Trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasında trafik kazası sonrası araç mahrumiyet bedeli talebi.
Özet: Bu hukuki evrak, 08.01.2024 tarihinde davalıya ait aracın davacının aracına arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle, davacının aracı 30 gün boyunca kullanılamaz hale geldiği iddiasıyla talep ettiği, başlangıçta 100 TL olup sonradan 7.500 TLye artırılan araç mahrumiyet bedeli tazminat davasını ele almaktadır; davacılar zararın giderilmesini talep ederken, davalılar kusur iddialarına, mahrumiyet süresine, talep edilen bedelin fahişliğine, zamanaşımı ve yetki gibi usuli itirazlara dayanarak davanın reddini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 18.02.2026
KARAR TARİHİ : 07.07.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait --- plakalı ---marka otomobilin 08.01.2024 tarihinde ---- idaresinde seyir halindeyken trafik yoğunluğu nedeniyle durduğu sırada, arkadan gelen ve mülkiyeti ---- şirketine ait, ---- idaresindeki ----- plakalı --- marka aracın çarpması sonucu hasarlandığını, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün kusurunu kabul ettiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesi uyarınca arkadan çarpan sürücünün asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracındaki hasarın ------ tarafından 23.02.2024 tarihli fatura ile giderildiğini, aracın onarım süreci, eksper incelemesi ve parça bekleme gibi nedenlerle müvekkilinin otuz gün boyunca aracından mahrum kaldığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 49,50,51 ve 61. maddeleri ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 88. maddeleri uyarınca davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin --- esas ve ---- sayılı kararı uyarınca ikame araç kiralanmasa dahi araç mahrumiyet bedelinin talep edilebileceğini, HMK.nun 16. maddesi gereğince şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu, ---- başvuru numaralı arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle; HMK.nun 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla otuz günlük araç mahrumiyeti için şimdilik 100,00-TL'nin kaza tarihi olan 08.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava Değeri Artırım Dilekçesi: Davacı vekili 18.06.2026 tarihli dilekçesi ile HMK.nun M.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek dava dilekçesinde 100,00-TL tutarındaki talebini 7.400,00-TL artırılarak toplam talebinin 7.500,00-TL olarak kabul edilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ---- plakalı aracın ----- plakalı araçla karıştığı kaza nedeniyle talep ettiği araç mahrumiyet bedelinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk son tutanağının aslının sunulmadığını, yetkili mahkemenin ---- mahkemeleri olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuki yarar şartını taşımadığını, alacağın zaman aşımına uğradığını, dava dilekçesindeki delillerin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, kaza tespit tutanağının tek başına kusur belirlemede yeterli olmadığını, otuz günlük mahrumiyet süresinin somut ve teknik verilerle desteklenmediğini, aracın onarım süresinin makul olup olmadığının ve gerçek bir gelir kaybının oluşup oluşmadığının ispatlanamadığını, davacının filo şirketi olması nedeniyle ikame araç temin edip etmediğinin araştırılması gerektiğini, sunulan internet çıktılarının tek taraflı ve denetlenemez olduğunu, kaza tarihi ile servis kabul tarihi arasındaki uyumsuzluğun giderilmesi gerektiğini, faiz talebinin hukuki dayanağının ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, 06.03.2026 tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesindeki aleyhe iddiaları kabul etmediğini, 08.01.2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında -- plakalı aracıyla -/--- plakalı araca arkadan çarptığı olayda kusurunun bulunmadığını, davacının aracın otuz gün serviste kaldığına dair iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu süreyi kanıtlayacak somut bir belge sunulmadığını, kaza ile servis girişi arasında 22.07.2024 tarihine kadar yaklaşık altı ay geçtiğini, kaza fotoğrafları ile servis fotoğrafları arasında hasar uyumsuzluğu bulunduğunu, servis bedeline ilişkin herhangi bir evrakın tarafına iletilmediğini,----- isimli firmadan altı ay sonra gelen 80.000,00-TL tutarlı borç bilgilendirme mesajını kabul etmediğini, araçların kasko tarafından onarıldığını, hiçbir belgeye dayanmayan tutar belirlemelerini reddettiğini, tüm bu nedenlerle; davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet talebine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren kişi bu zararı karşılamakla yükümlüdür. Yine TBK m. 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereği, davalının meydana gelen zarardan sorumluluğu, kusurunun varlığına bağlıdır.
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Bu sebeple araç maliki ve sürücüsü işleten sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.Somut davada;
08.01.2024 tarihinde saat 19:00 sıralarında, --- İli, ---- İlçesi sınırları içerisinde bulunan ---- istikametinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Olay sırasında ----- plakalı araç ile ---- plakalı araç aynı istikamette seyir halindedir. Trafik akışının ani şekilde yavaşlaması/durması üzerine ----- plakalı araç yavaşlamış, bu sırada arkasından gelen --- plakalı araç, --- plakalı aracın arka kısmına çarpmıştır. Çarpma sonucunda ----- plakalı araçta maddi hasar meydana gelmiştir. Düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında, ----- plakalı araç sürücüsü de olayın bu şekilde gerçekleştiğini kabul etmiştir.Dava konusu kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu, davacıya ait aracın makul onarım süresi ve araç mahrumiyet bedelinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, aracın makul onarım süresinin üç gün olduğu, toplam araç mahrumiyet zararının 7.500,00 TL olduğu belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, aracın makul onarım süresinin üç gün olduğu, toplam araç mahrumiyet zararının 7.500,00 TL olduğu sonucuna varılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince, haksız fiilden kaynaklı alacaklarda davalının haksız fiil tarihinde temerrüte düşmesi sebebiyle haksız fiil tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır.Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, 7.500,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 08.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 732,00-TL peşin harçtan ve 128,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 128,00-TL tamamlama harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 732,00-TL başvurma harcı, 104,00-TL vekalet harcı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, 627,90-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 9.463,90-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı ---- Şirketi tarafından 312,00-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davalı -----Şirketi üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 7.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ---- Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı .----. vekilinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!