İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinde, trafik kazası kaynaklı yaya yaralanması nedeniyle sigorta ve sürücüden talep edilen maddi tazminat istinaf davasında çelişkili bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi.
Özet: Trafik kazasında yaya olarak yaralanan davacının maddi tazminat talepli davasında, çelişkili bilirkişi raporları giderilerek davalı sürücünün %40, davacının ise %60 oranında kusurlu olduğu, davacının %71,5 maluliyet oranıyla sürekli iş göremez hale geldiği ve bakıcı ihtiyacının bulunduğu tespit edilmiş; devlet memuru davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebi, maaşlarını tam alması ve ek ders ücretlerinden kaynaklı kaybın poliçe teminatı dışında kalması gerekçeleriyle reddedilmiş, sigorta limiti dahilinde 339.638,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.217,70 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 340.856,30 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsiline kısmen karar verilmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26.11.2025
NUMARASI : █████████ E. - █████████ K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 13.07.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 13.07.2026
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.11.2025 tarih █████████ E. - █████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ...vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, 19.11.2018 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, davalı ...'nın sürücüsü olduğu .... plakalı aracın yaya olan müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu, ehliyetsiz ve engelli vaziyette araç kullanan davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak cevap verilmediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi tazminatın davalı sürücüden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketinden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta limiti ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.10.2020 tarihli dilekçesiyle talebin 200,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 200,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı giderine ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
CEVAP : Davalı ....A.Ş. vekili, davacının müvekkili şirkete usulüne uygun şekilde başvurmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, zararın ispat edilmesi gerektiğini, kusur ve zarar bakımından ATK raporu alınması gerektiğini, davacının ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, poliçe teminatı dahilinde ve poliçe teminat limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusur bakımından bilirkişi raporu alınması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, 30.04.2021 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda dava konusu kazada davalı sürücünün %25, davacının %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.06.2020 tarihli, ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile davalı ...'nın beraatine karar verildiği, kararın istinaf incelemesi neticesinde kesinleştiği; ceza dosyasında alınan trafik uzmanı bilirkişi raporunda kazada davalı ...'nın kusursuz olduğu, davacının asli kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, 16.01.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalı ...'nın kusursuz olduğu, davacının asli kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği; İzmir 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasında alınan tarihsiz trafik uzmanı bilirkişi raporunda dava konusu kazada davalı ...'nın %25 oranında kusurlu olduğu, davacının %75 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, 18.06.2021 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda davalı ...'nın %40 oranında kusurlu olduğu, davacının %60 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ Karayolları Kürsüsünden oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 15.11.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalı ...'nın %40, davacının %60 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği; 23.02.2022 tarihli Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi raporu ile davacının maluliyet oranının %71,5 olduğu, iyileşme süresinin 91 gün olduğu ve 45 gün bakıcı ihtiyacının bulunduğunun tespit edildiği; 06.06.2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda %60 kusur oranı indirimi yapılarak 339.638,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, tazminatın ZMMS poliçesinin sürekli sakatlık teminatı limiti içinde kaldığı, 45 gün bakım ihtiyacı için 1.217,70 TL bakıcı gideri hesaplandığı, tazminatın ZMMS poliçesinin sağlık gideri teminatı limiti içinde kaldığı, geçici iş göremez durumda bulunduğu 91 gün için devlet memuru olan davacının maaşlarını tam olarak aldığı, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı alacağının bulunmadığı, ancak ek ders ücretlerinden kaynaklı kazanç kayıplarının 1.255,20 TL olduğu, ZMMS Poliçesi Genel Şartlarının A.6.k maddesi gereği kazanç kayıplarının poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 339.638,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.217,70 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 340.856,30 TL tazminatın davalı ....A.Ş yönünden █████/2019 tarihinden, davalı ... yönünden █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla); 1.255,20 TL geçici iş göremezlik nedeniyle kazanç kaybı alacağının █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ...A.Ş yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Dairemizin 20.11.2024 tarihli ████████ E. █████████ K. sayılı ilamı ile, dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında görülen ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın tam kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafından davalı sürücü aleyhine İzmir 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyasında açılan manevi tazminat davasında trafik bilirkişisinden alınan 23.07.2019 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %25, davacının %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, eldeki dosyada ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 30.04.2021 tarihli raporda davalı sürücünün %25, davacı yayanın %75 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği; ilk derece mahkemesince, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla İTÜ Karayolları Kürsüsünde görevli üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda, ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda davalı sürücünün %40, davacının %60 oranında kusurlu bulunduğu ifade edildikten sonra, davalı sürücünün olay sırasında süratli seyrettiği yönünde herhangi bir tespit olmamakla birlikte, yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, tedbirsizliği, dikkatsizliği, trafik nizam ve kurallarına aykırı davranması nedeniyle Adli Tıp Kurumu Raporu’nda belirtilen oranlara atıf yapılmak suretiyle davalı sürücünün %40, davacının %60 oranda kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, ancak ATK Trafik İhtisas Dairesinin 30.04.2021 tarihli raporunda davalı sürücünün %40 değil %25 oranında, davacının ise %60 değil %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, İTÜ öğretim üyelerince hazırlanan raporda daha önceki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi yerine, tamamen farklı bir oran belirlendiği; ilk derece mahkemesince, İTÜ Karayolları Kürsüsünde görevli bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak, belirlenen kusur oranlarının maddi hataya dayanıp dayanmadığı ve kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının ne olduğu hususunun denetime elverişli biçimde netleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı uyarınca İTÜ Karayolları Kürsüsünden alınan raporda, kök raporda kusur oranlarının yazımında maddi hata yapıldığı belirtilerek dava konusu kazada davalı ...'nın %25 oranında, davacının ise %75 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği; istinaf kaldırma ilamı öncesi alınan 06.06.2022 tarihli aktüerya hesabına ilişkin bilirkişi raporunda hesaplanan tazminatlardan davalıların davalı sürücünün %25 kusuru oranında sorumlu olduğu, davacının %75 kusuru oranında indirim yapılarak hükümde belirtilen miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğundan 5325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası uyarınca 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi kapsamında başvuru yapılmış olması halinde artık dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 212.280,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 761,06 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 213,041,43 TL tazminatın davalı ...A.Ş. yönünden 04.02.2019 tarihinden, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 19.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'nın miras payları oranında müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 313,80 TL geçici iş göremezlik nedeniyle kazanç kaybı alacağının davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 19.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan miras payları oranında tahsili ile davacıya verilmesine, bu davalılar yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ...A.Ş. yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN İSTİNAF BAŞVURUSU DEĞERLENDİRME KARARLARI : İlk derece mahkemesinin 07.04.2026 tarihli ek kararı ile, davacı tarafça istinaf yoluna başvurma harcı, karar harcı ve avans yatırılmadığı, HMK'nın 344. maddesi hükmü gereği yatırılması gereken harçların ve avansın tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içerisinde mahkeme veznesine yatırılması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılacağına karar verileceği hususunu bildirir 16.03.2026 tarihli muhtıranın davacı vekiline 22.03.2026 tarihinde e-tebligat ile tebliğ edildiği, kesin süre içerisinde harç ve avansın yatırılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin 16.03.2026 tarihli istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ek kararın davacı vekiline e-tebligat yoluyla 12.04.2026 tarihinde tebliğ edildiği, ek karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmadığı anlaşılmıştır.
