Kambiyo senetlerinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacının bilirkişi avansını yatırmaması sonucu ilk derece mahkemesince davanın reddedilmesi kararının istinaf yoluyla incelenmesi.
Özet: Kambiyo senetlerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi, uyuşmazlığın çözümü için gerekli gördüğü bilirkişi incelemesi gider avansının davacı tarafından yatırılmaması üzerine, davayı ispat yükünün yerine getirilemediği gerekçesiyle reddetmiş; davacı vekili ise istinaf başvurusunda, delil avansı yatırılmamasının ilgili delilden vazgeçme sonucunu doğuracağını, davanın otomatik reddine yol açmayacağını, mahkemenin dosyadaki senetler ve diğer yazılı delilleri değerlendirerek hüküm kurması gerekirken eksik incelemeyle davanın reddine karar verdiğini ileri sürmüştür.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin işinin ticari hayatla uğraştığını ve aşacak verecek ilişkilerine istinaden senet düzenlendiğini, davalı/borçlu yan ile ticari iş gereği senetin düzenlendiğini, davalı/borçlu ile müvekkili ile anlaşma sağlandığını " 25.000,00 TL Miktarlı █████/2012 Tanzim Tarihli,█████/2016 Vade Tarihli Senet, 25.000,00 TL Miktarlı █████/2012 Tanzim Tarihli,█████/2015 Vade Tarihli Senet, 25.000,00 TL Miktarlı █████/2012 Tanzim tarihli,█████/2015 Vade Tarihli Senet 25.000,00 TL Miktarlı █████/2012 Tanzim Tarihli, █████/2016 Vade Tarihli" 4 adet senet tanzim edildiğini, senet bedellerine ilişkin davalı/borçlu yan tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacı ile müvekkili tarafından.... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, ancak davalı borçlunun kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu, davalı/borçlu tarafından her ne kadar borcun bulunmadığı itirazında bulunulmuşsa da borcun varlığının taraflarınca sunulan delillerle, senetlerle ispatlandığını, bu nedenlerle davalı/borçlu adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malvarlığı ile banka hesaplarının tümüne öncelikle bedelsiz, mahkemenin aksi kanaatte olması ihtimalinde ise mahkemece uygun görülecek belirli miktarda teminat karşılığında ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesini, .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçludan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tarafların bildirmiş olduğu delillerin toplanmasının ardından uyuşmazlığın çözümü için tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ilgili ticari defter ve kayıtlar da karşılaştırılarak değerlendirme yapılması özel uzmanlık gerektirdiğinden mali müşavir vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yapılması yönünde davacı vekilinin de hazır bulunduğu █████/2025 tarihli celsenin (3), (4), ve (5) no.lu ara kararları kurulmuş, bu doğrultuda davacı vekiline bilirkişi incelemesi ve tebligat giderlerine esas olmak üzere delil ve gider avansı yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmiş, delil avansının yatırılmaması durumunda bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtaratı davacı vekilinin yüzüne karşı yapılmış olmasına rağmen verilen süre içerisinde gerekli delil avansının yatırılmadığı görülmekle eldeki davadaki ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, ispat için bilirkişi incelemesinin zorunlu olmasına rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bu nedenle mevcut dosya kapsamına göre davacının davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; HMK m. 324 uyarınca delil avansı yatırılmamasının sonucunda“dava reddi” değil; o delilden vazgeçilmiş sayılması gerektiğini, mahkeme, mevcut delilleri tartışmadan ret kararı vermiştir HMK m. 324 uyarınca bir delilin ikamesi için yatırılması gereken avansın yatırılmaması halinde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağını, bu düzenleme, mahkemenin “dava şartı yokluğu” gibi bir sonuç doğurmadığı gibi, otomatik şekilde davanın reddini de gerektirmediğini, nitekim uygulamada, delil avansının yatırılmaması halinde mahkeme diğer delillere göre değerlendirme yapmalı; dosyadaki deliller hüküm kurmaya yeterliyse buna göre karar vermesi gerektiğini, somut olayda mahkemenin, bilirkişi incelemesi yapılamadı diyerek ispatın gerçekleşmediği sonucuna varmış; ancak dosyada mevcut senetler, icra dosyası ve diğer yazılı deliller