Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, tanınmış marka sahibinin kötü niyetli olduğu iddia edilen yeni marka başvurusu ve YIDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü talebini inceledi.
Özet: Davacı, kendi tescilli ve tanınmış “...” markası ile iltibas yaratacağını iddia ettiği davalıya ait yeni “...” ibareli marka başvurusuna yönelik itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından haksız biçimde reddedilmesi üzerine, bu kararın iptalini ve marka başvurusunun hükümsüzlüğünü talep etmiştir; davacı, dayanak gösterilen davalıya ait eski markanın daha önce kısmen iptal edildiğini, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ve kendi markalarıyla benzer ürün ve hizmetleri kapsadığını iddia ederken, davalı ise kurum kararının hukuka uygun olduğunu ve iltibas tehlikesi bulunmadığını savunmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: ████████ - █████████ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin dünyanın en tanınmış markalarından biri olduğunu, “...” markasının da 2006 yılında bilgisayar emtialarında kullanılmak üzere yaratıldığını, 09. Sınıf mallarda ABD’de koruma altında olduğunu, yine müvekkilinin ██████████, ██████████, ███████████, ███████████, ██████████, ██████████, ███████████ sayılı markalarının ... nezdinde tescilli bulunduğunu, davalı yanın ███████████ sayılı ve “...” ibareli marka başvurusuna yönelik itirazlarının diğer davalı Kurum tarafından, taraf markaları kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin farklı olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, yine ██████████ ve ██████████ sayılı müvekkili markaları açısından ise ortak sınıfların varlığına rağmen davalı yanın ██████████ sayılı markasının gerekçe gösterildiğini, oysa ki davalı yanın ██████████ sayılı markası ile ilgili olarak davaya konu başvuru tarihinden önce açılmış bir iptal davasının derdest olduğunu, davalının bu davanın sonuçlarından kurtulmak adına dava konusu başvuruyu gerçekleştirdiğini, ayrıca davalının eski markasının 28. sınıf malları kapsadığını, Kurum tarafından verilen kararın hatalı olduğunu, İstanbul Anadolu 2. FSHHM’nin ████████ E sayılı iptal davasında, davalı yanın yalnızca telefon şarj, usb kablo, sd kart ve flash bellek emtialarında markasını kullandığının tespit edilerek davalı yana ait ██████████ sayılı markanın 09. sınıftaki “manyetik, optik veya pozlanmış film halinde kayıt taşıyıcılar, elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynakları dahil)” malları hariç tüm mallar yönünden iptal edildiğini, verilen kararın kesinleştiğini, kesinleşme ile birlikte davalı yanın markasının 12.08.2020 tarihinden itibaren geçeli olacak şekilde kısmen iptal edilmiş olduğunu, dolayısıyla davalı yanın kazanılmış bir hakkının zaten olmadığını, Kurum’un davalı yanın markasının kullanılıp kullanılmadığını dahi sorgulamadığını, doğrudan 09. sınıfta davalının müktesep hakkı olduğunu kabul etmesinin hatalı olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markaları ile iltibas yaratacak düzeyde benzer bulunduğunu, markadaki ek unsurların ayırt ediciliğe katkısının olmadığını, taraf markalarının kapsamlarının da aynı ya da benzer olduğunu, dava konusu başvurunun yalnızca 09 ve 28. sınıf mallarda ilana çıktığını, 35. sınıf yönünden zaten kısmen reddedildiğini, bu kararın da kesin olduğunu, müvekkili markaları kapsamında da 09 ve 28. sınıf malların yer aldığını, taraf markalarının kapsamlarının benzeştiğini, davalıya ait önceki markada 09. sınıf malların yer almadığını, davalı başvurusunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru olduğunu, iptal davasının 12.08.2020 tarihinde açıldığını, dava konusu başvurunun ise 25.03.2021 tarihinde yapıldığını, davalının açılan iptal davasının olası sonuçlarını dolanmayı hedefleyerek bu başvuruyu yapmasının kötü niyeti gösterdiğini, kaldı ki davalı yanın ███████████ sayılı bir diğer marka başvurusunda daha bulunduğunu, bu başvuru yönünden yapılan itirazların bizzat Kurum tarafından, işbu dava konusu YİDK kararının aksine verilen bir karar ile kabul edildiğini, kararda başvurunun kötü niyetle yapılmış olunduğu yönünde de değerlendirmede bulunulduğunu, kötü niyetin bölünemezliği ilkesi çerçevesinde başvurunun tümden reddi gerektiğini ileri sürerek, YİDK'in 2023-M-2845 sayılı kararının iptali ile dava konusu ███████████ sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu marka başvurusuna ilişkin YİDK kararının, hukuka ve usule uygun olduğunu, davacının itirazına mesnet ... esas unsurlu markaları ile başvuru markasının işaret anlamında benzer olduğu halde davacının ███████████ ███████████, ██████████ ve ██████████ sayılı ... esas unsurlu markaları kapsamında farklı mal ve hizmetler bulunduğundan somut olayda iltibas tehlikesi bulunmayacağını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkilinin ikametgahı İstanbul olduğundan, İstanbul Mahkemelerinin hükümsüzlük talebini görmeye yetkili olduğunu, müvekkilinin ██████████ sayılı markadan ötürü kazanılmış hakkı bulunduğunu, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile söz konusu markanın kısmen iptaline karar verildiğini, ancak verilen kararın geçmişe etkili olarak iptali şeklinde olmadığını, kullanılmama nedeni ile kısmen iptale ilişkin verilen kararın ise ancak hükümden itibaren sonuç doğuracağını, bu nedenle 09. sınıftaki bazı mallar ve 28. sınıf yönünden markaların kapsamlarında yer alan malların farklı olduğunu, davacı tarafından müvekkiline karşı ikame edilen davada, ... Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilen marka kullanımların davalıya sirayet edeceğini, gerek markanın önceki sahibi bu şirketin gerekse davalının davaya konu ... markasını SMK 9/1. maddesinde yer alan koşullar uyarınca "ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksüyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar, bilgisayar yazılımları ve bilgisayar çevre donanımları dahil) makine ve cihazlarda kullanılan elektronik elemanlar, elektrik enerjisinin iletim dönüştürme depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik elektronikde kullanılan kablolar ve güç kaynakları dahil)" emtialarında ciddi biçimde kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu marka kapsamında yer alan 9. sınıf "Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. 28.SINIF: Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil)." emtiaları ile davacıya ait markaların kapsamlarında yer alan emtiaların aynı tür veva benzer oldukları, davacı markaları ile dava konusu markanın esas unsurunun müşterek olarak "..." sözcüğünden oluştuğu, bu nedenle daha önce davacıya ait markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan gerek dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin, gerekse makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu markayı yukarıda belirtilen emtialar üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bunlardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalar ile ilişkilendireceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsama yaşayacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında yukarıda belirtilen emtialar bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davalı yanın ... nezdindeki müktesep hak savunmasına konu olan ve YİDK kararında da değerlendirilen ██████████ sayılı markasının "..." ibareli olduğu, anılan marka ile ilgili olarak 12.08.2020 tarihinde davacı yanca İstanbul Anadolu 2. FSHHM’nin ████████ E sayılı kullanmama nedeniyle iptal davasının açıldığı, açılan dava sonucunda verilen kısmen iptal kararının 08.03.2023 tarihi itibariyle kesinleştiği, kesinleşme tarihinin 22.03.2023 tarihli YİDK kararının öncesinde olduğu, davacı yanın işlem dosyasındaki itirazlarında açılan iş bu davayı dayanak gösterdiği, ██████████ sayılı marka kapsamında kalan ve söz konusu mahkeme kararı ile █████/2020 tarihinden önceki son beş yıl içinde ciddi surette kullanıldığı belirtilen "Manyetik, optik veya pozlanmış film halinde kayıt taşıyıcılar. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynakları dahil)." emtialarının müktesep hak iddiası bakımından değerlendirilmesi gerektiği, zira bu emtialar bakımından █████/2020 tarihinden önceki son beş yıl içinde ciddi markasal kullanımın mahkemesinde ispatlandığının kabul edildiği, iş bu davaya konu marka tescil başvuru tarihinin 2021 yılına ilişkin olduğu düşünüldüğünde, █████/2020 tarihinden önceki son beş yıl içindeki markasal kullanımların, iş bu davaya konu marka tescil başvuru tarihinden önceki son beş yıl içindeki markasal kullanım dönemi ile büyük ölçüde çakıştığı, dolayısıyla iptal davasında yapılan markasal kullanımların iş bu dava bakımından da mesnet alınabileceği, dava konusu marka kapsamında yer alan "Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri." emtialarının, davalı şirketin İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyasında kullanımını ispat ettiği yukarıda belirtilen emtiaların kapsamına girdiği, dolayısıyla başvuru markasının ancak bu mallar bakımından ██████████ sayılı önceki tarihli markasından kaynaklı olarak müktesep hakkının olabileceği, davacının █████/2020 tarihinde İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayısına kaydedilen dosyası ile söz konusu markanın kullanılmaması nedeniyle iptali isteminde bulunduğu, yargılama devam ederken, davalı şirketin iş bu davaya konu ███████████ sayılı "... " ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğu, söz konusu başvuru kapsamında ██████████ sayılı marka kapsamında yer alan emtiaların da bulunduğu, ███████████ sayılı başvuru markasının esas unsurunun da ██████████ sayılı markadaki gibi "..." ibaresi