Yine ilk derece mahkemesinin 07.04.2026 tarihli ek kararı ile, davalı ... mirasçıları vekilince istinaf yoluna başvurma harcı, karar harcı ve avans yatırılmadığı, HMK'nın 344. maddesi hükmü gereği yatırılması gereken harçların ve avansın tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içerisinde mahkeme veznesine yatırılması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılacağına karar verileceği hususunu bildirir 17.03.2026 tarihli muhtıranın davalı ... mirasçıları vekiline 22.03.2026 tarihinde e-tebligat ile tebliğ edildiği, kesin süre içerisinde harç ve avansın yatırılmadığı gerekçesiyle davalı ... mirasçıları vekilinin 17.03.2026 tarihli istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından ek kararlar aleyhine istinaf yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla, Dairemizce yalnızca davalı ..A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri yönünden istinaf incelemesi yapılmıştır.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ...A.Ş. vekili, hükme esas alınan 23.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının tüm vücut kayıp oranının %71,5 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 91 gün olduğu ve 45 gün bakıcı ihtiyacı bulunduğunun belirtildiğini, ilk derece mahkemesince verilen ilk kararı raporun yönetmeliğe uygun olmaması ve davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Kurulu tarafından belirlenmemiş olması sebebiyle istinaf ettiklerini, Dairemizce kusur yönünden kararın kaldırıldığını, maluliyet raporu yönünden itirazları incelenmeksizin karar kaldırıldığı için maluliyet raporunun usulüne uygun olmaması ve maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından belirlenmemiş olması sebebiyle kararı istinaf ettiklerini, dava dilekçesinde davacının kaza sonrası ruhsal yönden bir travma yaşadığının belirtilmemiş olduğunu, sadece bedensel olarak zarara uğradığının belirtildiğini, sağlık raporunda belirtilen travma sonrası stres bozukluğunun kaza sonucu olup olmadığı, kaza ile arasında illiyet bağının olup olmadığına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığını, araz ile kaza arasında illiyet bağının olup olmadığının tespitinin yapılması gerektiğini, davacının maluliyetinin Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, kesin iş göremezlik süresinin kişinin tedavi ve takibini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlemiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacının karşıdan karşıya geçişini yakın mesafedeki kavşak noktasından yapmamakla, geçeceği yolun karşı kenarında park halinde bulunan araçlar nedeniyle kaldırıma çıkmasının zorlaşacağını düşünmemekle, kaplama kenarına geldiğinde durup her iki yönden yaklaşmakta olan taşıt trafiğini yeterince dikkatle kontrol etmemekle, geçişi sırasında sola ve sağa bakarak yürüyüşüne devam etmesi, taşıt yoluna girmeden güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar varsa ilk geçiş hakkını onlara verip geçişlerini beklemesi gerekirken aksine davranışlarla kontrolsüz olarak solundan gelen bir aracın arkasından taşıt yoluna girerek karşı yönden gelen araç sürücülerinin kendisini görüp önlem almasını oldukça güçleştirmekle kazaya sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde asli ve tek kusurlu olduğunu, davacının söz konusu olaydan dolayı SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 tablosu ve %1.8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve sürücüsünden sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince, Dairemizin kaldırma kararı uyarınca İTÜ Makina Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 16.06.2025 tarihli ek raporda, kök raporda tarafların kusur oranlarının maddi hata sonucu %60-%40 olarak yazıldığı, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nın %25, davacının ise %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği bildirilmiş olmakla, dosya kapsamında alınan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonra da Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD █████████ E. █████████ K.) İlk derece mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına, ayrıca davacıda gelişen psikolojik travmanın kaza nedeniyle ortaya çıktığı tespit edilmiş olmasına göre, davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.
Davalı ....A.Ş. vekili, hüküm altına alınan geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.
Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesi'nin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. (Yargıtay 4. HD 10.03.2022 tarih ██████████ E, █████████ K ve 24.03.2022 tarih ██████████ E, █████████ K sayılı kararları). Davalı ... vekilinin geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili, tazminat hesaplamasında TRH 2010 tablosu ve %1.8 teknik faizin kullanılması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- ███████-███████ sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih █████████ E., █████████ K.). Davalı ...A.Ş. vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin yazılı başvuru sonrası temerrüt tarihine göre uygun olarak belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği istinaf sebeplerinin açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ....A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ....A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 14.552,86 TL'den peşin alınan 3.638,26 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.913,60 TL harcın davalı ....A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ....A.Ş. tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 13.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!