Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik zorunlu müdafi ve vekil temyizlerini reddederek, ilk derece ve istinaf kararlarını hukuka uygun bularak onadı.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanığa atanmış zorunlu müdafiin, sanığın özel vekil atamasıyla temyiz yetkisini yitirmesi nedeniyle yaptığı başvuruyu reddederken; hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin, suç kastının bulunmadığı, şikayetin geri alındığı, lehe hükümlerin ve etkin pişmanlığın dikkate alınmadığı yönündeki temyiz itirazlarını yerinde bulmayarak, ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesinin kararlarını hukuka uygun görerek hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., ███████ K.SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I- Sanık hakkında kurulan hükme yönelik Av. ...'nun temyiz isteminin incelenmesinde Her ne kadar mahkemece sanığa, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi gereğince Av. ...'yu müdafii olarak atanmış ise de, sanığın kendisini temsil etmek üzere yargılama aşamasında Av....'e vekâletname verdiği ve bu nedenle de zorunlu müdafiinin görevinin sona erdiği anlaşılmakla; Av. ...'nun sanık hakkında kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi olmadığından temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince, Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,II-Sanık hakkında kurulan hükme yönelik Av. ...'ün temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın suç işleme kastı bulunmaması nedeniyle şikâyetçinin şikâyetini geri alması da göz önüne alınarak aralarındaki uyuşmazlığın hukuki uyuşmazlık olduğu nazara alınmaksızın ceza tayin edilmesine, lehe hükümlerin uygulanmamasına, sanık etkin pişmanlık göstererek zararı giderdiği hâlde bu hususun ceza tayininde nazara alınmamasına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.