Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, İsviçre mahkemesi kaynaklı kredi alacağının tanıma ve tenfiz davasında davalı tarafça sunulan usul ve esasa ilişkin itirazlar.
Özet: Davacı şirket, davalıya kullandırdığı ve ödenmeyen 200.000,00 Euro krediye ilişkin yabancı bir mahkemeden aldığı kesinleşmiş kararın Türkiyede tenfizini talep ederken; davalı şirket, davacının tasfiye halinde olması nedeniyle dava ehliyeti olmadığını, kendisine karşı açılan davada pasif husumetinin bulunmadığını, yabancı mahkeme kararının kamu düzenine aykırı olduğunu, usulüne uygun tebligat yapılmadığını, yabancı mahkemenin yetkisizliğini ve borca dayanak sözleşmedeki imzanın yetkisiz kişilerce atıldığı gerekçeleriyle davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİK A R A R ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████...DAVA : Tanıma ve TenfizDAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 18.07.2025DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin, ... Hukuku kapsamında ''Aktiengesellschaft (AG)'' statüsünde olup, anonim şirkete eş değer tüzel kişi tacir olduğunu, taraflar arasında 02.11.2018 tarihinde kredi sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme kapsamında, ...03.11.2019 tarihinde geri ödenmek üzere %15 ana para faiziyle 200.000,00 Euro tutarında kredi kullandırıldığını, ek olarak borca vade tarihinde ifa edilmemesi halinde %15 temerrüt faizi öngörüldüğünü, sözleşmede belirtilen vade tarihinin geçtiğini, gerekli ihtar ve bildirimlerin yapılmış olmasına rağmen davalı şirket tarafından borcun ifa edilmemesi üzerine davacı şirket tarafından, sözleşmede belirlendiği üzerine yetkili... Konfederasyonu ... ... Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, mahkemenin ... sayılı dosyası kapsamında görülen dava sonucunda ''1- Davalının, davacıya 200.000,00 Euro tutarını 2 Kasım 2018 tarihinden itibaren işlemiş yıllık %16 faiziyle birlikte ödemesine karar verilmiştir. 2- Mahkeme harcı 9.800 - CHF (...) olarak takdir edilmiştir. Diğer masraflar 2.520 - CHF (İsviçre Frangı) tutmaktadır. 3- Masraflar davalıya yüklenmektedir ve davacı tarafından yatırılmış olan peşin harçtan karşılanacaktır. Davacıya, davalıya rücu hakkı tanınmıştır. 4- Davalının, davacıya 16.100 - CHF (İsviçre Frango) dava tazminatı (vekalet ücreti) ödemesine karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiğini, kararın infaz edilebilir olduğunu, bu belge ile tasdik ederiz şeklindeki karar ile kesinleştiğini, 5718 sayılı ...'un 50. maddesinden anlaşılacağı üzere, kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının ülkemizde icra edilebilir hale gelmesi için Türk Mahkemeleri tarafından tenfiz edilmesi gerektiğini, somut olayda uyuşmazlığın her 2 tarafın da ticaret şirketi olup TTK'nun 16/1 ve 124. maddeleri gereği tüzel kişi tacir olduklarını, söz konusu uyuşmazlığın 2 tarafın da ticari işletmelerini ilgilendiren bir husustan doğduğundan TTK'nun 4. maddesi uyarınca ticari dava olup, TTK'nun 5/2 madde hükmü gereği Asliye Ticaret Mahkemesinde görülecek işlerden olduğunu belirterek davacı şirketin sözleşmeden doğan alacağına ilişkin verilen... Konfederasyonu .... Mahkemesinin... sayılı ve 10.06.2024 tarihli kararının tenfizine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumet/dava ehliyeti olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davacı şirketin tasfiye halinde olduğu bildirilmiş olup, tasfiye memurunun usule uygun olarak atanıp atanmadığı, yetkili olup olmadığı ve yetki sınırları, İsviçre'de kayıtlı yerleşim yeri olup olmadığının araştırılması gerektiğini, tasfiye memuru ve davacının dava ehliyetine itiraz ettiklerini, davalıya işbu dava yöneltilemeyeceğinden davada pasif husumet yokluğundan taraf sıfatına itiraz ettiklerini, davanın bu sebeple de usulden reddi gerektiğini, davacının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmadığından ... madde 48 gereği teminat göstermesi gerektiğini, davada yabancı mahkeme kararı söz konusu olduğundan, davacının eksik yatırdığı harcı da ikmal etmesi gerektiğini, görev ve arabuluculuk dava şartı itirazları bulunduğunu, huzurdaki dava basit yargılama usulüne tabi olup, davacının tenfize konu ettiği mahkeme kararını dahi dava dilekçesi ekine eklemediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, tenfiz şartları oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, tenfize konu davada yetki itirazı söz konusu olup, Türkiye Mahkemelerinin münhasıran yetkili olduğunu, bu sebeple tenfiz şartları oluşmadığını, kamu düzenine aykırılık itirazları bulunduğunu, bahsi geçen davada taraflarına usulüne uygun bir tebligat yapılmadığını, Türkçe tercümesi olmayan evrakın kabul edilmeyerek taraflarınca iade edildiğini, davalı şirketin gıyabında haksız bir karar tesis edildiğinden işbu huzurdaki dava ile haberdar olunduğunu, bu şekilde verilen kararın ... madde 54/Ç bendine açıkça aykırı olduğundan tenfiz isteminin reddi gerektiğini, davalı şirketin gerçek ve tek ortağının ... olduğunu, .... şirket adına sözleşme imzalama, borç altına girme gibi yetkileri olmadığını, 6102 sayılı TTK düzenlemelerine göre kural olarak şirket adına imza yetkisi olan temsilcilerden ikisinin müşterek imzasının arandığını ancak TTK madde 370'in bu kurala 2 istisna getirdiğini, .... yetkiye haiz olmadığından bahsi geçen sözleşmede davalı şirket adına tek başına imza yetkisinin olmadığını, kredi sözleşmesindeki imzanın geçerli olmadığını, dava dışı tutulan Nazan Şahin ile karşı taraf adına imza ettiği anlaşılan Zeynal Uz'un mahkeme huzurunda imza örneklerinin alınıp grafoloji uzmanı bilirkişiden inceleme talep edilerek sözleşmedeki imzaların adı geçen kişilerin eli ürünü olup olmadığını hususunun araştırılması gerektiğini, davalının husumet/taraf sıfatına itiraz ettiklerini, ... madde 32 düzenlemesine göre Türk Hukukunun uygulanması gerektiğini, geçersiz bir kredi sözleşmesine göre alacak talep edilmesinin haksız olduğunu, dava konusu edilen kabul etmedikleri sözleşmeye ilişkin olduğu iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı taraf davada 200.000,00 Euroyu Nazan Şahin'in talimatı ile Nazan Şahin'in hesabına yatırıldığını beyan ettiğini, yani davacının da davalı şirket hesabına herhangi bir ödeme yapmadığını kabul ettiğini, müvekkili şirketin hesabında, davacı tarafından yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığını, faiz türünü ve tutarını kabul etmediklerini, sözleşme zaten yabancı para birimi üzerinden olup, Türk Parası ile değeri karşılaştırıldığında %15'lik bir faizin fahiş bir ödeme farkı oluşturacağından bu durumun kamu düzeni ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek tenfiz isteminin reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.GEREKÇE : Dava; ... sayılı 10.06.2024 tarihli kararının tenfizi isteğine ilişkindir.Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde ekler taratılıp sisteme yüklenmiş, davalı vekili bu eklere karşı 17.07.2025 tarihli beyan dilekçesi sunmuştur.Davalı taraf görev itirazında bulunmuş ise de; tenfize konu karardaki davanın tarafları ve içeriği itibarıyla sözleşmeden kaynaklı ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmakla, görev itirazı yerinde görülmemiştir.Davanın niteliği gereği Yargıtay uygulamaları (... karar sayılı ilamında olduğu gibi) nazara alınarak maktu harca tabi olmakla eksik harcın tamamlatılmasına yönelik itiraz yerinde görülmemiştir.... yazılarak ülkemiz ile... Konfederasyonu arasında karşılıklılık esasına dayalı anlaşma olup olmadığı sorulmuş, 09.07.2025 tarihli yazı cevabında karşılıklılık durumuna ilişkin hususlar bildirilmiş, davanın niteliği ve yazı cevabı içeriği itibarıyla tenfiz davasının görülmesine engel bir hususun olmadığı anlaşılmıştır.Davalı taraf, teminata yönelik itirazda bulunmuş ise de ... madde 48/2 uyarınca davacının teminattan muaf