Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde marka hükümsüzlüğü ve YİDK kararı iptali davasında markanın ciddi kullanım ispatı ile benzerlik ve karıştırma ihtimali değerlendirmesine ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Davacı bir şirketin, kendi "..." ibareli markasıyla davalı şirketin tescilini istediği "..." ibareli markanın karıştırılma ihtimali yarattığı iddiasıyla Türk Patent ve Marka Kurumu kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, davacının kendi dayanak markasının ilgili mal sınıflarında beş yıldır ciddi biçimde kullanıldığını kanıtlayamaması ve sınıflar arasında benzerlik bulunmaması gerekçeleriyle davayı reddetmiş; davacı vekili ise markaların benzerliğini ve iltibas ihtimalini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ████████ E. - 2024/5 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ Esas - 2024/5 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin ██████████ sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, ███████████ kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın diğer davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararının yerinde olmadığını, müvekkilinin en önemli markalarından birisinin "..." ibareli marka olduğunu, müvekkili markasının benzerlerinin piyasada var olmasının müvekkilinin ticari faaliyetlerine zarar vereceğini, itiraza konu edilen ... unsurunu içeren markanın müvekkili markası ile benzer olduğunu, her iki markanın esas vurgusunun İngilizce .. anlamına gelen ... ibaresi üzerinde toplandığını, ... ifadesinin İngilizce'de ... anlamını taşıdığını ve ayırt ediciliğinin olmadığını, markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yarattığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-14066 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, Ankara 4. FSHHM ███████ Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğunu, işbu davada davacının kullanmadığı markayı dayanak göstererek müvekkilinin marka başvurularına itiraz ettiğini ve hakkını kötüye kullandığını, davacının itirazına gerekçe gösterdiği ██████████ sayılı “...” ibareli ve 5 yılı aşkın süredir tescilli durumda olan markasının tescil kapsamında yer alan ve 29, 30. ve 32. sınıflarda yer alan tüm mallar bakımından kullanımının ispat edilemediğini, itiraza konu markanın kullanılmama nedeniyle iptaline ilişkin olarak huzurdaki davacıya karşı açtıkları davada, söz konusu markanın kullanılmama nedeniyle tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden iptaline karar verildiğini, dolayısıyla davacının dava dilekçesinde ileri sürülen markanın bilinirliği ve kullanım yaygınlığına ilişkin iddialarının mesnetsiz kaldığını, taraf markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik içermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının dayanak markasının, itiraza konu başvurudan önceki beş yıl içinde ciddi biçimde kullanıldığının ispat edilemediği, kendisiyle ilişkilendirmeye çalıştığı üçüncü kişi durumundaki şirketlerin itiraza dayanak yapılan markayı ciddi biçimde kullandığını da kanıtlayamadığı, davacı şirketin, gerek dava aşamasında gerekse itiraz aşamasında 29, 30 ve 32. sınıflarda marka kullanımını gösterir bir belgeyi dosyaya sunmadığı, davacının kullanımını ispat edemediği malların dikkate alınmasının mümkün olmadığı, kullanım ispatı talebine konu olmayan 28. sınıftaki mallar ile davalı şirketin tescil talebine konu ettiği 29, 30. sınıftaki malların benzer bulunmadığı, SMK'nın 6/1 maddesi şartlarının somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin ... ibaresini haiz markası ile itiraza konu edilen ... unsurunu içeren markanın benzer olduğunu, itiraz edilen “...” ibareli markanın müvekkili adına tescil edilmiş olan markalar ile aynı sınıfları kapsadığını, bu nedenle markalar arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğunu, karıştırma ihtimalinin ilişkili olma ihtimalini de kapsadığını, müvekkilinin öteden beri kullandığı marka ibaresinin ve bu alandaki kesintisiz ticari faaliyetinin, markanın ya da benzerlerinin haksız kullanımı ile zarar görebileceğini, marka ya da benzerlerinin ticaret alanında üçüncü şahıslarca kullanılması ile oluşacak iltibas durumunun, müvekkilinin yıllara yaygın emeğinin haksız olarak başkaları tarafından sömürülmesi riskini doğuracağı gibi müvekkilinin verdiği hizmete teveccüh gösteren tüketicinin de yanıltılarak aslında ilgi duymayacağı bir hizmeti satın alması sonucunu doğurabileceğini, müvekkili şirket ve müvekkili şirketin alt firmasının ticari defterlerinin incelenmesi halinde markanın uzun yıllardır kullanıldığının görüleceğini, davalının markası ile müvekkilinin markası arasındaki benzerliğin müvekkilini ticari ve ekonomik olarak etkilediğini, bu sebeplerle mahkeme gerekçesinin hatalı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının itirazına mesnet markanın, kapsamında yer alan 29,30 ve 32. sınıf mallarda kullanıldığının ispat edilemediği, bu itibarla anılan mallar yönünden söz konusu markanın SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında yapılacak değerlendirme de dikkate alınmasının mümkün olmadığı, davacı markasının kapsamındaki 28. sınıf mallarla başvuru kasamındaki malların ise benzer bulunmadığı, buna göre SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!