Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satımdan kaynaklanan ayıplı asansör halatları nedeniyle tazminat davası.
Özet: Bir asansör firması olan davacı, davalıdan satın aldığı asansör çelik askı halatlarında yağlanma, tellenme ve esneklik kaybı gibi üretimden kaynaklı ayıplar oluştuğunu, bu durumun asansörlerin taşıma kapasitesini düşürerek can güvenliğini tehdit ettiğini, yapılan bilirkişi incelemesinin ayıbın davalıdan kaynaklandığını doğruladığını, davalının ayıbı gidermemesi üzerine halatları kendi imkanlarıyla değiştirmek ve ek işçilik maliyetlerine katlanmak zorunda kaldığını belirterek, oluşan zararlarının tazminini talep etmekte; davalı ise davanın reddini ve iddia edilen alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını savunmaktadır.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : ███████
KARAR NO : ████████
...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin asansör imalat ve montaj işleri yapan bir firma olup söz konusu imalatların yapılması ve asansör montajında kullanmak üzere davalıdan çelik askı halatları ile regülatör halatları satın aldığını, davalıdan satın alınan çelik halatların müvekkili tarafından binaların asansör ve imalat ve montajlarında kullanıldığını, müvekkil şirketin asansör montajı yaptığı binalarda karşı yandan alınan ve asansör montajında kullanılan kabin askı halatlarında yağlanma ve tellenme meydana geldiğini, bu yağlanmadan dolayı asansörler kabin etiket değerinde taşıma yapamamaya başladıklarını, söz konusu halatların kendi öz yağlarını kaybettiklerinden esnekliklerini yitirdiğini, müvekkil şirket yetkililerinin halatlardaki aşınma ve hata dolayısıyla karşı yan yetkililerine derhal haber verdiğini, karşı yanca, yapılabilecek bir şey bulunmadığının söylenmesi üzerine müvekkil şirket yetkililerinin bu kez de konusunda uzman bir ilgiliyi çağırarak bu durumun neden kaynaklandığını tespit etmeye çalıştıklarını, bunun üzerine yapılan başvuru neticesinde ... sayılı dosyası ile bilirkişi raporu düzenlendiğini anılan raporda tellerdeki yağlanma ve tellenmenin müvekkili tarafından yapılan montaj ile ilgili bir aksaklık ve hatadan kaynaklanmadığını, karşı yan kusurundan kaynaklı bir nedenden ötürü meydana geldiğini, anılan rapor doğrultusunda bilirkişi tarafından; asansörlere alt kabin askı ve regülatör halatlarında aşırı yağlanma meydana geldiğini, halatların fiziksel özellikleri gereği yuvarlak olması gerekirken elips şeklini aldıklarını, halatların çelik tellerinin tespit edildiğini, raporun devamında çelik halat sistemi asansörlerde mal ve can emniyeti bakımından hayati öneme haiz bulunduğundan kısa sürede fiziksel olarak deformasyona uğramış olmaları halatların ayıplı olduğuna delalet ettiğinden halatların değiştirilmesi gerektiğine vurgu yapıldığını, davalı firmadan ayıbın giderilmesi talep edildiğini fakat herhangi bir olumlu dönüş alınamadığını, halatlardaki ayıp neticesinde can veme kaybının önlenmesi amacıyla müvekkil firma vakit kaybetmeksizin .... adlı firmalar vasıtasıyla ve tekrar ödeme yapmak suretiyle yeniden halat satın almak durumunda kaldığını, yeniden işçilik maliyetini ödediğini ve ayıplı halatların değişimini sağladığını, ayıp sonucunda davalı şirketten satın alınan malların kullanılamaması nedeniyle müvekkilin zararlarının oldukça büyük olup işbu zararların karşılanması da hak ve nesafet kuralları gereği olduğunu, açıklanan nedenlerle davalı tarafından müvekkile satışı yapılan halatların ayıplı olmaları göz önünde bulundurularak, davalı tarafından müvekkiline satışı yapılan halatların ayıplı olmaları göz önünde bulundurularak, müvekkilin tekrardan yapmak zorunda kaldığı masraf ve bedeller ile işçilik maliyet bedelinin tahsili ve maddi zararın karşılanması amacıyla fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin ticarı faizi ile birlikte tahsiline ve yargılama gideri ile vekâlet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin usul ve yasaya aykırı olup davanın reddini talep etmekle beraber davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia edilen alacak kalemlerinin zamanaşımına uğramış olduğundan Davanın Reddini talep ettiklerini, öncelikle belirtmek gerekir ki: müvekkili ... şirketi olduğunu, güvenliğin ön planda olduğu bir işte uzun yıllar boyu markalaşarak başarıya ulaşmış olan müvekkilinin profesyonel yaşantısında edindiği ilke ve tecrübeler doğrultusunda hak yememeyi ve işini layıkı ile profesyonel bir şekilde yaparak adını, sektördeki ilk 3 büyük şirket arasına yazdırmayı başarmış bir şirket olduğunu, davacının müvekkil şirketten satın