Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, 300.000 TLlik teminat senedinin bedelsiz kaldığı iddiasıyla ciro ve muvazaaya dayalı menfi tespit davası istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket, bir yapım işi karşılığında teminat olarak verdiği 300.000 TLlik senedin, işin tamamlanıp bedelinin ödenmesiyle bedelsiz hale geldiğini iddia ederek, senedin anlaşmaya aykırı biçimde üçüncü şahsa cirolanması ve hakkında icra takibi başlatılması üzerine muvazaalı ciro işlemiyle davalılara borçlu olmadığının tespitini talep etmiş; davalılar ise senedi iyi niyetle ve ticari ilişkiler kapsamında edindiklerini, teminat kaydı taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████KARAR TARİHİ : █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ ESAS ████████ KARARDAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 1 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ... Ltd. Şti. arasında ... Yapım işleri konusunda sözleşme akdedildiğini, ilgili sözleşme gereğince yapılan işin tamamlandığı █████/2017 tarihli tutanakla tespit edildiğini, ancak sözleşmenin imzalı örneğinin şirket nezdinde bulunmadığını, sözleşme örneği davalı şirket uhdesinde bulunmakla birlikte sözleşmede senedin teminata ilişkin olarak verildiği açıkça düzenlendiğinden saklandığını, müvekkili şirketle davalı şirket arasında akdedilen sözleşme uyarınca söz konusu yapım işinin maliyeti 306.077,26.TL olup yapım işinin kısa bir süreçte tamamlanması mümkün olmadığından bu süreçte işlerin projeye uygun ve eksiksiz yapılacağına dair iş sahibi ... …Ltd. Şti.’ye güvence oluşturmak maksadı ile müvekkili tarafından davalı şirkete █████/2017 düzenleme tarihli 300.000,00.TL değerinde Teminat Senedi keşide edildiğini, taraflar arasındaki anlaşma gereği, yapım işinin müvekkili tarafından eksiksiz tamamlandığını ve buna ilişkin olarak müvekkiline, yapılan işin karşılığında davalı şirket tarafından 306.077,26.TL ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından ise ödemeler karşılığında davalı şirkete bu tutarda fatura kesildiğini, dolayısıyla kesilen bu faturaların, miktar ve tarih itibariyle de söz konusu senedin teminat amacıyla verildiğini doğruladığını, müvekkili şirket tarafından ... … Ltd. Şti.’ye verilen mezkûr 300.000,00.TL değerindeki teminat senedinin, yapılan işin eksiksiz tamamlanması karşısında bedelsiz kaldığını, davalı şirketin anlaşmaya rağmen, teminata konu senedi davalı ...’a ciroladığını ve ilgili şahıs tarafından müvekkili şirket aleyhinde takip işlemleri başlatıldığını, davalı taraflarca kasten müvekkilleri aleyhine hareket edildiğinden davalı şirket ile birlikte davalı şahsa da müvekkillerinin herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini ve davalı ...'ın çekin ciro edildiği 'iyi niyetli yetkili hamil' sıfatını haiz olmadığının kabul edilmesi gerektiğini, söz konusu senede ilişkin yapılan ciro işleminin, herhangi bir ticari ilişkiye dayanmamakta olup davalı şirket ile davalı şahıs arasında senede ilişkin olarak yapılan ciro işlemi muvazaalı olduğunu belirterek, söz konusu senetten dolayı müvekkillerinin davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacıların iddialarının hukuka ve usule uygun olmadığını, müvekkilinin bonoyu ciro yoluyla iktisap eden üçüncü şahıs olduğunu, müvekkiline ciro edilmiş bononun üzerinde hiç bir şekilde teminat ibaresinin bulunmadığını, davacıların da bononun teminat için verildiğini hiç bir şekilde kanıtlayamadıklarını, müvekkilinin; ... Yapı Müh. Tur. Tar. ve Çevr. Yat. Eml. San ve Tic. Ltd. Şti'den olan alacağı için .... İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, ancak alacağına kavuşamadığını, 14.09.2019 tarihinde ... Yapı Müh. Tur. Tar. ve Çevr. Yat. Eml. San ve Tic. Ltd. Şti ile müvekkili arasında protokol yapıldığını ve müvekkiline davaya konu 300.000,00.TL bedelli senedin ... Yapı Müh. Tur. Tar. ve Çevr. Yat. Emi. San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından verildiğini, davacıların iddia ettiği gibi muvazaa hadisesinin hiçbir şekilde söz konusu olmadığını, müvekkilinin ticari işlerle uğraştığını, ... Yapı Müh. Tur. Tar. ve Çevr. Yat. Eml. San ve Tic, Lid. Şti. ile ticari ilişkileri olduğu gibi bir çok şirket ve tacirle de ticari ilişkilerinin bulunduğunu, davacıların iddialarının gerçeklikten uzak, kurmaca ve soyut olduğunu belirterek, yasaya ve usule aykırı davanın reddini istemiştir.Davalı ... şirketi temsilcisinin cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının zaman kazanmaya çalıştığını, diğer davalı ... ile aralarında uzun süreden beri ticari ilişkinin mevcut olduğunu, yalnızca ... ile değil birçok gerçek ve tüzel kişi tacir ile aralarında ticari ilişkilerin mevcut olduğunu, ... Ltd. Şti.'nin ...'a .... İcra Dairesi'nin ██████████ sayılı dosyası ile borçlu olduğunu, ... Alüminyum Ltd. Şti.'nin ise ... Ltd. Şti.'ye borcu olduğunu, bu borcun 02.11.2017 düzenleme ve 02.11.2018 ödeme tarihli senet ile sabit olduğunu, ... Ltd. Şti.'ye borçlu olanların ... Alüminyum Ltd. Şti. ve ... olduğunu, ...'a; .... İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasındaki borçtan mahsup edilmek üzere, ... Alüminyum Ltd. Şti.'nin ... Ltd. Şti.'ye borçlu olduğu 300.000,00.TL'lik senedi cira edip ...'a verdiğini, bunu da 14.09.2019 tarihli protokol ile yaptıklarını, dava dilekçesinde senedin teminat senedi olduğunın vurgulandığını, bu iddiayı kesinlikle kabul etmediklerini, ... Alüminyum Ltd. Şti. ve ...'