Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, banka alacağı ticari kredi itirazın iptali davasında müteselsil kefilin sorumluluğu, eş rızası eksikliği ve yetki itirazları.
Özet: Davacı banka, dava dışı asıl borçlunun ticari kredi borcunu ödememesi üzerine müteselsil kefil davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep ederken; davalı, kefalet sözleşmesinin eş rızası olmaması nedeniyle geçersizliğini, borcun usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğini ve yetkisizlik iddialarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket yetkilisi ... arasında ... tarihinde kredi sözleşmesi akdedildiğini ve dava dışı üçüncü kişiye kredi kullandırıldığınu, buna karşılık kredi borcunun zamanında ödenmediğini ve borçlulara hesaplarının kat edildiğine dair ihtarname keşide edildiğini, Kredi sözleşmesinin ...,... ve ... sayfalarında yer alan kefalet sözleşmesi uyarınca davalı borçlunun müteselsil kefil olduğunu, sözleşmeye aykırı hareket edilmesi halinde sözleşmeden doğan borçların muacceliyet kazanacağını, taraflar arasında bulunan kefalet sözleşmesine göre sözleşme gereğince ödemelerin zamanında yapılmaması ve temerrüde düşülmesi halinde bankanın muaccel kılınan kredi tutarını, işlemiş ve ödeme gününe kadar işleyecek temerrüt faizi, komisyon ve sair teferruatı ve bunlara ilişkin BSMV ve ... ile birlikte ödenmesini talep etme hak ve yetkisinin bulunduğunu, tüm hususların birlikte değerlendirilmesiyle davalının davacı bankaya ... TL asıl alacak ve cari faiz dahil ... TL. borçlu olduğunun açık olduğunu, davalı borçlu ve dava dışı ... aleyhinde Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi .../... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçlunun itirazıyla takibin davalı yönüyle durduğunu, davalının borca ve ferilerine itiraz etmekle birlikte yetki itirazında bulunduğunu, sözleşmenin 5.2 maddesi uyarınca krediyi kullandıran banka şubesinin ve genel müdürlük ikamet yerinin veya Antalya Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğu şeklinde düzenleme yapıldığını, Kefalet sözleşmesi uyarınca davalının vadeli kredilerinin vadelerinin gelmesi, temerrüde düşmesi, sözleşmenin feshi veya her ne surette olursa olsun borçlarının muaccel olunması halinde alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye TC Merkez Bankasına bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranının uygulanacağının kabul ve taahhüt edildiğini ve temerrüt faizinin bu oranın %50 fazlası olarak belirlenen oranda ödeneceğini, beyanla öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı dosyasında mevcut itirazın iptaline, takibin davamına, haksız yapılan itirazdan dolayı davalı lehine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ...'in davacı bankanın ... İli ... ilçesinde ... ... şubesinden ... tarihinde kullanmak isteği ile ... TL. hesaba geçerek nakit kredi ve bu kredi hesabına bağlı olarak borçlu adına ... TL. limitli toplam ... TL. bedelli kredi ürününe kefil gösterilmesi şartı ile talep edilmiş olması üzerine davalının davacı banka tarafından hazırlanan matbu sözleşmeye banka personelinin aydınlatma yükümlülüğüne yönelik bir açıklama olmaksızın ... TL. borca azami ... TL. olarak müteselsil kefil olduğunu, geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığından davalı aleyhine başlatılan icra dosyasına takibin eklerinin de eklenmediğini, geçerli olmayan bir kefalet sözleşmesine borçtan sorumlu olunamayacağı gerekçesiyle itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, akabinde açılan itirazın iptali davasının davalının borcu bulunmadığından reddinin gerektiğini, Antalya Mahkemelerinin yetkisini kabul etmediklerini, davalının yerleşik yerinin ... olduğunu ve yargı çevresine göre davanın yetkisizlik ile ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı bankanın her ne kadar dava dilekçesinde sözleşme konusu alacağın zamanında ödenmediğinden bahisle borçlu asile ve davalının kredinin gecikmeye uğramasından kaynaklı kat ihtarnamesi gönderildiğini belirtmişse de edinilen bilgiye göre kat ihtarnamesinin gönderilmediğini, bankacılık uygulamasında borçluyu temerrüde düşürmek için aranan esaslı unsurun