aldığı bir takım askı halatlarının muhtelif adreslerdeki asansör montajlarında kullanılmasının ardından askı ekipmanlarında yağlanma ve tellenme meydana geldiği için asansörlerin taşıma yapma özelliğini yitirdiğini, halatların kendi öz yağlarını kaybetmesinden dolayı esnekliğini yitirdiğinden bahisle durumun derhal müvekkil şirkete bildirildiğini, ... sayılı dosyasında haricen yapılan tespit ile kusurun kendilerinde olmadığı, ürünlerden kaynaklı bir problem olduğu yönünde bir rapor alındığını, ayıbın giderilmesi için farklı şirketlerden tekrar ödeme yapılarak halat satın alındığını, ayıplı halatların değiştirildiğini ve yeniden işçilik ücreti ödendiğini belirterek alacaklı oluğunu iddia ettiğini ve harca esas değerin 5.000-TL belirterek müvekkil aleyhine alacak davası ikame ettiğini, davacının tüm iddiaları yersiz ve haksız olup tarafımızca kabul edilemez nitelikte olduğundan davanın reddini talep ettiğini, davanın belirsiz alacak olarak açılması hatalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte: davacı'nın müvekkilden talep etmesi gereken miktarın belirli olduğundan dolayı davanın belirsiz alacak olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayıp hakkında bildirim yapılmadığını, davacının iddiaları dikkate alındığında, bir halatın fazla yağlanmış olup olmadığı açıkça anlaşılabilecek bir husus olduğundan davacının iki günlük süre içerisinde bildirimde bulunmuş olması gerektiğini, tespite konu ürünlerin müvekkilden alındığının belli olmadığını, davacının halatlara ilgili iddialarının ve dayanak olarak gösterdiği bilirkişi raporunun hiçbir mesneti olmadığını, üretici tarafından yapılan bir seri üretim en az 8 (sekiz) kilometreye tekabül ettiğini Davacı tarafından işbu davaya konu edilen miktar ise, bahse konu bilirkişi raporu uyarınca, 6mm çapındaki halatlarda 1120 metre ve 10mm çapındaki halatlarda 4300 metre olduğunu, müvekkilinin işbu davaya konu üretim serisinden farklı firmalara da halat sattığını ancak davacının iddiasına benzer bir iddiayla karşılaşmadığını, kaldı ki; bahse konu halatların kimliği olan etiket bilgileri ve parti numaralarının davacı tarafından bildirilmesi halinde üretici firmalarda tutulmakta olan şahit numune incelendiği zaman yahut benzer üretimlere ilişkin incelemelerde ortaya çıkacağı üzere, halatlarda mevcut olduğu iddia edilen sorunların, üretimden kaynaklanmamakta olup sonradan yapılan yağlamadan kaynaklandığının açık olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle süresinde açılmaması nedeniyle reddine, kötü niyetli davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ayıp nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizin... esasına kayıtla yapılan yargılama sonucu, █████/2021 tarih, ... sayılı kararla, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, .... karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kabulüne karar verilmiştir.
... ilamında; "Davacı vekilinin delil tespiti istemiyle verdiği 24.11.2017 tarihinde davacının varlığından şüphe ettiği ve delil tespitini de bu nedenle istediği ayıpları, delil tespiti istemine ilişkin dilekçeyi verdiği tarihte bilmekte olduğunun kabulü mümkün değildir. Davacı, tespit istemli dilekçesinde sözünü ettiği ayıpların gerçekten de mevcut olduğunu; bu şüphelerini ve endişelerini doğrulayan tespit raporunun kendisine tebliğiyle birlikte öğrenmiştir. Dolayısıyla, somut olayda davacının ayıbın varlığını, delil tespiti raporunun kendisine tebliğ edildiği 25.01.2018 tarihinde öğrenmiş olduğu kabul edilmelidir. Davacının karşıladığı masrafla hem anılan delil tespiti raporu ve hem de delil tespiti istemini içeren dilekçe davalıya 24.01.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı böylece, davacıya sattığı üründeki ayıpların varlığını 24.01.2018 tarihinde öğrenmiş, dava da 23.12.2019 tarihinde açılmıştır. Ayıp ihbarının kural olarak şekle tabi bulunmadığı, içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafı haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulünün mümkün olduğu yönünde yukarıda yapılan açıklamalar, somut olay özellikleri, delil tespiti raporuyla birlikte delil tespiti istemini içeren dilekçenin de davalıya tebliğinin ayıp ihbarı olarak kabul edilmesi sonucunu doğuracağı dikkate alındığında süre aşımından bahsedilmesi mümkün değildir.Açıklanan nedenle ayıp ihbarının süresinde yapıldığı gözetilerek mahkemece işin esasına girilerek iddiaların araştırılıp, delillerin toplanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gereklidir. Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına "denilmiştir.
