Danıştay 8. Daire, mermer işletme ruhsatı temdit başvurusunun vadesi geçmiş borç sebebiyle reddinde, Maden Yönetmeliği uyarınca borçların ödenmesi için süre tanınması gerekliliğini inceleyen karar.
Özet: Bir maden işletmesinin ruhsat temdit başvurusunun, başvuru anında vadesi geçmiş borcu bulunduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesi ilgili mevzuat uyarınca borçsuzluğun temel şart olduğunu ve başvuru anında borç varken belge tamamlama süresinin uygulanamayacağını belirterek ret işlemini hukuka uygun bulmuştur. Ancak Bölge İdare Mahkemesi, maden mevzuatına göre idarenin, borcun bulunmadığına dair belge eksikliğinde ruhsat sahibine bildirim yaparak üç ay içinde tamamlaması için süre vermesi gerektiğini, aksi takdirde doğrudan red işleminin hukuka aykırı olacağını hükmederek ilk derece kararını kaldırmış ve işlemi iptal etmiştir. Davalı idare ise işlemin mevzuata uygun olduğunu iddia etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Balıkesir ili, Dursunbey ilçesinde bulunan S:... numaralı, II B grubu mermer işletme sahasında faaliyet yürüten davacı tarafından yapılan temdit başvurusunun reddine ilişkin... tarih, ...sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; ilgili mevzuat hükümleri ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; ruhsatların süre uzatım taleplerinde 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmamasının mevzuatın gerektirdiği başlıca şartlardan biri olduğu, davacı şirketin ruhsat süresinin uzatılmasına yönelik başvurusu sırasında 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcunun bulunduğunun davalı idarece tespit edildiği, davacı tarafından da bu hususun aksine beyanda bulunmadığı görülmekle, mevzuat hükümleri doğrultusunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan; ilgili yönetmelik maddesinde bahsi geçen, borcun bulunmadığına ilişkin belgenin yapılan bildirimden itibaren üç ay içerisinde tamamlanabileceğine ilişkin imkanın, başvuru anında vadesi geçen borcun bulunmaması şartıyla bunun belgesinin ibrazına ilişkin bir imkan olduğu, düzenlemede, başvuru anında borcun olması halinin kastedilmediği anlaşıldığından, davacının bu yöndeki itirazı yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: davacı şirketin, ruhsat süresinin uzatılmasına yönelik başvurusu sırasında 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcunun bulunduğu gerekçesiyle süre uzatım talebi reddedilerek dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, işleme dayanak gösterilen 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/2. maddesinde, ruhsat süresinin uzatılması için vadesi geçmiş borcun bulunmamasının şart koşulduğu, ancak borcun bulunmadığına dair belgenin idareye sunulması bakımından ruhsat sahibine herhangi bir yükümlülük getirildiğine ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmediği, Maden Yönetmeliği'nin 39. maddesinde bu hususa ilişkin yapılan düzenlemede, söz konusu belgenin eksik olduğunun anlaşılması halinde, idare tarafından ruhsat sahibine bildirim yapılarak eksikliğin üç ay içerisinde tamamlanmasının istenilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı, fakat vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair belgenin sunulmasına yönelik davacı şirkete herhangi bir süre verilmediği ve bildirimde de bulunulmadığı, ayrıca Kanun'un 24. maddesi içerisinde yer alan bir başka cümlede "ruhsata ilişkin vadesi geçmiş ruhsat harcı, ruhsat bedeli, çevre ile uyum teminatı ve Devlet hakkı gibi mali eksiklikler Genel Müdürlük tarafından ruhsat sahibine iki ay içerisinde bildirilir, eksiklikler yapılan bildirimden itibaren üç ay içinde tamamlanır" hükmünün yer aldığı, dolayısıyla bu cümlede belirtilen mali eksiklikler söz konusu olduğunda bahsi geçen belgenin sunulmasının mümkün olamayacağı, dolayısıyla ruhsatların süre uzatım taleplerinde; 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcunun bulunmaması şartının bu kapsamda zaten gerçekleşmeyeceği anlaşılmış olup, bu durumda; Maden Yönetmeliği'nin 39. maddesinde, 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge eksikliği diye tarif edilen hususun salt fiziki bir evrak eksikliği olarak kabul edilmesinin yukarıda belirtilen gerekçeler karşısında mümkün olmadığı ve aksi yönde yapılacak değerlendirmenin hakkaniyetle bağdaştırılamayacağı, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda vadesi geçmiş borçları bulunan kişilere süre verilerek belirlenen süre içerisinde vadesi geçmiş borçların ödenmesine ve bu sayede vadesi geçmiş borcu bulunmadığına dair belgeyi sunabilmesine imkan tanınması gerektiği, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mevzuat hükmü uygulanarak işlem tesis edildiği, ilgili hükümler dışında uygulama yapılması kanunun uygulanmaması sonucunu doğracağı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temdit talebi sırasında vadesi geçmiş borcun olduğuna ilişkin belge sunamamış olmasının direkt olarak talebinin reddini gerektirmeyeceği, mevzuat uyarınca kendisine 3+3 ay şeklinde süre verilmesi gerektiği, davalı idare tarafından mevzuat hükümlerinin hatalı şekilde yorumlandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.