Danıştay 8. Daire, Tıp Fakültesi öğrencisinin azami öğrenim süresi hesabında 2015-2016 eğitim-öğretim yılı başlangıcının esas alınmaması nedeniyle ilişiğinin kesilmesi işleminin iptali kararını onadı.
Özet: Danıştay, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisinin azami öğrenim süresini aştığı iddiasıyla ilişiğinin kesilmesi yönündeki işlemin iptali talebini değerlendirerek, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa 2014 yılında eklenen geçici madde uyarınca, kanun yürürlüğe girmeden önce kayıtlı öğrencilerin azami öğrenim süresi hesabında 2015-2016 eğitim öğretim yılı başlangıcının esas alınması gerektiğini belirtmiş ve öğrencinin ilişiğinin kesilmesini hukuka aykırı bulan alt mahkeme kararlarını onayarak temyiz istemlerini reddetmiştir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacının, 2023-2024 yılında fakülte ile ilişiğinin kesilmesine yönelik Tıp Fakültesi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının Tıp Fakültesinde öğrenci olduğu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesine göre öğrenimini azami dokuz yıl içinde tamamlaması gerektiği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen ve █████/2014 tarihinde yürürlüğe giren geçici 67. maddede ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınamayacağının hüküm altına alındığı, ilgili Yasada aksine bir hüküm bulunmadığı müddetçe yasal düzenlemeler geriye doğru yürütülemeyeceğinden Kanun'un azami öğretim sürelerine ilişkin düzenlemelerinin 2015-2016 eğitim öğretim yılı başlangıcından itibaren uygulanmaya başlanılmasının yıllık sistemde öğrenim görmekte olan davacı açısından daha kabul edilebilir, hukuka ve hakkaniyete uygun bir yaklaşım olduğu, bu durumda, azami öğrenim süresi hesabının 2015-2016 eğitim-öğretim yılı başlangıcı dikkate alınarak yapılması durumunda tıp fakültesindeki azami öğrenim süresini (dokuzuncu yılını) doldurduğundan bahsedilemeyeceği açık olan davacı hakkında, azami öğrenim süresinin dolduğundan bahisle ilişiğinin kesilmesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, okula kayıt yaptırdığı tarihte yürürlükte olan mevzuat uyarınca azami öğrenim süresi öngörülmediği, bu hususta kazanılmış hakkının olduğu, İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle düzeltilmesi gerektiğİ ileri sürülmektedir.Davalı idare tarafından, davacının azami dokuz yıl içerisinde eğitimini tamamlayamadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Tarafların temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!