Yargıtay, suç tarihinden sonra kesinleşen önceki mahkumiyetin tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle kanun yararına bozma talebini kabul ederek yerel mahkeme kararını düzeltti.
Özet: Yargıtay, kanun yararına bozma talebini kabul ederek, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet kararındaki tekerrür hükmünün hatalı olduğuna hükmetmiştir; zira sanık hakkında tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyet kararının kesinleşme tarihi, incelenen suçun işlendiği tarihten sonra olduğundan, 5237 sayılı Kanunun 58. maddesi uyarınca tekerrür koşulları oluşmamıştır, bu nedenle hüküm fıkrasındaki tekerrüre ilişkin kısımların çıkarılarak infazın buna göre yapılmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeİNCELEME KONUSU KARAR : MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2026 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda tekerrüre esas alınan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2007 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararın kesinleşme tarihinin 17.11.2008 olduğu, inceleme konusu karara konu suçun 26.02.2006 tarihinde işlendiği cihetle, anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı, dolayısıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇEHükümlü hakkında tekerrüre esas alınan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2007 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, incelemeye konu dosyadaki suç tarihi olan 26.02.2006 tarihinden sonra 17.11.2008 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı ve hükümlünün adlî sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığı anlaşılmakla, hükümlü hakkında hükmedilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2013 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, “Hüküm fıkralarından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkartılmasına, diğer hususların aynen korunmasına, infazın buna göre yapılmasına,” dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.