Mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıyan muris muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, yurt dışında yaşayan evlada yapılan bedelsiz ve ölünceye kadar bakma şartlı taşınmaz devirlerinin incelenmesi.
Özet: Davacılar, kök murislerinin mirasçılardan mal kaçırma kastıyla davalı oğullarına muvazaalı şekilde devrettikleri iki taşınmazın tapu iptali ve tescili, olmazsa tenkisi istemiyle dava açmış; davalı, taşınmazları ailesine destek olmak ve yabancıya satışını engellemek amacıyla yüksek bedelle edindiğini savunmuş; ilk derece mahkemesi ise murislerin satışa ihtiyaç duymadığı, bedel ödemesinin ispatlanamadığı, bakım yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve mirasçıdan mal kaçırma amacının bulunduğu gerekçeleriyle devirleri muvazaalı kabul etmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacıların kök murisleri ... ve ...'un Konya ili, ... ilçesi, ... köyü 1623 parsel sayılı taşınmazı 1975 tarihinde, aynı yerde bulunan 1628 parsel sayılı taşınmazı ise 1986 tarihinde oğulları olan davalı ...'a mirasçılarından mal kaçırma amacıyla muvazaalı şekilde devrettiğini, taşınmazların halen davalı üzerinde olduğunu, davalının uzun yıllardır davacıların da hakkı bulunan bu taşınmazları kullandığını, davacıların kök murislerinin işlem tarihinde böyle bir satıştan umabilecekleri bir çıkarın bulunmadığını, kök muris ...'tan davalıya devir yapılırken tapuya ''ölünceye kadar bakma'' şerhinin konulduğunu, ileride açılacak olası davaların önünün kapatılmaya çalışıldığını, ...'a yıllarca davacıların murisi ...'un baktığını, davalının yıllarca yurtdışında yaşadığını, bu nedenle hem yurtdışında yaşayıp hem bakım yükümlülüğünü yerine getirmesinin mümkün olmadığını belirterek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına miras payı oranında tesciline, olmadığı takdirde saklı payları oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davalı ...'un 1971 yılından 2004 yılına kadar kesintisiz şekilde Almanya'da işçi olarak yüksek maaş ile çalıştığını, hem Almanya'dan hem de Türkiye'den emekli maaşı aldığını, dava konusu taşınmazları alım gücü olduğunu, dava konusu taşınmazları müvekkilinin ailesinin paraya ihtiyacı olduğu dönemde ailesine destek olmak ve taşınmazların yabancı kişilere satılmasını engellemek amacı ile değerinin çok üzerinde paralar ödeyerek anne ve babasından satın aldığını, davacıların murisi ...'un kök murislere bakmaması nedeniyle kök murislerin dava konusu araziyi satmak zorunda kaldığını, davalının dava konusu taşınmazları devraldığı dönemde davalının annesi ... ve babası ...'un sağlık problemlerinin bulunduğunu, davacıların murisi ...'un hiçbir zaman ... ve ...'a destek olmadığını, aksine onların kendilerine zor yeten gelirine de ortak olarak onları sürekli masrafa soktuğunu, bu ekonomik sıkıntıların yaşanması nedeni ile ...'un Konya ili, ... ilçesi, ... köyü 1623 parselde bulunan taşınmazını satmak istediğini, davalının hem yatırım yapmak hemde taşınmaza yabancı bir kişinin sahip olmasını engellemek amacıyla taşınmazı satın aldığını, daha sonra ... vefat etmeden önce ailenin masraflarının çoğaldığını, bunun sonucunda ...'un Konya ili, ... ilçesi, ... köyü 1628 parselde bulunan taşınmazını satmak istediğini, davalının yine aynı amaçla bu taşınmazı da annesinden satın aldığını, müvekkilinin, 1975 yılında devraldığı taşınmazın parasını bir anda nakit olarak ödeyemeyeceği için anne ve babasını maddi sıkıntıya düşmekten korumak ve kendine sorumluluk yüklemek amacı ile taşınmazlara söz konusu ölünceye kadar bakım şerhi düşüldüğünü ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Muris ...'a ait 1623 parsel yönünden yapılan incelemede; dava konusu 1623 parsel nolu taşınmaz muris ... adına kayıtlı iken 15.08.1975 tarih ve 1206 yevmiye nolu resmi senetle iş bu davalıya satış yoluyla devrettiği, murisin