olduğu, İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının █████/2023 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesi ile birlikte mahkeme kararında belirtilen emtiaların dava tarihi olan █████/2020 tarihi itibariyle iptal edildikleri, buna göre; davalı şirketin, ██████████ sayılı markası kapsamında yer alan ancak ciddi surette kullanmadığı emtiaları da kapsayacak şekilde, aleyhine açılan iptal davasını müteakip iş bu davaya konu marka tescil başvurusunda bulunduğu, her ne kadar iş bu davaya konu marka başvurusu kapsamında ██████████ sayılı markası kapsamında da bulunan ve kullandığını ispatladığı bir kısım emtialar da bulunmaktaysa da, iş bu davaya konu marka başvurusunun, davalı şirketin kullanmadığı emtiaları da kapsadığı düşünüldüğünde, davalı şirketin iptal kararının etkisinden kurtulmak amacıyla eldeki davaya konu marka tescil başvurusunda bulunduğunun anlaşıldığı, bu hususun ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, yedekleme amaçlı olup kötü niyetli olduğu, markanın kötü niyetli tescilinin, tescile konu mal ve hizmetler ile ilişkili, bölünebilir bir niteliği bulunmadığından, davalının kötü niyetli olması olgusunun, davaya konu markanın tescil başvurusuna konu edildiği tüm emtiaları kapsadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2023-M-2845 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu ███████████ sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, marka başvuru sahiplerinin daha önce benzer marka başvurularında bulunmaları ve önceki markalarının reddedilmiş olmaları sebebiyle yeniden yapmış oldukları marka başvurularının kötü niyetli sayılacağına ilişkin mevzuatımızda bir hüküm bulunmadığını, istinafa konu kararda, somut verilere dayanılmadan kötüniyet gerekçesiyle Kurum kararının iptaline karar verildiğini, ticari hayatta kişi ve şirketlerin mevcut markalarının yanı sıra yeni marka başvurularında bulunduklarının sıklıkla görüldüğünü, seri marka başvurularında bulunulduğu gibi yenilenen marka imajıyla da başvuruların yapıldığını, sırf önceki markası ile ilgili hükümsüzlük davası bulunduğu için yeni marka başvurusunda bulunulmasının kötü niyetli sayılmak için yeterli kabul edilmesinin, ticari hayatta sıkıntılara yol açabileceğini, taraf markaları arasında kalan mal/hizmetler açısından SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik de bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili, mahkemenin kabulüne göre çekişme olarak kabul edilen davadaki kararın, işbu davaya konu YİDK kararının verilmesinden 1 gün önce kesinleştiğini, bir başka anlatım ile YİDK kararından önce davaya konu yapılan markadaki bazı emtiaların artık çekişme konusu olmaktan çıktığını, YİDK kararından önce çekişme konusu olmaktan çıktığı görülen emtialar yönünden dahi müktesep hakkın kabul edilmediğini, verilen kararın yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere müvekkilinin, davaya konu yapılan markasını kısmi olarak kullandığının ispat edildiğini, bu hususun ayrıca bir karara bağlanmasının, sadece şekli yönden bir hakkın devamı niteliğinde olacağını, müvekkilinin, davaya konu başvurudan önceki markasında yer alan sadece 09. sınıf emtialara müracaat ettiğini, 28. sınıf emtialar yönünden ise daha önce var olan bir başvurusunun bulunmadığını, 28. sınıfta davacının da müvekkilinden önce var olan bir tescilinin olmadığını, buna rağmen belirtilen sınıf yönünden de müvekkilinin, dava konusu başvuruyu yedekleme ya da şantaj gibi unsurlar için kullanmasının mümkün olmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... " ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında, ilk derece mahkemesi kararında belirtilen 9. sınıf mallar yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğu, zira taraf markalarının asıl unsurları "..." ibaresinden oluştuğu gibi belirtilen mallar yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiği, davalının ██████████ sayılı markasının kullanmama nedeniyle iptali için dava açıldıktan sonra anılan marka kapsamında kullanılmayan malları da kapsayacak şekilde dava konusu başvurunun yapıldığı, bu durumda söz konusu başvurunun, olası bir kullanmama nedeniyle iptal kararının sonuçlarını bertaraf etmeyi amaçladığı, nitekim davalı markasının kısmen iptal edildiği ve bu kararın kesinleştiği, dolayısıyla eldeki marka başvurusunun yedekleme amacı taşıdığı ve kötü niyetli bulunduğu, her ne kadar dava konusu başvurunun kapsamında, davalının önceki markasının kullanıldığı bir kısım mallar ile önceki davalı markasının ve davacı markalarının kapsamlarında yer almayan 28. sınıf mallar da yer almakta ise de kötü niyetin bölünemezliği karşısında davalı başvurusunun tümden kötü niyetli kabul edilmesinde bir isabetsizliğin olmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 732,00'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.