Yargıtay İkinci Ceza Dairesi, bir çocuğun konut dokunulmazlığını ihlal suçundan aldığı kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmemesi hususundaki kanun yararına bozma istemini, hükmün henüz kesinleşmediği gerekçesiyle oybirliğiyle reddetmiştir.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, suça sürüklenen çocuğun kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmemesi nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen mahkûmiyet kararının kanun yararına bozulması talep edilmişse de, dosya içeriğinde kararın katılana tebliğine ilişkin bir belge bulunmadığı ve bu nedenle hükmün kesinleşmediği, dolayısıyla olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği tespit edildiğinden, bu istem reddedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2026 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre;
Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına göre, suç tarihi itibari ile hapis cezasına mahkumiyetinin bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıklara yönelik olarak gidilebilir.
2.İncelemeye konu dosyada, yokluğunda verilen Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2023 tarihli kararının, katılana tebliğ edildiğine ilişkin dosya içerisinde bir belgeye rastlanmadığı belirlenmekle, kararın katılana tebliği gerektiğinden inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3.Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!