Adana Bölge Adliye Mahkemesi, cari hesaptan kaynaklanan itirazın iptali davasında ticari satışlarda ayıplı malın muayene ve ihbar külfetini inceledi.
Özet: Bir Bölge Adliye Mahkemesi, taraflar arasındaki sebze-meyve alım satımından kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, yerel mahkemenin davayı reddetmesi üzerine davacı vekilinin istinaf başvurusunu incelemektedir; dava, yurt dışına gönderilen domateslerin alıcı tarafından ayıplı olduğu gerekçesiyle teslim alınmaması nedeniyle borcun ödenmediği savunmasına dayanmakta olup, bu inceleme, 6098 sayılı Borçlar Kanununun 219. ve 225. maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 23/1-c maddesi kapsamında ayıplı mal sorumluluğu, ayıbın türü (açık/gizli) ve ticari satımlarda alıcının muayene ve ihbar külfeti hükümlerini değerlendirerek, davalının ayıplı mal bildiriminin süresi ve şekli yönünden sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkin hukuki nitelendirme ve delilleri kapsamaktadır.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████KARAR TARİHİ : █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ ESAS ████████ KARAR DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ...VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali ( Cari Hesaptan Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas ████████ karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından, taraflar arasında sebze- meyve alım satımından kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunduğu, davalının cari hesaptan doğan borcunu ödememesi üzerine hakkında icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine borçlu davalı şirket tarafından yapılan itirazın haksız olduğu iddia edilerek, itirazın iptali talep edilmiş, davalı ise, davacıdan biber, pink domates ve ... cinsi standart domates karışık talepte bulunduğunu, davacı tarafından ambalajlanmış, paketlenmiş emtianın, taraflarınca temin edilen araca yüklenerek yurt dışındaki alıcıya teslim edilmek üzere yola çıktığını, araç yurt dışındaki alıcıya vardığında, alıcının standart domateste sorun olduğunu tespit edip, kendilerine bildirdiğini, bu hususu, hem telefonla ve hem de yazılı olarak davacıya ilettiklerini, yurt dışındaki alıcının ayıplı emtia ile ilgili expertiz raporu düzenlettirdiğini, raporda, sorunun domatesin kalitesinden kaynaklandığının tespit edildiğini, alıcının ayıplı domatesleri teslim almadığını ve bedelini de ödemediğini bozuk olduğu için alıcı tarafından teslim alınmayan ürün bedelinden dolayı davacıya borcu bulunmadığını savunmuş, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." denilmektedir. Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfetini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca, ticari satışlarda; “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme soncunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır” şeklindedir. TBK’nun 225. maddesi gereğince ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacaktır. Somut olayda, taraflar arasında meyve-sebze alım satımından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından, davalının cari hesaptan kaynaklanan borcunu ödemediğin iddia edildiği, davalının ise, davacıdan aldığı ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğunu, ayıplı malların yurt dışındaki alıcı tarafından kabul edilmediğinin, ayıplı mal bedelinin talep edilemeyeceğinin savunulduğu, İlk derece mahkemesince, taraflar arasında ticari nitelikte taşımacılık ilişkisi olduğu, davacının tedarikçi sıfatıyla, dava dışı şirkete domates emtiasını davalı şirket aracılığıyla taşıma işini yaptırmak suretiyle gönderdiği, gönderilen emtianın 9.300 kg lık kısmında teslim anında hasar oluştuğunun tespit edildiği, ancak oluşan hasarın taşımadan kaynaklı olmayıp ürünün hastalıklı-ayıplı olmasından kaynaklı olduğu, bu hususun bilirkişi raporu ve eksper raporu ile sabit olduğu, hasarlı olan emtia bedelinin davalı borcundan mahsubu gerektiği ve mahsup neticesinde davacının davalıdan bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, davalının ticari defterlerine göre davacıya 47.603,88.TL borcu olduğunun tespit edildiği, tarafların tacir olup, davalının, davacı tarafından düzenlenen faturaya itiraz etmediği ve ticari defterlerine işlediği, faturada içeriğindeki malın teslim alındığı, ayıplı ifa yönünden ispat yükünün davalı üzerinde olup, tacir olan davalının derhal ayıp ihbarında bulunma ve iade etme yükümlülüğünü yerine getirdiğine ilişkin ileri sürdüğü deliller üzerinde mahkemece bir inceleme yapılmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın, davacı tarafından davalıya satılan malların ayıplı olup olmadığı ve bu malların bedelinin davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususundan kaynaklandığı, davacı tarafından davalıya satılan malların ayıplı olduğu yönündeki savunmanın davalı tarafından ispatlanması gerektiği, davalının bu savunmasına yönelik olarak, malların yurt dışında bulunan alıcı firma tarafından yaptırılan ekspertiz raporuna dayanıldığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ekspertiz raporundaki bulgular dikkate alınarak, satılan mallardaki ayıbın taşımadan değil, üretimden kaynaklandığı ve ayıplı mal bedelinin davacı tarafından talep edilemeyeceği yönünde tespitte bulunulmuş ise de, raporun hükme esas almaya elverişli olmadığı, mahkemece, davalının ayıp ihbarında bulunup bulunmadığının araştırılmadığı gibi, davacı tarafından, malların ayıpsız olarak teslim edildiği iddia edildiğinden, ürünlerin davalı firmanın temin ettiği araca ayıpsız olarak yüklenip yüklenmediği, ürünlerin bitki sağlığı açısından kontrollerinin Zirai Karantina İnspektörleri tarafından yapılıp yapılmadığı, temiz ve ihracata uygun olup olmadıkları yönünde İl-İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından düzenlenmiş bitki sağlık sertifikası olup olmadığı, yükleme esnasında herhangi bir bozulmaya ilişkin şerh veya beyanın bulunup bulunmadığı hususlarında araştırma yapılıp, tarafların bu hususta dayandıkları tüm delillerin celp edilerek, akabinde, dosyanın konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilip, alınacak rapor sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın eksik hususların tamamlanıp, sonucuna göre bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1)- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas ████████ karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyasının yeniden yargılama için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 179,90.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,8)-2004 sayılı İİK.'nın 36/5 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafın istinaf başvurusunun haklı görülmesi nedeniyle davacı tarafından ....İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasına yatırılan 13.750,00.TL bedelli nakti teminat üzerinde ihtiyati tedbir veya haciz bulunmaması halinde, istinaf eden davacıya İADESİNE,9)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde karar verildi. ...Başkan... ¸e-imzalıdır ...Üye...¸e-imzalıdır ...Üye...¸e-imzalıdır ...Katip...¸e-imzalıdır