ın tarafına ve şirkete olan borcuna karşılık bu senedi verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :Yerel mahkemece verilen karar ile; Dava konusu bonoda 6102 sayılı TTK'nın 776. maddesinde belirtilen tüm yasal zorunlu unsurların bulunduğundan senedin bono vasfında olduğunu, senede karşı ileri sürülen defilerin yazılı delille ispatı gerektiğinden borçluların bononun teminat bonosu olduğu yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, bu konuda tanık dinletilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde, davalı şirket ile arasında sözleşme yapıldığını, dava konusu bononun teminat için verildiğini belirtmiş isede, belirtilen sözleşmenin davacılar tarafından dava dosyasına sunulmadığını, taraf defter ve kayıt incelemelerine göre menfi tespit davasına konu edilen bononun teminat senedi olduğuna ilişkin bir kaydın yer almadığını, ayrıca icra takibinin dayanağı bono üzerinde de teminat senedi olduğuna ilişkin her hangi bir ifadenin yer almadığını, davacı tarafın senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamadığını, bu nedenle davacıların davalı ... Şirketi ile ...aleyhine açtığı davasının ispatlanamadığından davanın reddine, davacı vekili tarafından verilen █████/2021 günlü dilekçe ile HMK 125/a maddesi uyarınca devreden tarafla ilgili davasından vazgeçtiğinden davalı ... yönünden davalı sıfatı kalmadığından davanın esası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporu ve ek rapor da; taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu müvekkillinin bahse konu senetten dolayı borçlu olduğuna ilişkin bir kaydın bulunmadığının tespit edildiğini, bu durumun dava dosyasındaki mevcut tüm beyanlarını doğrular nitelikte olduğunu, müvekkilinin söz konusu senetten dolayı davalılara karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu senette teminata ilişkin kayıtlar olmasa da, faturadaki tutarlar nispetinde değerlendirme yapılarak, örtüşmesi halinde senedin teminat senedi olarak kabul edilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin davaya konu senedi teminat senedi olarak kabul etmemesi ve davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirket ile davalı şahıs arasında gerçekleştirilen ciro işleminin muvazaalı olduğunu, iyi niyetli hamil sıfatını taşımadığını, davalı şirketin ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin var olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava; kıymetli evraktan kaynaklı olarak borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi'nce, davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.İstinaf incelemesi HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).Somut olayda da; davacı taraf senedin teminat senedi olduğunu ve gerçek bir borcu yansıtmadığını HMK'nın 200 ve 201. maddeleri gereği yazılı delil ile ispatlamalıdır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarih ve █████████ esas, █████████ karar sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarih ve █████████ esas, ████████ karar sayılı kararları da bu yöndedir.)Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı; her ne kadar davacı tarafça; dayanak sözleşmenin imzalı örneğinin şirket nezdinde bulunmadığı, sözleşme örneği davalı şirket uhdesinde bulunmakla birlikte sözleşmede senedin teminata ilişkin olarak verildiği açıkça düzenlendiğinden saklandığı, kararlaştırılan iş gereği, cari hesabın işletildiği, buna ilişkin yapılan faturalandırmaların, dava konusu senet bedeli ile tarih ve miktar bakımından uyuştuğu, dolayısıyla kesilen bu faturaların, miktar ve tarih itibariyle de söz konusu senedin teminat amacıyla verildiğini doğruladığı, davalı şirket ile birlikte davalı şahsa da davacıların herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği ve davalı ...'ın çekin ciro edildiği 'iyi niyetli yetkili hamil' sıfatını haiz olmadığının kabul edilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de; bedelsizlik def'inin şahsi def'i olup HMK'nın 200/1. maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen defilerin yazılı delille ispatı gerektiğinden borçluların bononun teminat bonosu olduğu yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, bu konuda tanık dinletilmesinin de mümkün olmadığı, dava konusu senet miktarı gözetilerek senede karşı senetle ispat kuralı gereği tanıkla ispat mümkün olmadığı, belirtilen sözleşmenin davacılar tarafından dava dosyasına sunulmamış olduğu, taraf defter ve kayıt incelemelerine göre menfi tespit davasına konu edilen bononun teminat senedi olduğuna ilişkin bir kaydın yer almadığı, ayrıca menfi tespit davasına konu edilen icra takibinin dayanağı bono üzerinde de teminat senedi olduğuna ilişkin bir ifadenin yer almadığı, davacı tarafın dava konusu senedin teminat senedi olduğu ve senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamadığı, davacılar vekili tarafından dava dilekçesi ile yemin deliline dayanıldığından yerel mahkemece yemin teklif etme hakkının hatırlatılması üzerine davacılar vekili tarafından █████/2023 günlü duruşmada karşı tarafa yemin teklif etmeyeceklerinin beyan edildiğinden, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15.TL istinaf karar harcının davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır