Sigorta şirketinin firari araç sürücüsünün sebep olduğu maddi hasarı ödedikten sonra sigortalısından rücuen tazminat talep ettiği itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, zorunlu mali mesuliyet poliçesi kapsamında ödediği hasar tazminatını, trafikte kazaya karışıp firar eden sigortalı araç sürücüsü nedeniyle rücuen talep ettiği araç sahibine karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davası açmıştır; davalı araç sahibi kazaya karışmayı ve firarı reddetse de, bilirkişi raporu firari sürücüyü %100 kusurlu bularak sigorta şirketinin talebini haklı görmüştür.

T.C.
İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████ DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ:█████/2025KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil sigorta şirketine, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalı olan "..." plaka sayılı araç ile "..." plakalı araç arasında 18.04.2024 tarihinde iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araçta hasar meydana geldiğini, bu hasar sebebi ile müvekkil sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar gören araç sahiplerine ödenen hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının sağlanması amacıyla davalı/borçlu aleyhine .... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı (borçlu) süresi içerisinde borçlu olmadığı iddiası ile borca, takibe ve tüm işlemlere itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu ve itirazın iptali gerektiğini, alacaklı müvekkil nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan ve davalıya ait ... plaka sayılı kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün kaza sonrası firar ettiğini, müvekkil şirketin işbu ödemiş olduğu hasar bedelini davalı sigortalısından Trafik Sigortalı Genel Şartları uyarınca rücuen talep etme hakkının olduğunu belirterek davanın kabulüne, davalı/borçlunun takibe, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız tüm itirazlarının iptaline, .... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas Sayılı dosyası ile başlatılan takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Turizm vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada zamanaşımı ve hak düşürücü süreye uyulmadığına dair itirazlarının olduğunu, davacı tarafından müvekkil şirket aracının kazaya karışıldığı iddia edildiğini ancak müvekkil şirket kayıtlarında böylesi bir kazanın bulunmadığını, davacı iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacı müvekkil aracının kazaya karıştığına dair tek bir delil sunmadan müvekkil ve araç sürücüsünün yokluğunda polise tutturulan - yine polis memurunun da görgüsü olmayan bir kazaya dair - tutanakla davacı davasını ispat edemeyeceğini, tutanakta kazanın görgü tanıkları bulunduğu belirtildiğini ancak bunların kim olduğu dahi zapta geçirilmediğini, bu şahısların o sırada orada olup olmadığı, karşı araç ile bir ilişkilerinin olup olmadığı ve sair bir çok hususun bilinmediğini, hiçbir suretle kabul anlamına gelmemekle birlikte olay yerini terk sebebiyle bir rücu talebinden bahsedilmişse de bu ağır kusura sebebiyet verecek bir unsur olmadığını ve somut olayda yerini terk gibi bir durum da söz konusu olmadığını belirterek işbu davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu, Dekont, poliçe, trafik kaza tespit tutanağı, araç tescil özet raporu ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında █████/2025 tarihinde 125.110,12TL asıl alacak ve 22.458,00-TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce atanan makine mühendisi bilirkişisi ...'ın hazırlamış olduğu █████/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; olan trafik kazasında,... plakalı aracın firari sürücüsünün % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç malikinin kusurunun bulunmadığı, dosya muhteviyatı, hasar fotoğrafları, kazanın oluş şekli ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağı incelendiğinde, hasar ekspertiz raporunda tespit edilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve gerekli işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen KDV dahil 125.110,12 TL hasar miktarının uygun olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇEDava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takiplerine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Davacı sigorta yapığı ödemenin rücu koşullarının (terke dayalı) oluştuğundan bahisle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takiplerini başlatmış olup; ödeme emirleri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emirlerine itiraz ettiğinden takiplerin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve dosya kapsamından; ... plakalı araç sürücüsü görgü şahitlerinin beyanına göre seyir halindeyken aracının sağ arka ve köşe kısımları ile park halinde bulunan ... plakalı aracın sol ön far çamurluk ve muhtelif kısımlarına çarpması sonucu madde hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plaka sayılı araç kaza mahalini terk etmesi sonucu 2 arası çarpıp kaçmalı madde hasarı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda kaza yerini terk eden ... plakalı araç sürücüsü görgü şahidinin beyanına ve elinde bulunan video kayıt larına istinaden 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu'nun 56-1-a şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmemek kuralını ihlal ettiği tespit edilmiş olup meydana gelen kaza sebebi ile ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Davacı ... Şirketi nezdinde davalı şirketin maliki / işleteni bulunduğu ... plakalı aracın █████/2024 başlangıç ve █████/2025 bitiş tarihli, ... poliçe numaralı ZMMS sigorta Poliçesi ile teminat altında olduğu anlaşılmıştır. KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.Sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2 maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. Maddesi (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hali" rücu sebebi olarak düzenlenmiştir.Bu çerçevede, █████/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B-4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut ehliyetsiz olması gibi durumun varlığını kanıtlaması istenemez. Sigorta Genel Şartları B4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerine terk eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi, olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Söz konusu maddeki bedeni hasar ibaresi ile kastedilen olay yerinin terk edilmesi için zorunlu hallerin neler olduğunun açıklanmasıdır. Dolayısıyla; olay yerini terk nedenine dayalı rücu sebebinin maddi hasarlı trafik kazalarında da uygulanmasına engel bir hal bulunmamaktadır.Tüm bu açıklamalardan yola çıkarak somut olaya bakıldığında; davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 31.01.2024 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınmasının gerekli olduğu, davacı sigorta şirketinin, davalıya ait aracın ZMSS poliçesini tanzim ettiği ve sunulan fotoğraf kayıtları ve kolluk tarafından video kayıtları izlenerek düzenlenen kaza tespit tutanağından kaza sonrasında araç sürücüsünün kaza mahallini terk ettiği anlaşılmış olup Sigorta Genel Şartları B4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerine terk eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi, olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceğinin düzenlendiği, Genel Şartlar B-4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut ehliyetsiz olması gibi durumun varlığını kanıtlaması istenemez. Bu kapsamda davacı taraf zorunlu sebeplerle uzaklaştığına dair bir ispata yarar delil sunmadığı, sigortanın rücu hakkının bulunduğu, alınan bilirkişi raporu ile yapılan ödemelerin makul olduğu, ödeme tarihinden itibaren faiz işletildiğinde 20.730,58TL işlemiş faiz alacağı oluştuğu anlaşılmakla davalının, davacıya davaya konu icra takiplerindeki dosya alacakları yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takiplere vaki itirazların kısmen iptaline, takiplerin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( kabul oranı: %98,83 )HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 125.110,12TL asıl alacak ve 20.730,58TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 145.840,70TL üzerinden takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden DEVAMINA,2) Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 25.022,02TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 9.962,37TL nispi karar harcından yatırılan 1.782,26TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 8.180,12TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00TL'nin 4.546,18TL sinin davalıdan, 53,82TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,5-Davacı tarafça yatırılan 1.782,26TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 9.810,80TL yargılama giderinin kabul oranına göre 9.696,01TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,8-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.727,42TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa resen iadesine,Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır