Kanun Yararına Bozma: Basit yargılama usulünde cezaevindeki sanığa yapılan tebligat usulsüzlüğü nedeniyle savunma hakkı kısıtlanan kararın bozulması.
Özet: Yargıtay, "hükümlü veya tutuklunun kaçması" suçundan basit yargılama usulü ile mahkumiyet kararı verilen sanığın, cezaevinde olmasına rağmen savunma talebi tebligatının MERNİS adresine yapılması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını belirlemiştir; bu temel usul hatasına rağmen itirazın reddedilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemini kabul ederek itirazın reddi yönündeki kararı bozmuştur.
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : █████████ D.İş
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.06.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292/1, 53... . maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli kararı ile sanığa atılı suçun unsurları oluşmadığından beraatine karar verildiği, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 03.10.2022 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği ve bu bozma sebebine göre de, basit yargılama usulü yönünden değerlendirme zorunluluğunun bulunması nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, Yargıtay bozma ilamı üzerine Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 53... . maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, bu karara karşı sanık vasisinin itirazı üzerine Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli üst yazısı ile sanık vasisinin itirazının süresinde olmadığı, tebligatların usulüne uygun yapıldığı belirtilerek itirazın değerlendirilmek üzere İzmir Nöbetçi 23. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli kararı ile kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 28.10.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, mahkemesince bozma sonrası sanık hakkında yapılan yargılamada basit yargılama usulü uygulanarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 251/2. maddesinde, "Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir" şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, mahkemesince sanığın savunmasının tespiti için çıkartılan tebligatın, UYAP kayıtlarına göre tebliğ tarihi itibariyle cezaevinde olduğu anlaşılan sanığın Mernis adresine çıkartılarak yargılamaya devamla savunma hakkının kısıtlandığı gözetilerek itirazın kabulüne yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 251/2. maddesinde yer alan; ''Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.'' şeklindeki düzenleme uyarınca, Mahkemece Yargıtay bozma ilamı üzerine hakkında basit yargılama usulü uygulanmasına karar verilen sanığın savunmasının tespiti için çıkarılan tebligatın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarına göre tebliğ tarihinde cezaevinde bulunan sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca bizzat tebliğ edilmesi gerekirken, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğe göre yargılamaya devamla sanığın savunma hakkının kısıtlandığı gözetilerek, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!