Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda TCKnın 142/2-h maddesinin suç tarihinde yürürlükte olmadığı iddiasına dayalı kanun yararına bozma istemini, doğru suç tarihi tespitiyle reddetti.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından suç tarihinde yürürlükte olmayan ve sanık aleyhine olan Türk Ceza Kanununun 142/2-h maddesinin uygulandığı gerekçesiyle kanun yararına bozma talep edilmişse de, Yargıtay incelemesinde iddianamede ve gerekçeli kararda 14.06.2014 olarak belirtilen suç tarihinin maddi hata sonucu yazıldığı, gerçek suç tarihinin 14.08.2014 olduğu ve bu tarihte 142/2-h maddesinin yürürlükte olduğu tespit edildiğinden, mahkemenin kararında isabetsizlik bulunmadığına hükmedilerek kanun yararına bozma talebi reddedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2026 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında; güdülen amaç ve saik ile suçun işleniş biçimi dikkate alınarak takdiren ceza tayin edildiği belirtilerek, temel ceza olarak suç tarihi itibariyle sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki alt ve üst sınır içerisinde bulunan 5 yıl hapis cezası belirlenmiş ise de; uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinin gösterildiği anlaşılmakla; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile eklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinin, 14.06.2014 olan suç tarihi itibari ile yürürlükte olmadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından lehine olan ve eylemine uyan anılan Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç tarihi itibariyle yürürlükte olmayan ve ceza miktarı bakımından sanık aleyhine olup 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca uygulama olanağı bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'a eklenen 142/2-h maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında; 14.08.2014 olan suç tarihinin 14.06.2014 olarak yazılmasının, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Her ne kadar suç tarihinin 14.06.2014 olduğu belirtilerek ve buna göre suç tarihinde, 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinin yürürlükte olmadığından bahisle hükümlü hakkında lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan ve ceza miktarı bakımından hükümlü aleyhine olup 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca uygulama olanağı bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'a eklenen 142/2-h maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği belirtilmek suretiyle anılan hükme karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de;
İncelemeye konu dosyada iddianamede ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 14.06.2014 olduğu belirtilmiş ise de; suç tarihinin 14.08.2014 olduğu ve hükümlünün suç tarihinde gündüz vakti bina vasfındaki iş yeri deposundan hırsızlığa teşebbüs ettiği, 6545 sayılı Kanun’un 104. maddesinde Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinin 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre mahkemece 14.08.2014 tarihinde işlenen hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi ile hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!