Mahkememizin... esasına kayıtla ... ilamı doğrultusunda yargılama sürdürülmüştür.
Mahkemece yapılan inceleme, ... ilamı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre;
Mahkememizce aldırılan █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda: asansör taşıyıcı halatları ve regülatör halatlarının değiştiğini, ... asansör tarafından değiştirilen halatların işyerlerinde muhafaza edildiği, iş yerinde değişmiş olan halatların fotoğraflandığını, ...Hakimliğince 28.11.2017 tarihinde Makine Müh. Bilirkişi ve Mahkeme heyeti tarafından yapılan keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi raporu da dikkate alınarak; yapılan dosya üzerindeki incelemede yukarda adresleri yazılı binalarda kullanılan asansör kabin ve regülatör halatlarının ayıplı olduğu, ... Bloktan oluşan iki binada bulunan asansörlerde toplam 2500 metre 6 cm regülatör halatı ve 440 metre kabin halatı değiştiği, Karargahtepe mah. ... Bloktan oluşan iki binada bulunan asansörlerde toplam 1800 metre 6 cm regülatör halatı ve 360 metre kabin halatı değiştiği, .... oluşan binada bulunan asansörlerde toplam 220 metre kabin halatı değiştiği, .... adreslerinde bulunan asansörlerde toplam 100 metre kabin halatı değiştiği, yukarıda belirtilen adreslerde 6 mm çapında toplam 1120 metre regülatör halatın değiştiği, 10 mm çapında 4300 metre taşıyıcı halatın değiştiği, halat değişim işçiliği ve nakliye tutarının da göz önünde tutularak, yapılan piyasa araştırması sonucunda; 10 mm asansör taşıyıcı halat değişim bedeli (nakliye ve montaj dahil): 16,16 TL (metre fiyatı), 6 mm regülatör halat değişim bedeli (nakliye ve montaj dahil): 6,78 TL (metre fiyatı), taşıyıcı halat değişim bedeli 16,16 TL/Metre * 4300 Metre = 69.488,00 TL Regülatör halat değişim bedeli 6,78 TL/Metre * 1120 Metre = 7.593,60 TL, toplam = 77.081,60 TL olduğu, yukarıda izah olunduğu üzere deformasyona uğrayarak, değişimi yapılan halatların malzeme ve işçilik giderleri toplamı 77.081,60 TL olarak tespit edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Çelik halatların satın aldıktan sonra belirli bir müddet kullanımı sonrasında halatlarda yağlanma ve tellenmenin olduğunun ortaya çıktığından, ... halatların gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığını, gizli ayıplı olan çelik halatların tarafınca yapılan ikinci el piyasa araştırması sonucunda; hurda değerinin 5.000,00 TL olacağı, halat değişim işçiliği ve nakliye tutarının da göz önünde tutularak, tarafımdan yapılan piyasa araştırması sonucunda; 10 mm asansör taşıyıcı halat değişim bedeli (nakliye ve montaj dahil): 16,16 TL (metre fiyatı), 6 mm regülatör halat değişim bedeli (nakliye ve montaj dahil): 6,78 TL (metre fiyatı) Taşıyıcı halat değişim bedeli 16,16 TL/Metre * 4300 Metre = 69.488,00 TL regülatör halat değişim bedelinin 6,78 TL/Metre * 1120 Metre = 7.593,60 TL, izah olunduğu üzere deformasyona uğrayarak, değişimi yapılan halatların malzeme ve işçilik giderleri toplam 77.081,60 TL ve deformasyona uğrayarak sökülen halatların hurda bedeli ise 5.000,00 TL olarak tespit edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu ... alındığına dair ilave herhangi bir belge dosyada bulunmadığından, ... Asansör işyerinde ayıplı olduğu için değiştirilen halatların kesin olarak ... ndan alınan davaya konu çelik halatların olduğunun söylenemediği, Davacı ... Asansörün Davalı ...'ndan satın aldığı dava konusu halatlarla ilgili gerekli dokümanları (Sertifika, deney raporu vs) almadığı, ürün girdi kontrollerini tam olarak yerine getiremediği, dava konusu halatlarda meydana gelen tellenme ve yağlanmanın montaj ve bakım hatasından kaynaklanabileceği, kusurların giderim bedelinin 11.11.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda halat değişim bedeli 77.081,60 TL olarak tespit edilmiş olup, TUİK Yİ-ÜFE ( Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi) ne göre fiyat artışı hesaplandığında ; Kasım 2020 : 555,18 ; Nisan 2024 : 3369,98 , 77.081,60-*3369,██████,18 = 467.885,31 TL olduğu, Hurda bedeli 5.000,00 *3369,██████,18 = 30.350,33 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda;Dava konusu halatların gizli ayıplı olarak değerlendirilebileceği,Dava konusu halatların davalıdan alınıp alınmadığının kesin olarak belirlenebilmesinin imkansız olduğu; ancak söz konusu halatların sunulan faturalara uyumlu olarak değerlendirilebileceği, Dava konusu halatlarda ayıbın ortaya çıktığı █████/2018 gününe ayıbın giderilmesi için gereken makul sürede eklenmek suretiyle ayıp konusu halatların işçilikli ve KDV'li serbest piyasa rayicine göre 94.195,60 TL olacağı, Hukuki nitelendirme ve borç/alacak hususlarının Sayın Hakimliğiniz takdirlerinde olacağı, tespit edilmiştir.
