10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ithal eden sanığın midesindeki uyuşturucuyu kendi beyanıyla açıklaması nedeniyle uygulanan etkin pişmanlık indirimini hukuka uygun bulup onadı.
Özet: Uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkum edilen sanık hakkında yapılan temyiz incelemesinde, sanığın hakkında herhangi bir şüphe bulunmaksızın ve fiziki emare tespit edilmeden önce midesinde uyuşturucu madde bulunduğunu gönüllü olarak beyan etmesinin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını haklı kıldığı değerlendirilmiş; bu gerekçeyle, Cumhuriyet savcısının etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiği yönündeki temyiz talebi ile sanığın suçun unsurlarının oluşmadığına dair temyiz talebi esastan reddedilerek alt derece mahkemelerinin hükmü onanmıştır.
10. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
2. Sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
B. Sanığın temyiz sebepleri özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık 08.12.2025 tarihinde cezasını kabul edip dosyasının kapatılmasını talep ettiğine ilişkin dilekçe sunmasına rağmen, sanığın tüm aşamalarda beyanlarının tercüman eşliğinde alındığı, sanığa gerekçeli kararın tebliğini içeren tebellüğ belgesinin de tercüman bulunmadan düzenlendiği anlaşılmakla; 08.12.2025 tarihli dilekçenin Türkçe olarak verilmesi nedeniyle açıkça temyiz isteminden vazgeçme iradesi taşıyıp taşımadığının anlaşılamadığı, ayrıca sanığın 05.01.2026 tarihli dilekçesinde de, Türkçe bilmediği için arkadaşına yazdırdığı dilekçede kararı temyiz etmek istemesine rağmen arkadaşının kendisini yanlış anlayarak bu şekilde bir dilekçe yazdığını ve kararı temyiz ettiğini belirtmesi nedenleriyle sanığın temyiz isteminin süresinde ve temyiz isteminin bulunduğu kabul edilerek sanığın temyiz istemine hasren de inceleme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre hakkında herhangi bir ihbar veya suç şüphesi bulunmayan sanığın pasaport kontrol işlemlerinden sonra gelen yolcu katına girdiğinin anlaşıldığı, rutin çalışmalar sırasında durdurulduğu, tedirgin davranışlar sergilemesi üzerine üst araması yapılmak üzere büroya davet edildiği, büroya gelen sanığın midesinde uyuşturucu bulundurduğuna ilişkin herhangi bir fiziki emarenin bulunduğuna yönelik kolluk tarafından tutanak altına alınarak tespit edilen bir durum ve hakkında iç beden muayenesine ilişkin bir karar bulunmadığı aşamada, üst araması ile bulunamayacak şekilde midesinde bulunan uyuşturucu maddeler hakkında kolluk kuvvetlerine bilgi verdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın kendi suçunun ortaya çıkmasında yardımının bulunmasından dolayı cezasında etkin pişmanlık nedeniyle indirim yapılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, Tebliğnamedeki bozma içeren görüşe iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!