tutulmasına, teminat alınmasına ilişkin davalı tarafın itirazının reddine karar verilerek yargılama sürdürülmüştür.Davacı tarafa tensip tutanağının 10. maddesiyle davacı şirketin tasfiye edildiğini gösterir belge örneklerini sunmak üzere süre verilmiş, davacı vekili bu hususta 01.07.2025 tarihli beyan dilekçesi ve ekinde bir kısım belge örnekleri sunmuş, davacı şirketin tasfiye halinde olduğu ve bu halin devam ettiği, tasfiye halinde şirket olarak taraf sıfatının bulunduğu anlaşılmıştır.Davalı taraf arabuluculuk dava şartı itirazında bulunmuş ise de; tenfiz yargılamasında uyuşmazlığın esasına dair yargılama yapılmadığı, arabuluculuğa başvuru zorunluluğu bulunan davalardan olmadığı anlaşılmakla bu itiraz yerinde görülmemiştir.... 50 vd. maddelerinde yabancı mahkeme kararlarının tenfizi ve tanınması hususu düzenlenmiş olup, yasanın 53. maddesi uyarınca, maddede belirtilen belgelerin sunulmuş olduğu görülmüştür. Dava konusu ... sayılı 10.06.2024 tarihli kararının tercümesinin incelenmesinde; davacının ...., davanın, davalının davacıya 200.000,00 Euro tutarını 2 Kasım 2018 tarihinden itibaren yıllık %15 faiziyle birlikte ödemesi karar verilmesi istemine ilişkin olduğu, usule dair yetki kısmında tarafların yetkili mahkemenin Zurich mahkemesi olmasını kararlaştırdıkları, mahkemenin yargı yeri itibarıyla yetkili olduğunun belirtildiği, cevap hakkının kullanılmamış olması kısmında davalının çağrılması ve sonrası aşamanın belirtildiği, 10.06.2024 tarihli kararla davalının davacıya 200.000,00 Euro tutarının 2 Kasım 2018 tarihinden bu yana işlemiş faiziyle ödemesine karar verildiği, mahkeme harcının 9.800,00 CHF olarak takdir edildiği, diğer masrafların 2520 CHF tuttuğu, davalının davacıya 16.100 CHF dava tazminatı ödemesine karar verildiği, taraflara, davacıya ek 18 ve ek 19 2. nüshalara ilişik olarak, davalıya İ... yayımlanmak üzere yazılı tebligat yapılacağının, karara itirazın tebliğden itibaren 30 gün olduğunun belirtildiği, infaz edilebilirlik onay belgesinde 10 Haziran 2024 tarihli kararın infaz edilebilir olduğunun 6 Eylül 2024 tarihli bu belge ile tasdik edildiğinin belirtildiği ve kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.Davalı taraf, tenfize konu davada taraflarına usulüne uygun tebliğ işlemi yapılmadığı, kararın da usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, müvekkili şirketin usulüne uygun olarak davada temsil edilemediğine yönelik itirazda bulunmuş ise de; tenfize konu karar içeriğinde davalı tarafa tebligatın yapıldığı ve sonrasında davalı adına avukatı tarafından yazılan davaya cevap yazısının mahkemeye ulaştığı, bu yazıyla...'de bir hukuk vekili veya tebligat adresi bildirilmediği, avukatın, davalıyı bu davada temsil etmeye yetkili olmadığı değerlendirilmesinden dolayı davalıya, kendisi tarafından mahkemeye verilen yazıyı, kendisi tarafından imzalanmış bir nüsha ibraz ederek onaylaması için,... ilan edilmesinden itibaren 10 günlük süre tanındığı ancak yazının davalı tarafça süresi içinde onaylamadığının belirtildiği, ek süre içinde de cevap yazısı sunulmadığı belirtilmiş, dosya kapsamı ve sunulan belgeler itibarıyla savunma hakkının kısıtlanması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, tebliğ işleminin yapıldığı, yine kararın kesinleşmesine yönelik ilan yoluyla tebliğ işleminin yapıldığının belirtildiği, kararın içerik olarak Türk Mahkemelerinin münhasıran yetkisine giren bir hususun olmadığı, davalı tarafın diğer itirazlarında belirtilen hususların tenfiz davasında değerlendirilecek hususlardan olmadığı, ... 54. maddesindeki tenfiz şartlarının oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın kabulü ile ...sayılı 10.06.2024 tarihli kararının tenfizine,Alınması gerekli 615,40 TL maktu harç peşin alınan harçla karşılanmakla ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan posta giderinden ibaret 60,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025....