İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari hizmet sözleşmesinden doğan itirazın iptali davasında, 46.700 Euro alacak talebi ve icra inkar tazminatı istemiyle tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin yargılama.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı vekili ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan 46.700 Euro tutarındaki likit alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ederken; davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, itirazının tamamen yasal hakların kullanımı niteliğinde ve haklı olduğunu savunarak davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiş olup, uyuşmazlık tarafların ticari defterleri, ispat yükü ve ticari uyuşmazlıklarda delillerin değerlendirilmesi ekseninde incelenmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Borçlunun--------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptal edildiğini, takibin aynen devamına karar verilmesini talep ettiğini, likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle asıl alacak olan 46.700 Euro tutarının takip tarihindeki TL karşılığı olan 2.227.590,00 TL tutarının yüzde yirmisi oranındaki 445.518,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istediğini, takip tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro için uyguladığı en yüksek faizin işletilmesini belirttiğini, sair hususların gerekçeli kararda değerlendirilmesini istediğini, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen kararın usulen anlatıldığını ifade ederek talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının --------- İcra Müdürlüğü’nün --------- E. sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine haksız bir icra takibi başlattığını, yapılan itiraz üzerine huzurdaki itirazın iptali davasının ikame edildiğini, davacının iddialarının ve haksız taleplerinin kabul edilmediğini, müvekkil şirketin davacı tarafa takip ve dava konusu edilen meblağ kadar herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra takibine konu edilen alacağın likit olmadığını, müvekkil şirket kayıtlarında davacının iddia ettiği şekilde muaccel bir borç bakiyesinin yer almadığını, müvekkil şirketin var olmayan bir borcu ödemekle yükümlü tutulamayacağını, --------- İcra Müdürlüğü dosyasına yapılan itirazın tamamen yasal hakların kullanılması mahiyetinde olduğunu, gerçek duruma uygun olduğunu, dosyayı sürüncemede bırakma amacı taşımadığını, borçlu olunmadığı halde başlatılan takibe itiraz edilmesinin hukukun doğal bir gereği olduğunu, ortada ödenmesi gereken bir borç bulunmadığından ve yapılan itiraz haklı olduğundan davacının müvekkil aleyhine %20 icra inkar tazminatı talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, yargılama neticesinde haklılıklarının ortaya çıkacağını, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının haksız icra inkar tazminatı talebinin reddini, haksız ve kötü niyetli takip yapan davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.DELİLLER-------- İcra Dairesi--------- İcra Dosyası, --------- Vergi Dairesi ve --------- Vergi Dairesi yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava, --------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın dava konusu 46.700 Euro'luk alacağının taraf ticari defterlerinde ve mal/hizmet alım satımına ilişkin düzenlenen BA/BS formlarında kayıtlı olduğu, bu haliyle davacının asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu, işlemiş faiz talebinin ise yerinde olmadığı kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Vekalet ücreti bakımından yapılan değerlendirmede;--------- sayılı ilamı; "....yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava tarihindeki kur üzerinden hesap edilen dava değerine göre vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmasına...", şeklindedir. --------- sayılı ilamı; "... Yabancı para alacağına ilişkin davalarda, dava değeri dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirlenir. Aksinin kabulü, dava değerinin yargılama sırasında değişmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle yabancı para alacağına ilişkin davalarda vekalet ücreti hesabında hükmolunan alacağın dava tarihindeki kur karşılığı ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınır. Harç da dava tarihindeki kur karşılığı üzerinden hesaplanır. Somut olayda mahkemece harç ve vekalet ücretinin dava tarihindeki kura göre belirlenmesi gerekirken karar tarihindeki kura göre hesaplama yapılması doğru değildir..." şeklindedir. Her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, buna göre yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava değerinin dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirleneceği, aksi halde dava değerinin yargılama sırasında değişmesi sonucunun ortaya çıkacağı anlaşılmakla mahkememizce yabancı para alacağına ilişkin açılan huzurdaki davada dava tarihindeki kur ve karar tarihindeki tarife hükümleri esas alınarak vekalet ücretine hükmedilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun ---------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına, Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak olan 46.700 Euro nun takip tarihindeki TL karşılığı olan (46.700 Euro x 47,70 TL) 2.227.590,00 TL nin %20'si oranındaki 445.518,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Takip tarihinden alacak tamamen ödeninceye kadar asıl alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının EURO için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizinin uygulanmasına,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 154.801,35 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 27.484,05 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 127.317,30 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 27.484,05 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 9.595,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 335.262,33 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------------ bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026