Yargıtay 2. Ceza Dairesi hırsızlık suçundan istinaf başvurularını değerlendirirken, bir sanık hakkındaki hükmü onamış, diğer sanık için 7550 sayılı Kanun’la değişen tekerrür ve koşullu salıverilme maddesi nedeniyle düzeltilerek onama kararı vermiştir.
Özet: Hırsızlık suçundan istinaf incelemesi sonucu verilen kararların temyizi üzerine, Yargıtay tarafından bir sanık hakkındaki hükme yönelik temyiz istemleri esastan reddedilerek karar onanırken; diğer sanık hakkında kurulan hükümde ise, yakın zamanda yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi gereği ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin ibarenin çıkarılması gerektiği belirlenerek, bu yönden düzeltilerek onama kararı verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onamaİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan kurum vekilinin temyiz isteminin "üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, cezadan indirim yapılmaması gerektiğine" sanık ... ve müdafiinin temyiz isteminin, "zincirleme suç hükümlerinin uygulanma alanının bulunmadığına, sanığın savunmasında diğer sanıkların isimlerini verdiği ancak bu şahısların dinlenmediğine, eylemin basit hırsızlık suçunu oluşturduğuna, eylemin gece işlenmesinin eylemi kolaylaştırıp kolaylaştırmadığının tartışılmadığına, sanığın zararı gidermek istemesinin lehe düşünülmemesine" sanık ... müdafinin temyiz isteminin "eylemin basit hırsızlık suçunu oluşturduğuna, eylemin gece işlenmesinin eylemi kolaylaştırıp kolaylaştırmadığının tartışılmadığına, sanığın zararı gidermek istemesinin lehe düşünülmemesine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;I - Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15 Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkındaki hüküm fıkrasından "5275 sayılı kanunun 108/3. maddesi gereğince ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına," ibaresinin çıkarılmasında zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "5275 sayılı kanunun 108/3. maddesi gereğince ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına," cümlesinin çıkarılması suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.