oğlu ...'la beraber yaşadığı, davalı tarafından da temlik nedeniyle yapılan bir ödemenin ispat edilemediği, satış tarihinden sonra murisin ekonomik durumunda değişiklik olmadığı, dinlenen tanık beyanlarına göre murisin taşınmaz satışına ihtiyacının bulunmadığı ve murisin bakıma ihtiyacı olmadığı da dikkate alındığında dava konusu taşınmazın muris tarafından davalıya temlikinin bedelsiz, muvazaalı ve mirasçıdan mal kaçırma amaçlı olduğu; muris ...'a ait 1628 parsel yönünden yapılan incelemede; tarafların murisi ...'un 2005 yılında vefat ettiği, 1628 parsel sayılı taşınmazı █████/1986 tarihinde oğlu olan davalıya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devrettiği, akit tarihinde muris adına bu taşınmaz dışında kayıtlı başkaca bir taşınmaz olmadığı, daha sonra muris ...'ın ölümü ile (1988 yılında) muris ... adına taksimden düşen ... Mahallesi 289 parsel kaldığı, muris ...'nün mal varlığı ile davalıya temlik ettiği taşınmaz dikkate alındığında, murisin yaptığı temlikin makul sınırlar içinde kalmayacağı, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacının bulunmadığı gibi davalı tanıkları ..., ...'nın beyanlarından da anlaşılacağı üzere bizzat anneleri ...'tan duydukları üzere "davalının bize parası çok geçti, bu nedenle tapuyu verdik" şeklindeki beyanları, murisin oğlu ... ile birlikte yaşadığı, murisin akit tarihinde ve akitten sonrada bakıma muhtaç olmadığı sabit olup davalının sözleşmenin yapıldığı tarihte yurt dışında yaşadığı, bakım yükümlülüğünü yerine getirmediği, 2004 yılında Türkiye'ye döndüğü göz önüne alındığında murisin temlikle ilgili olarak gerçek amaç ve iradesinin davacı mirasçılarından mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, muvazaalı olarak yapılan satış ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi işlemlerinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ölünceye kadar bakma akdi ile devredilen 1628 parsel yönünden yapılan değerlendirmede, davalı bakım alacaklısının temlik tarihinde yurt dışında olduğu, bakım borcunun gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı, temlik tarihinde muris ...'nün başkaca taşınmazı olmadığı (dosya kapsamında muris adına kayıtlı taşınmazların murisin eşinden 1988 yılında intikale ettiği) temlikin ölünceye kadar bakma amacıyla değil mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı anlaşılmasına göre Mahkemenin olayda bu temlik yönünden davanın kabulüne karar vermesinde bir isabetsizlik görülmediği, satış yoluyla devredilen 1623 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan değerlendirmede murisin adına temlik tarihinde kayıtlı 7 parça taşınmazını davalıya devretme imkanı varken devretmemiş olması, murisin diğer mirasçıları arasında herhangi bir problem olmaması, tanık anlatımları ile temlikin mal kaçırma amacına yönelik olduğunun ispat edilememesi dikkate alındığında murisin amacının mirasçılarından mal kaçırmak olmadığı ve mevcut deliller ile temlikin mal kaçırma amaçlı muvazaalı olduğu iddiası kanıtlanamadığından İlk Derece Mahkemesince 1623 parsel yönünden muris muvazaasına dayalı davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de dava konusu taşınmazların toplulaştırma ile 3 40... parsel sayılı taşınmaza gittiği halde kapalı kayıtlar üzerinden güncel olmayan veraset ilamına göre hüküm kurulmasının da doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle ... ilçesi, ... ... Mahallesi 3 40... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan 45919/... payının iptali ile muris ...'un .... Noterliğinin 15.04.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline bakiye payın davalıya bırakılmasına, 3 40... parsel sayılı taşınmazda 1623 parselden gelen 76765/... pay yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan, 8.183,35 TL bakiye onama harcının da temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!