Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari cari hesap alacağından doğan itirazın iptali davasında, borçlunun haksız itirazını reddederek icra takibinin devamına hükmetti.
Özet: Bir ticari ilişkiden kaynaklanan 355.921,00 TLlik cari hesap bakiyesinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalının davaya cevap vermemesi ve sunulan bilirkişi raporunun, davacının ticari defter kayıtları ile davalı tarafından yapılan kısmi ödemelere dayanarak alacağın varlığını ve miktarını doğrulaması sonucu, davacının belirttiği meblağda alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili alacaklı ile davalı borçlu şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap bakiyesinin ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, uyuşmazlığın çözümü için başvurulan arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirtmiştir. Müvekkilinin davalıdan cari hesaba dayalı 355.921,00-TL bakiye alacağı bulunduğunu, bu borcun davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunu, nitekim takipten ve itirazdan sonra davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin de borcun ikrarı niteliğinde olduğunu, alacağın faturaya dayalı ve likit olduğunu ileri sürerek; öncelikle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 03.06.2022 tarihli, ..... E. ..... K. sayılı kararı uyarınca dava dilekçesinin davalı asile tebliğ edilmesini, davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiş olduğunu tüm bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamını, davalı borçlunun % 20'den aşağıda olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, muhakeme giderleri ile ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
Mahkememizce Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyası takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..... İNŞAAT TURİZM VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ borçlusunun ...... olduğu, 355.921,00-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişiden rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu raporunda özetle; " 1. Taraflar arasında 2024 yılının Ekim-Aralık aylarını kapsayan kısa dönem olsa da, kapsamlı ve hacimli ticari ilişki olduğu, 2. Bu ticari ilişki kapsamında, DAVACI şirket tarafından, DAVALIYA hitaben toplam 1.175.921,00-1L tutarında fatura düzenlenerek borçlandırma yapıldığı, 3. DAVALI tarafından ise, DAVACI şirket tarafından kendisine hitaben yapılan borçlandırmalara karşılık gerek fatura tutarlarına, gerekse cari hesap bakiyelerine “çekli ödemeler" ile kısmi ödemeler yapılmış olduğu, 4. Yukanda izah edildiği üzere, DAVACI tarafından, DAVLIYA toplam 1.175.921,00-1L tutarında faturalı borçlandırmalar yapılmış olmasına karşılk, DAVALI tarafından yapılan kısmi ödemeler toplamının 820.000,00-TL olduğu, 5. Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında DAVACI tarafından yapılan 1.175.921,00-1L borçlandırmaya karşılık, DAVALI tarafında yapılan kısmi ödeme tutarı 820.000,00-TL'nin mahsubu ile DAVALININ bakiye 355.921,00-T. BORÇLU olduğunun kayıt altına alındığı tespit edilmiştir. 6. Yukarda 2024 yılı/dönemine ait BA-BS analizi bölümünde ayrıntısı izah edildiği üzere; TARAFLARIN, BA-BS beyanlarının karşılaştırmalı incelemesinde, BA-BS beyan analizinde beyanda bulunmadıkları tespit edilmiştir. DAVACI ŞİRKETİN, ticari defter kayıtları içeriğinde yapılan incelemede, Davalıya hitaben çok sayıda fatura düzenlediği, DAVALIDAN, gerek fatura tutarlarına gerekse cari hesap bakiyesine kısmi tahsilatlar alındığı, ancak bu faturaların hiçbirinin beyana konu edilmediği, aynı şekilde DAVALI tarafından da alış faturası olarak beyana konu edilmediği, görülmüşse de, Burada esas kritik nokta; * Davacının usulüne uygun ticari defterlerini ibraz etmiş olmasına karşın, Davalı tarafından ticari defter ve belge sunulmamış olması ya da sunmaktan kaçınmış olması, * Davacının, ticari defterlerinde davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerden oluşan cari hesap hareketlerinin bulunması, Kısmi ödeme, borç ilişkisini ve cari hesabı zımnen doğrulayan güçlü bir olgudur. Yargıtay kararlarında da sık görülen yaklaşım, “kismi ödeme yapılması, borcun varlığına karine teşkil eder" şeklindedir. Davacı/alacaklı tarafından Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası ile 355.921,00-TL asıl alacak üzerinden █████/2026 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibine konu edilen asıl alacak tutarının, DAVACI ŞİRKET kayıtlarındaki asıl alacak tutarını doğrulamış olup. DAVACININ, DAVALIDAN 355.921,00-7L alacaklı olduğu kanaati oluştuğunu" belirtmiştir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalıdan cari alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının ne olduğu, davalı tarafça icra dosyasına yapılan itirazın iptali koşullarının somut olayda mevcut olup olmadığı konularında toplandığı anlaşılmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Somut olayda davalı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafça defterlerin sunulduğu ve sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahibi lehine delil vasfını taşıdığı, davacı tarafın defter ve kayıtlarına davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 355.921,00-TL alacağının bulunduğu, takibe dayanak cari hesaba ilişkin faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlenmiş olduğu, Mahkememizce davalının defter ve kayıtlarını sunmaması, davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfını taşıması ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin .... Esas, ...... Karar sayılı kararında işaret olunan esaslar dikkate alınarak davacının davasını ispat etmiş olduğu kanaatine varılmış ve davanın kabulüne ve alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar vermek gerekmiş, bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın İPTALİNE,
2-Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 71.184,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 24.312,96-TL ilam harcından peşin alınan 4.298,64-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.014,32-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 802,50-TL posta masrafı, 615,40-TL başvuru harcı, 4.298,64-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 15.716,54-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 56.947,36-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!