Somut olayda, davacının delil tespiti yapılması istemiyle verdiği 24.11.2017 tarihli dilekçe üzerine aynı gün mahkemece davalının yokluğunda yapılan delil tespiti sonucunda düzenlenen delil tespiti raporu, davacı vekiline 25.01.2018 tarihinde; davalı tarafa ise, tespit dilekçesiyle birlikte 24.01.2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davacı vekilinin delil tespiti istemiyle verdiği 24.11.2017 tarihinde davacının varlığından şüphe ettiği ve delil tespitini de bu nedenle istediği ayıpları, delil tespiti istemine ilişkin dilekçeyi verdiği tarihte bilmekte olduğunun kabulü mümkün değildir. Davacı, tespit istemli dilekçesinde sözünü ettiği ayıpların gerçekten de mevcut olduğunu; bu şüphelerini ve endişelerini doğrulayan tespit raporunun kendisine tebliğiyle birlikte öğrenmiştir.
Dolayısıyla, somut olayda davacının ayıbın varlığını, delil tespiti raporunun kendisine tebliğ edildiği 25.01.2018 tarihinde öğrenmiş olduğu kabul edilmiştir.
Davacının karşıladığı masrafla hem anılan delil tespiti raporu ve hem de delil tespiti istemini içeren dilekçe davalıya 24.01.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı böylece, davacıya sattığı üründeki ayıpların varlığını 24.01.2018 tarihinde öğrenmiş, dava da 23.12.2019 tarihinde açılmıştır.
Ayıp ihbarının kural olarak şekle tabi bulunmadığı, içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafı haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulünün mümkün olduğu yönünde yukarıda yapılan açıklamalar, somut olay özellikleri, delil tespiti raporuyla birlikte delil tespiti istemini içeren dilekçenin de davalıya tebliğinin ayıp ihbarı olarak kabul edilmesi sonucunu doğuracağı dikkate alındığında ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre , davaya konu çelik halatların kullanım sonrasında tellenme suretiyle deformasyona uğradığı, bu nedenle gizli ayıplı olduğu tespit ve kabul edilmiştir. Halatların asansör kabinini taşıyan ana unsurlardan olduğundan deformasyona uğramaları sonucu kullanılamaz hâle geldiklerinden hem de can ve mal güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından sunulan faturalar, halatların davalıdan alındığını ve ödenmiş olduğunu göstermektedir. Halat bedelinin fatura ve piyasa araştırmaları ile uyumlu olması,yine dava konusu gizli ayıplı kabul edilen halatların davalı tarafından düzenlenen fatura ile uyumlu olması nedeniyle halatların davalıdan alındığı kabul edilmiştir. Bu kapsamda bilirkişi raporuna göre dava konusu halatlarda ayıbın ortaya çıktığı █████/2018 gününe ayıbın giderilmesi için gereken makul sürede eklenmek suretiyle ayıp konusu halatların işçilikli ve KDV'li serbest piyasa rayicine göre 94.195,60 TL olacağı belirtildiğinden , davacı davasında haklı görülmekle taleple bağlı kalınarak davacının davasının kabulü ile, 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜ ile, 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Peşin alınan 615,40 TL harçtan alınması gerekli 85,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 530,01 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 209,50 TL posta ve tebligat gideri, 8.600,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 129,79 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 8.939,29 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
...
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!