8. Hukuk Dairesi: Kadastroda zilyetlikle iktisap, arazi vasfı ve parsel tespiti uyuşmazlığına ilişkin bozma sonrası verilen kararın taraflarca temyizen incelenmesi.
Özet: Bu dava, bir kadastro parselinin tespitine ilişkin olup, davacının, taşınmazın kayalık/ağaçlık yapısı ve zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, bir kısmının davalı adına tesciline itiraz etmesi üzerine, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul ve kısmi ret kararlarının, hava fotoğrafı incelemesi ve detaylı bilirkişi raporları dahil olmak üzere zilyetlik ve arazinin niteliği konusunda yeterli araştırma yapılmadığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulması ve nihayetinde yeniden verilen kararın, davacının arazinin vasfı ve özel mülkiyete konu olamayacağı iddialarıyla tekrar temyize götürülmesiyle, taşınmazın hangi kısımlarının kime tescil edileceği hususunda delil yetersizliği ve arazi niteliği değerlendirmeleri etrafında gelişen hukuki bir süreçtir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1172 parsel sayılı 27.440,43 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına bahçe vasfıyla tespit edilmiş iken, kadastro komisyon kararıyla taşınmazın yüzölçümü 24.562,32 m² olarak tespit edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. Mahallesinde bulunan 1172 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı ... adına zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, taşınmazın ... adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili duruşmadaki beyanında; dava konusu taşınmazın 40-50 yıl kadar müvekkilinin babası tarafından ekilip biçildiğini ve bahçe haline getirildiğini, babasının vefatından sonra kardeşler arasında yapılan taksim sonucunda taşınmazın müvekkiline kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 18.04.2016 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, .. ili .. ilçesi .. köyü 1172 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişileri ... .. ve .. ..'in 05.01.2016 tarihli bilirkişi raporlarında krokide turuncu renkle (A1) harfiyle gösterilen 1.019,11 m² lik kısmın aynı ada aynı parsel numarası ile kadastro komisyon kararı gibi davalı ... adına tesciline, aynı rapordaki krokide kırmızı renkle (A2) harfiyle gösterilen 1.988,75 m²lik kısmın, yeşil renkle (A3) harfiyle gösterilen 7.933,25 m²lik kısmın, mavi renkle (B1) harfiyle gösterilen 10.471,41 m²lik kısmın, kahverengi renkle (B2) harfiyle gösterilen 3.149,90 m²lik kısmın aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle ham toprak vasfıyla ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.04.2019 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla "hava fotoğrafında zilyetlik araştırılmadığını, dava konusu taşınmazın orman olup olmadığının değerlendirildiğini, 3 kişilik ziraat ve jeodezi fotogrometri eşliğinde keşif yapılarak, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arası seçilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları eşliğinde, tanıklara taşınmazın geçmişi sorularak, üçlü ziraat raporunda dava konusu taşınmazın ve komşularının toprak yapısı vs mukayese edilerek, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesinin en az 3 adet hava fotoğrafları stereoskopik hava fotoğrafı uzmanı bilirkişiye stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak; ekonomik amaca uygun tarım arazisi zilyetliğine ne zaman başlandığının araştırılması gerektiği " gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptaline, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04.04.2023 tarihli heyet raporuna ekli krokide (F) harfiyle gösterilen 2.394,64 m² yüzölçümündeki kısmın tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline; aynı bilirkişi raporuna ekli krokide (E+C+D) harfleriyle gösterilen toplam 17.756,30 m² yüzölçümündeki kısım ile (A) harfiyle gösterilen 2.995,07 m² yüzölçümündeki kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile ayrı ayrı parsel numarası verilerek "hali arazi" vasfıyla ... adına tapuya tesciline; aynı bilirkişi raporuna ekli krokide (dere 1) olarak gösterilen 440,16 m²lik kısım ile (dere 2) olarak gösterilen 976,15 m²lik kısmın dava konusu taşınmazdan ayrı ayrı ifrazı ile paftasında dere yatağı olarak gösterilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde çekilen fotoğraflarda ve bilirkişiler tarafından çekilen fotoğraflarda dava konusu taşınmazın taşlık/ağaçlık olduğunu, hiçbir zaman işlenmediğini, tasarruf edilmediğini, taşınmazın tasarrufla kazanılamayacak yerlerden olduğunun anlaşıldığını, taşınmazın vasfı, bozmadan önceki kararda belirlenmiş olup, bu durum bilirkişilerce çekilen resimlerden dahi olsa, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağının açık olduğunu, bu durumda davanın tamamen lehe kabulünün gerekeceğini, bozma ilamları gereğinin tam olarak yerine getirilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; son zilyet, sadece müvekkilinden önceki zilyedin değil, aralarında geçerli intikal bulunan ve kazandırıcı zamanaşımından yararlanma şartlarına sahip olan önceki diğer zilyetlerin zilyetlik süresinden de yararlandığını, zamanaşımının tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlarda, malik sıfatı ile zilyetliğin kurulması ile işlemeye başladığını, tapuya kayıtlı taşınmazlarda ise zamanaşımı, taşınmazın zamanaşımı ile kazanılmaya elverişli hale gelmesi ve malik sıfatı ile zilyetlik kurma şartlarının birleştiği andan itibaren işlemeye başladığını, sürenin hesabı, durması ve kesilmesi 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun alacak zamanaşımına ait hükümlerine tabi olup, bu hususta olaşan zamanaşımında nazara alınması gerektiğini, olağanüstü zamanaşımının tüm koşullarının mevcut olduğunu, taşınmazın tamamının müvekkili adına tescilinin gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.