Kooperatif üyeliğinden kaynaklanan, bağımsız bölüm olarak vaat edilen ancak kapıcı dairesi olarak özgülenen taşınmazın tescili veya bedelinin ödenmesi talepli tazminat davası.
Özet: Davacının, davalı kooperatiften 2012 yılında edindiği ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği dairenin, kooperatifin iskan alımı için kapıcı dairesi olarak özgülenmesi nedeniyle tapu kaydının oluşturulamadığı; kooperatifin, bağımsız bölüm haline getirme taahhüdünü yerine getirmediği ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle açılan bu davada, davacı taşınmazın kendi adına tescilini, mümkün olmaması halinde bedelinin ödenmesini ve yargılama giderlerinin karşılanmasını talep ederken, davalı kooperatif ise davanın zamanaşımına uğradığını iddia etmektedir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.CANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİK A R A RESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████...DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin █████/2012 tarihinde .... davalıdan 115.000 TL bedel ile satın alarak kooperatife üyesi haline geldiğini, tarafların █████/2012 tarihinde aralarında satış vaadi sözleşmesi akdettiklerini, söz konusu sözleşmede... aşağıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde 115.000 TL bedelle ... verilmesi hususunda anlaşıldığı, söz konusu protokolde her iki tarafın da karşılıklı edim yükümlülüğü altına girdiklerini, müvekkilinin, ilgili edimlerine eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen davalının edimlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin , davalının kendisine satışını vaadettiği taşınmazın bağımsız bölüm olmadığını ve ilgili dairenin kapıcı dairesi olarak özgülendiğini , halihazırda yönetici konumunda olan kişilerin taşınmazlar için iskan alma sürecine başlatması ile öğrendiğini, iskan alma süreci için ilgili apartmanda bir tane daireyi kapıcı dairesi olarak göstermeleri gerektiğini ve bu sebeple de davaya konu taşınmazın kapıcı dairesi olarak gösterildiğini , müvekkilin burada ikamet etmeye devam edebileceğini ancak taşınmaz ile alakalı tapu kaydının çıkarılamayacağını söylediklerini, davaya konu taşınmazın bulunduğun apartmanın projesinin incelenmesi akabinde müvekkiline satışı vaadedilen taşınmazın söz konusu apartmanı iskan alınabilmesi için kapıcı dairesi olarak özgülendiği ve müvekkilinin de bu şekilde mağdur edildiğinin anlaşılacağını, taraflar arasında imzalanan █████/2012 tarihli protokolde de taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ihtiva edilen ilgili sözleşmede davalı tarafın proje tadilatı yaptırarak, söz konusu dairenin bağımsız bölüm listesine ekleneceğini müvekkiline taahhüt ettiğini ancak davalı taahhüt ettiği ve yükümlülük altında bulunduğu edimlerini yerine getirmediğini, bu sebeple de █████/2012 tarihinde imzalanan satış vaadi sözleşmesinin davalı tarafça ifa edilip yerine getirilme durumu ile alakalı vaadedilen hususların gözardı edildiğini, ilgili taşınmaz satış vaadi sözleşmesi her ne kadar noter onaylı şekilde yapılmamış olsa da aynı gün yönetim kurulunun toplanarak davaya konu taşınmazın 115.000 TL bedelle müvekkiline verilmesi hakkında karar aldığını, ilgili karar karar defterine yazılmış olup ilgili karar defterinin de noterde tasdik edildiğini, bu sebeple ve protokol içeriğinin de satış vaadi sözleşmesi ihtiva etmiş olmasından dolayı yapılan bu anlaşmanın noter onaylı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, bununla birlikte müvekkili sözleşmenin imzalandığı tarihten bugüne kadar aidatlarını eksiksiz şekilde ödediğini , bina için toplanan bütün demirbaşlarını yine eksiksiz şekilde ödediğini, genel kurullarda alınan bütün kararların müvekkiline de tebliğ edildiğini ve ilgili kararlara müvekkilinin de uymasının istendiği, dolayısıyla müvekkilin kooperatif üyesi olduğu ve söz konusu taşınmazın sahibi olduğunu, davalının vaadlerini yerine getirmemesinin müvekkilinin mülkiyet hakkına zarar verdiği, müvekkilini mülkiyet hakkı taşınmazın bulunduğu apartmanın iskan alabilmesi adına kurban edildiği, bu da ilerleyen zaman zarfında müvekkili aleyhine telafisi mümkün olmayan zararların doğmasına sebebiyet vereceğini, bu sebeple müvekkilinin mülkiyet hakkının apartmanın iskan alabilmesi için ilgili taşınmazın kapıcı dairesi olarak gösterilmek suretiyle kurban edilmesini engellemek adına kooperatif tarafından yapılacak olan ferdileşmeye yönelik işlemlerin talepleri doğrultusunda tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu nedenlerden dolayı davalı tarafından müvekkiline 05.08.2012 tarihinde yönetim kurulu kararıyla satışı vaadedilen ... cepheli dairenin satış vaadinin ifasının vaadedilen şekilde yerine getirilmemesi sebebiyle söz konusu taşınmazın satış vaadi sözleşmesi çerçevesinde davalı tarafından yapılması gerekli işlemlerin yerine getirilmesi akabinde tapunun müvekkile adına tesciline, tescilin mümkün olmaması halinde bedelinin müvekkiline ödenmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı Sınırlı Sorumlu...Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yapılan farazi taşınmazın harca esas değerinin keşif ve bilirkişi suretiyle tespiti ve davadaki harcın tamamlatılmasının gerektiğini aksi halde kamu görevinin yerine getirilmemesinin gerektiğini, bu talebin zamanaşımına bağlı olduğu için sözleşmenin yani satış vaadinin yapıldığı tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı geçtiğinden sukutu hak müddetinin dolduğunu, bu nedenle zamanaşımı dolduğu için bu davayı açmaya davacının hakkının olmadığını, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin tabi olduğu özel bir zamanaşımı rejiminin söz konusu olmadığını, bu nedenle zamanaşımı konusunda BK md. 146 hükümleri gereği 10 yıllık zaman aşımı süresinin uygulandığını, dosyaya sunulan 5 Ağustos 2012 tarihli protokol taahhütnamesinde imzası olan ... ve diğer 2.Başkanın kooperatifin yetkilileri olmadıklarını, diğer dilekçe eki olarak sunulan ve Saime Erbek isimli kişinin, davacının ismi her ne kadar ... ise de soy isminin ... olmadığını, imzalamış olduğu belge fotokopilerinin de kooperatiflerininle alakasının olmadığını, davaya ekli olarak sunulan 5.8.2012 tarihli Protokol Taahhütnamesi başlığı altında imzalanan yani kooperatif yetkilisi olarak imzalanan ve ... tarafından imzalanan protokol de herhangi bir üyelik hakkının devrinin olmadığını, bu taahhütnamenin de üyelik talebi olmadığını, her ne kadar davacı vekili tarafından ;"... Ada, .. Parsel taşınmaz üzerinde inşa edilen . Blok Zemin Kat Kuzeybatı cephede bulunan daire 115.000 tl bedelli Saime Kaplan'a verilmiştir" şeklinde bulunulan beyanın satış vaadi niteliğinde olduğunu ancak A blok zemin Kat Kuzeybatıda bulunan böyle bir dairenin kooperatife ait olmadığını, bu binada da o tarihlerde kooperatife ait veya kooperatife verilecek veya kooperatif adına ileride geçecek böyle bir dairenin olmadığını, TBK.nun 12/2.maddesine göre kanunda öngörülen şekilde yapılmayan sözleşmelerin geçersiz ve yani bağlayıcı olmadığını, gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinde satın almayı vaad eden tarafın ödeyeceği bedelin açıkça sözleşmede belirtilmiş olmasının gerektiğini, herhangi bir bedel ödenmediğini ve ödenecek miktarın da belirlenmediğini, davacının Kooperatife peşin bedelle ortak da edilmediğini,tapu iptali ve tescili davası olarak açılan iş bu davada davacı, davalı kooperatifin ortağı olmadığından davacı ile kooperatif arasındaki ilişkinin Kooperatifler Kanunun uygulanması suretiyle çözümü ve aralarındaki davanın ticari dava sayılmayacağını, tapu iptali ve tescili davası olarak açılan iş bu davada davacı, davalı kooperatifin ortağı olmadığından davacı ile kooperatif arasındaki ilişkinin Kooperatifler Kanunun uygulanması suretiyle çözümü ve aralarındaki davanın ticari dava sayılmayacağını, davaya bakmaya Asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan davanın görevsizliğine ve ... Hukuk mahkemesine dosyanın gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, satış vaadi ne dayalı tapu iptal ve tescil ,mümkün olmaması halinde tazminat istemine ilişkindir.6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6100 Sayılı HMK. 2. Maddesi uyarınca; değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisi yönünden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, “ticari iş” ve “ticari dava” birbirinden farklı kavramlar olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun ‘Davaların niteliği ve muhakeme usulü’ başlıklı 99. maddesinde ‘Bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır.’ hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Toplanan deliler yazı cevaplarına göre dacı davalı kooperatifin üyesi değildir. Davacı dayanağı protokole göre de davacının kooperatife üye kaydı yapılacağına ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Davacı 05.08.2012 tarihli protokol çerçevesinde kendisine tescil edilmesi düzenlenen taşınmazın adına tescilini aksi takdirde bedelinin tazminini talep etmektedir.. Bu durumda, eldeki davanın asliye ticaret mahkemesi'nce görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin tacir olması yada davanın mutlak ticari dava olması zorunludur. Bu durumda davacının tacir olmadığı ve kooperatifin üyesi olmaması nedeniyle davanın mutlak ticari dava sayılmayacağı ortadadır. Açıklanan bu nedenlerle davada ... görevli olduğu anlaşıldığından HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Görevli mahkemenin... Mahkemesi olduğunun tespitine,Karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihinden itibaren kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... gönderilmesine, şayet belirtilen süreler geçtikten sonra başvurulur veya hiç başvurulmaz ise mahkememizce dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince esas hükümle birlikte nazara alınmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025....