmektedir. Somut olay değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olup, kasıtlı olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Dava konusu olayda ise sigortalı araç sürücüsü kırmızı ışıkta geçmesinden dolayı %100 kusurlu olmakla, ağır kusurlu olmadığının kabulü gerekir. Olayda ağır kusur oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde rücu şartının gerçekleştiği düşüncesiyle davanın kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir..." şeklindedir.Ağır kusur kavramı özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Somut davada, davalı sigortalı aracın sürücüsünün kazada %100 kusurlu bulunması, başlı başına kasıtlı yada ağır kusuru olduğunun kabulünü gerektirmemektedir. Üstelik böyle bir durumda hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükü TTK'nın 1282.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün olayda asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Sürücünün ağır kusurlu olduğu ya da kastının bulunduğu hususu ispat edilemediğinden, ağır kusur veya kasıt sebebiyle rücu şartları oluşmamıştır.Alkollü olarak araç kullanma sebebiyle ve sürücünün ağır kusurlu olduğu ya da kastının bulunması sebebiyle rücu şartlarının oluşmadığı, yapılan ödemenin teminat dışında kaldığının davacı tarafça ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.901,42-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 1.169,42-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL harcın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından 295,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.