Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan beraat eden sanık hakkında ilk hükmü bozarak fiili kullanmak için uyuşturucu bulundurma olarak nitelemiş ve kamu davasını sekiz yıllık olağan zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.
Özet: Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen beraat kararının Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine incelenmesi sonucunda, Yargıtay sanığın fiilinin kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçunu oluşturduğunu belirtse de, bu eylem için öngörülen sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin son kesici işlemden itibaren dolduğu tespit edilerek, beraat hükmünün bozulmasına ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;Sanık hakkında verilen beraat kararını temyizde sanığın hukuki bir yararı olmadığı gibi, hükmün gerekçesine yönelik bir temyiz de bulunmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca, sanık müdafiinin temyiz isteminin Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE, 2. Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yönünden yapılan incelemedeSanığın savunmasının aksine, üzerinde ele geçirilen suça konu maddeyi, satacağına veya başkasına vereceğine ilişkin, kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan fiilinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla Tebliğnamedeki bozma içeren görüşe iştirak edilmemiştir.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 22.12.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenlerle Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.