Karayolu Mali Sorumluluk Sigortacısı Aleyhine Açılan Ölümlü Trafik Kazası Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davası.
Özet: Davacılar, davalı sigorta şirketinin trafik sigortalısı aracın 08.04.2025 tarihinde neden olduğu ölümlü trafik kazasında hayatını kaybeden yakınlarının desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle, sigortalı sürücünün %100 kusurlu bulunduğu bilirkişi raporuna dayanarak ve yasal sigorta sorumluluğu kapsamında, başlangıçta 100 TL olarak talep ettikleri ancak daha sonra 270.018,96 TLye artırdıkları destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmektedirler.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30.10.2025
KARAR TARİHİ : 30.06.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.04.2025 tarihinde davalı şirket nezdinde Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası bulunan ---plakalı aracın --- plakalı motosiklete ve müvekkillerin yakını --- çarparak ölümlü trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kazanın ardından davalı şirkete destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin giderlerinin ödenmesi talebiyle başvurulduğunu, davalı şirket nezdinde ---- numaralı hasar dosyası açıldığını ancak başvurunun reddedildiğini, uyuşmazlığa ilişkin -- numaralı arabuluculuk dosyasının anlaşamama ile sonuçlandığını, ---. Asliye Ceza Mahkemesinin ---- ceza sayılı dosyasında tanzim edilen bilirkişi raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda yüzde yüz oranında kusurlu bulunduğunu, müvekkil ----- müteveffanın desteğinden mahrum kaldığını, tüm bu nedenlerle; uğranılan zararın tazmininin gerektiğini, 100,00-TL tutarındaki destekten yoksun kalma tazminatının işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin istendiğini, bilirkişi incelemesiyle belirlenecek rakam üzerinden değer artırım ve ıslah haklarının saklı tutulduğunu, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava Değeri Artırım Dilekçesi: Davacı vekili 23.06.2026 tarihli dilekçesi ile HMK.nun M.107 uyarınca, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek dava dilekçesinde 100,00-TL tutarındaki destekten yoksun kalma tazminatı talebini 269.918,96-TL artırılarak toplam talebinin 270.018,96-TL olarak kabul edilmesini, 270.018,96-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır.KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşı da tazminat davası açabilir.Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53/3. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" şeklinde hükme bağlanmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53/3. (818 sayılı BK madde 45/II) maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.TBK’nın 53. (818 sayılı BK 45) maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.04.1982 gün,--- sayılı kararı).TBK’nın 53/3. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK'nın 15.06.2011 gün ve ---. sayılı ilamı).
Somut davada;----) Sulh Hukuk Mahkemesi'nin -- karar sayılı mirasçılık belgesine göre, müteveffa ---- 08.04.2025 tarihinde vefat ettiği, geriye tek mirasçısı olarak davacı ----- kaldığı anlaşılmıştır.--- plakalı araç, ----- sigorta poliçe numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır.
08.04.2025 tarihinde sürücü --- idaresindeki --- plakalı otomobili ile ---- istikametinden ---- istikametine ---- il yolunu takiben seyir halinde iken ---- Köyü mevküne geldiği esnada aracının ön sağ kısımları ile kendisi ile aynı istikamette önünde seyir halinde bulunan sürücü --- idaresindeki----- plakalı motorlu bisikletin arka kısımlarına çarpması neticesinde meydana gelen kaza sonucunda müteveffa --- yaşamını yitirmiştir.
Dava konusu olayla ilgili -----Asliye Ceza Mahkemesi'nin --- esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, alınan bilirkişi raporunda sürücü --- asli kusurlu olduğunun, --- kusurunun bulunmadığının belirtildiği, dosya sanığı ------ hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, istinaf başvurusunun süre yönünden reddedildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
---- Bölge Adliye Mahkemesi ---Hukuk Dairesi'nin ---- esas, ---- karar sayılı ilamında; "...tanık beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre davacının evli olduğu, eşinin emekli maaşı bulunduğu, fiziksel bir engelin bulunmadığı ve bu nedenle devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunduğundan bahsedilemeyeceği gibi aksine vefat eden ------ kardeşi olan davacının ve eşinin yanına gelerek yerleştiği ve onlarla birlikte yaşadığı gözetildiğinde müteveffa ile davacı arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı da ispat edilemediğinden İlk Derece Mahkemesince "... müteveffanın davacı ile birlikte yaşadığı, yasal olarak kardeşlerin birbirine destek olmaları refah içinde bulunmalarına bağlı olduğu, müteveffanın kaza tarihindeki ekonomik durumu dikkate alındığında refah içinde olduğu kabul edilemeyeceği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur." açıklamasına yer verilmiştir.
İstinaf ilamında belirtildiği üzere, davacının evli olduğu, fiziksel bir engelinin bulunmadığı, otuz dört yaşında olduğu, müteveffanın kendi ihtiyaçları yanında davacıya ve torununa harcamalar yaptığı, yapılan buna müteveffanın düzenli ve sürekli bir desteğinin bulunmadığı anlaşıldığından şartları oluşmayan destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan ve 192,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 75,40-TL tamamlama harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 191,50-TL vekalet harcı, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 67,90-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 10.874,80-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından 104,00-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!