Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, uluslararası eşya taşıma hizmet sözleşmesinden doğan bekleme ücreti alacağı için açılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi ret kararının istinaf incelemesidir.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı taşımacılık şirketinin davalı lojistik şirketi ile yaptığı uluslararası eşya taşıma sözleşmesi kapsamında, araç bekleme süreleri için tahakkuk eden ücretlerin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebi incelenmiştir; davacı, bekleme ücretlerinin sözleşme ve davalı tarafından itiraz edilmeyen fatura ile kabul edildiğini ileri sürerken, davalı yetkisizlik, zamanaşımı ve alacağın mevcut olmadığı savunmasını yapmış, ilk derece mahkemesi ise davacının taşıyıcı olarak gecikmeden kaynaklı sorumluluğunun kendisinde olduğunu ve bekleme alacağının varlığını ispat edemediğini gerekçe göstererek davanın reddine hükmetmiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
KARAR TARİHİ : █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2022
NUMARASI : ████████ ESAS ████████ KARAR
DAVACI : ... ULUSLARARASI TAŞIMACILIK PETROL ÜRÜNLERİ İNŞAAT TAAHHÜT GIDA TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : ... LOJİSTİK HİZMETLERİ ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile davalı şirket arasında Kara yoluyla uluslararası eşya taşınması hususunda Nakliyeci Sözleşmesi akdedildiğini, nakliyeci anlaşmasına istinaden müvekkili şirket tarafından taşıma işi için hangi araçların kullanılacağı hususunda Noter onaylı taahhütname alındığını, sözleşmenin ilgili maddesi (9) gereği yükleme / serbest sürenin 72 saat olduğu bu sürenin aşılması halinde beher gün 100 USD ödeneğinin kabul edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmelere binaen müvekkili şirketin sorumluluğundaki araçların farklı ülkelere taşıma işlerini gerçekleştirdiğini, güncel konum bilgilerinin sürekli davalı şirkete mail olarak gönderildiğini, ayrıca araç listeleri ve araçların son durumu hakkında sürekli bilgi alındığını, taşıma işi ile ilgili tüm edimlerini yerine getiren müvekkilinin taşıma bedelinde önemli bir sıkıntı yaşamazken bekleme bedelinin davalı şirket tarafından ödeneceğinin taahhüt edilmesine rağmen ödenmediğini, mail yazışmalarında bekleme ücretlerinin ne kadar olduğu, davalı tarafından ödeneceği hususunda müvekkili firmaya sürekli taahhütte bulunulduğunu, 11.03.2019 tarih, ... numaralı 107.200,00 USD bedelli e-faturanın 15.03.2019 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiğini, faturayı tebliğ alan davalı şirket tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığından davalı şirketin faturayı ve içeriğini kabul ettiğini, taraflar arasında bir taşıma sözleşmesinin varlığı ortada iken bu yönü ile davalı şirketin .... İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasına itiraz hakkını kötüniyetle kullandığını belirterek, .... İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasına vaki borca itirazın iptali ile takibin devamına, faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemiş olmasına rağmen icra takibine kötü niyetli olarak itiraz nedeniyle davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkili şirketin adresinin Esenyurt İstanbul olup borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte icra takibi yetkili İcra Müdürlüğü'nde başlatılmadığını, ayrıca davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya bakmakla Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davacının iddia ve taleplerinin haksız olduğunu, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca onlarca taşıma yapılmış olduğunu, davacının icra takibine konu etmiş olduğu faturaları müvekkilinin kabul etmediğini, ticari defter ve kayıtlara alınmadığını, bu nedenle ortada götürülecek borç şeklinde tanımlanacak bir para borcu bulunmadığını, ayrıca bekleme ücreti ve CMR sözleşmesinden kaynaklı alacak taleplerinin 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, bu süre geçtikten sonra açılan davalara ise zamanaşımı sebebiyle red kararı verildiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında birçok taşıma gerçekleştiğini, davacının hangi taşıma için alacak talebinde bulunduğunun taraflarına bildirilmediğini, davacının takibi kötü niyetli olarak açtığını, bu nedenle takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmelerinin incelenmesinde sözleşmede bekleme müddetine ilişkin bir sürenin belirlenmediğini, davacı tarafından gerçekleştirilen taşıma işinin davacının sorumluluğunda olduğunu, taşıyıcı sıfatına sahip olan davacının CMR Konvansiyonu madde 17 çerçevesinde gecikmeden kaynaklı sorumluluğunun kendisi üzerinde olup, beklemenin gönderici konumunda olan davalıdan kaynaklandığının davacı tarafından ispatı gerektiğini, davacının davalıdan bekleme alacağının varlığını ispat edemediğini bu nedenle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Bilirkişi raporunun eksik olduğunu, mahkemece yeniden rapor aldırılmadığını, rapora bağlı kalarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda dosyaya sunulan gmail(e-mail) yazışmalarının incelenmediğini ve değerlendirilmediğini, söz konusu gmail(e-mail) yazışmalarında taraflarca bekleme ücretinin olduğunu ve bu bekleme ücretleri konusunda da anlaşmaya vardıklarını, ancak bilirkişinin raporunda delilleri bir bütün olarak değerlendirmediğini, hal böyle olunca da yerel mahkemece hatalı sonuca gidildiğini, taraflarınca bu hususta bilirkişi raporuna itiraz etmelerin rağmen ek rapor aldırılmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece mail yazışmaları ve ticari defterlerin değerlendirilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; CMR taşımasından kaynaklı bekleme ücretine dayalı takibe yönelik itirazın iptali talebine istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi'nce, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı; her ne kadar davacı tarafça, taraflar arasında yapılan karayoluyla eşya taşıma kapsamında taşıma sırasında bekleme ücretine dayalı .... İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takip dosyasına yönelik davalının itirazının haksız olduğu iddia edilmiş ise de; davacı şirket ile davalı şirket arasında ... Limanı'ndan ...'a karayolu ile yapılacak taşımalara ilişkin olarak, Kara yoluyla uluslararası eşya taşınması hususunda Nakliyeci Sözleşmesi düzenlendiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, sözleşmeler kapsamında uluslararası eşya taşımalarının eksiksiz, hasarsız ve tam olarak davacı tarafından gerçekleştirilerek gönderilen alıcılarına teslim edilip edimini ifa ettiği, taşımalara ilişkin taşıma ücretlerinin tahsil ve tediyesi hususunda taraflar arasında bir çekişme bulunmadığı, davacının gerçekleştirdiği her uluslararası taşımada emtiaların bulunduğu araçların varış yerinde geç boşaltılarak beklemede kaldığı, ihtilafın ise sözleşme kapsamında davacının davalı şirketten bekleme ücreti alacağı olup olmadığı noktasında olduğu, sözleşmede bekleme müddetine ilişkin bir sürenin belirlenmediği ve uyuşmazlık konusu beklemenin, davacı tarafından gerçekleştirilen taşıma işi sırasında davacının sorumluluk alanı içerisinde gerçekleştiği, taşıyıcı sıfatına sahip olan davacının CMR Konvansiyonu madde 17 çerçevesinde gecikmeden kaynaklı sorumluluğunun kendi üzerinde olduğu, beklemenin gönderici konumunda olan davalıdan kaynaklandığının davacı tarafından ispatı gerektiği halde bu kapsamda delil ve belge sunulmadığından gerek taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesi gerekse CMR Konvansiyonu uyarınca davacının, araçların varış yerinde geç boşaltılarak beklemesinden kaynaklı, davacının davalıdan bekleme alacağı olduğuna dair davasını ispat edemediği anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!