kat ihtarnamesi olduğunu ve öncelikle dava dışı asıl borçluya gönderilmesinin gerektiğini, davalının temerrüde düşürülmediğinin ortada olduğunu, dosya arasına sunulan kefalet sözleşmesi değerlendirildiğinde davalının kefaletinde eşinin rızasının bulunmadığının görüleceğini, dosyaya konu borcun doğumunun ve kefaletin verildiği ... esnada evlilik birliği içinde olduğunu, davalının eşi sözleşmenin kurulmasından önce ne de kurulması esnasında yazılı rızasının bulunmadığını, somut olaya ilişkin Yargıtay ilamında kefaletin geçersiz olduğuna karar verildiğini, geçerlilik şartlarına haiz olmayan kefalet sözleşmesinin hukuki geçerliliği bulunmadığından davalının bankaya borcu olmadığını, kötü niyetle takip başlatıldığını, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının sorumlu olduğu azami kefalet miktarı dikkate alınmaksızın ... TL. takip çıkışıyla işlem başlatıldığını beyanla davanın reddine, takibin davalı yönüyle iptaline ve banka aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada; dava dosyasının niteliği de dikkate alınarak dosyanın bankacı bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişinin ... tarihli raporu, ... tarihli ek raporu ve ... tarihli 2. Ek raporu da taraflara tebliğ edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça icra takibi başlatıldığı, takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra davalılar aleyhine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK. 67/1.Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Açılan dava süresindedir.
Eldeki dava yönünden Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davacı Banka tarafından kredi sözleşmesi ve ihtarnamelere dayalı takip başlatılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka tarafından yasal takibe dayanak krediler için ihtar keşide edilmediği ve ihtar olmaksızın takip başlatıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.2 maddesinde banka alacağının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamıyla temerrüdün doğacağı hususunun yazılı olduğu görülmüştür. Böylece davalı kefilin kredi borçlarının muaccel hale geldiği ve davalının temerrüde düştüğü hususunun usulüne uygun şekilde ispat edilemediği anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, kredi hesaplarının kat edildiğine ilişkin ihtarnamenin davalı kefile usulüne uygun olarak tebliğ edildiği dosya kapsamındaki delillerle ortaya konulamamıştır. Bu durumda davalı kefilin takip tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü mümkün değildir. Yine, dava konusu takipte davalının ... TL ile sınırlı kefalet sorumluluğu gözetilmeksizin takip başlatıldığı, asıl alacak tutarının iki ayrı krediden kaynaklandığı ve her iki kredinin de farklı faiz oranlarına tabi olmasına rağmen faiz hesaplamalarının ayrıştırılmadığı, bu yönüyle de takip talebinin sözleşme hükümleri ve kefalet kapsamı ile uyumlu olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada mevcut deliller itibariyle kefalet sözleşmesinin TBK. 584. md kapsamında geçerlilik şartlarını taşıdığı da davacı tarafından ispat edilememiştir. İspat yükü davacı bankanın üzerindedir. Davacı banka tarafından davalı kefilin takip tarihi itibariyle muaccel bir borçtan sorumlu olduğunu usulüne uygun şekilde ispatlayamadığının kabulü ile davacının itirazın iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde davanın reddi ile birlikte, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli takibi nedeniyle % 20 tazminat talebine ilişkin yapılan değerlendirmede:
İİK 67/2 maddesinde; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan alacağın tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağıda olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi mevcuttur.
Alacaklı bankanın takibinde haksız ve kötü niyetli olduğuna ilişkin mevcut dosya kapsamında delil bulunmadığından koşulları ve yasal unsurları oluşmayan kötü niyet tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal şartlar oluşmadığından REDDİNE,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu █████ ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili Antalya İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!