üzerinden neden kabul kararı verilemediğini denetime elverişli şekilde irdelemediğini, bu yönüyle karar eksik incelemeye dayalı olduğunu, HMK m. 266 gereği “bilirkişi zorunluluğu” şartları oluşmadığı halde, mahkeme uyuşmazlığı gereksiz biçimde bilirkişileştirmiş; senet delilini merkeze almamıştır.HMK m. 266 hükmü uyarınca bilirkişiye başvurulması, “çözümü hukuk dışında özel/teknik bilgiyi gerektiren hâller” için mümkün olduğunu, hakimin hukuk bilgisiyle çözülebilecek meselelerde bilirkişiye başvurulamayacağını, mahkemenin, “defterler bilirkişice incelenmeden ispat olmaz” şeklinde bir yaklaşım kurmuş; ancak senetlerin yazılı delil niteliğini tartışmadan, uyuşmazlığı defter incelemesine indirgemiş olduğunu, bu yaklaşımın HMK m. 266’nın amaç ve sınırlarıyla uyumlu olmadığını, senedin kambiyo takibine konu edilememesi (kambiyo zamanaşımı nedeniyle genel haciz yoluna dönülmesi) senedin delil değerini ortadan kaldırmaz; mahkeme bu yönü tartışmadığını, takibin kambiyo senetlerine mahsus takip değil, genel haciz yoluyla ilamsız takip olması; senedin bir “yazılı delil” olarak değerlendirilebilmesine engel olmadığını, ilk derece mahkemesi kararı, senedin bu “yazılı delil” niteliğini ve dosya kapsamındaki senetlerin alacağı ispat edip etmediğini tartışmadan, bilirkişi incelemesi yapılamadı gerekçesiyle ret hükmü kurduğunu, bu durumun, hükmün hukuki isabetini zayıflattığını, ticari defter incelemesi somut olayda “zorunlu” olmayıp ayrıca davacı yönünden defterlerde kayıt bulunmaması, alacağın mevcut olmadığı sonucunu doğurmayacağını, gerekçenin “neden senetle ispat gerçekleşmedi” sorusuna cevap vermediğini, yetersiz ve denetime elverişsiz olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının bilirkişi delili dışındaki delillerinin alacağını ispata yeterli olup olmadığı noktasındadır.
Davalı ... tarafından davacı ... lehine █████/2012 tarihinde 25.000,00'er TL bedelli, █████/2015, █████/2015, █████/2016 ve █████/2016 vade tarihli bonolar malen kayıtlı olarak düzenlenmiştir.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, zamanaşımına uğramış bonolara dayalı olarak 100.000,00 TL asıl alacağın, 135.670,91 TL işlemiş faizi ile birlikte tahsili istemiyle █████/2024 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Davacı tarafça zamanaşımına uğramış bonolara dayalı olarak icra takibi başlatılmış, ancak talebin dayanağına ilişkin bir açıklama yapılmamış ise de, ticari defterlere de delil olarak dayanılması karşısında istemin temel ilişkiye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.03.2021 tarihli, 2017/(19)11-937 E. ve ████████ K. sayılı kararında da belirtildiği üzere alacaklı, bonoya ilişkin zamanaşımı süresinin geçmesi hâlinde bile bonoya dayanarak borçluya karşı takip yapabilir veya genel mahkemelerde bir alacak davası açabilir. Zamanaşımına uğramış bono, kambiyo senedi vasfını kaybettiği için kambiyo hukukunun tanıdığı özel imkânlardan alacaklı yararlanamaz. Zamanaşımına uğrayan  bono,  adi senede de dönüşmeyeceğinden alacağın, yani, taraflar arasındaki temel ilişkinin ispatı açısından tek başına yeterli olmaz. Ancak HMK’nın 202. maddesi kapsamında yazılı delil başlangıcı olarak kullanılabilir. HMK’nın 202/2 maddesine göre iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge, delil başlangıcı sayılır. Zamanaşımına uğrayan bono, delil başlangıcında bulunması gereken tüm unsurları taşımaktadır. Bu nedenle zamanaşımı nedeniyle kambiyo vasfını kaybeden  bonoya dayanma imkânı olmayan alacaklı, temel ilişkiye dayanarak açılan davalarda,  zamanaşımına  uğrayan bonodan  delil başlangıcı olarak yararlanabilir ve senetle ispatı gereken bir hukuki işlem hakkında iddiasını tanık dinleterek veya başka delillerle ispat etme imkânına sahip olur (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 25.12.2019 tarihli ve 2019/1 E., 2019/8 K. sayılı kararı).
Buna göre, davacı, avansı yatırmayarak bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş ise de dava dilekçesinde tanık ve yemin deliline de dayanmıştır. Bu durumda davacının bilirkişi delili dışındaki diğer delilleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince, anılan hususlar gözetilmeksizin davanın karara bağlanması doğru görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!