Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonucu cismani zarar tazminatı davasında, maluliyet oranı tespiti, sigorta şirketi sorumluluğu ve müterafik kusur indirimi konularını içeren istinaf kararını sundu.
Özet: Bu istinaf kararı, 2016daki trafik kazasında beyin kanaması, kırıklar ve omurga platinleri gibi ağır yaralanmalar geçiren davacının açtığı maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davayı kısmen kabul ederek %20 müterafik kusur indirimiyle 68.819 TL tazminata hükmettiği kararına ilişkin olup, bu karar daha önce, davacının maluliyet oranının tespiti için hatalı yönetmeliğin kullanılması gerekçesiyle istinaf mahkemesince bozulmuş; bozma sonrası ilk derece mahkemesinin davayı tekrar kısmen kabul ve aynı tutarda tazminat ödenmesine dair hükmünün taraflarca yeniden istinaf edilmesi üzerine yapılan incelemeyi içermektedir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2025
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ:█████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.04.2016 tarihinde ... mahallesinde ... ve ... sokak kavşağında ... AVM istikametinden ... sokağı takiben ... caddesi istikametine seyir etmek isteyen ... plakalı otomobil ve sürücüsü ...'ın sevk ve idaresinde iken ... sokak kavşağına geldiğinde aracının ön kısımları ile 41 sokak istikametinden gelerek ... sokak istikametine seyir etmek isteyen ... plakalı otomobil ve sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeyken ... sokak kavşağına geldiğinde aracının sol yan kısmına çarpılmasıyla savrularak gidişine göre yolun sağ kaldırım üzerinde bulunan ağaca çarparak savrulup ileri noktada durmasıyla yaramalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ...'nın sevk ve idaresinde olan ... plakalı otomobilde kaza anında oğlunun aracında yolcu konumunda olan ... 'ın ağır derecede yaralandığını, kazanın oluşumunda kaza tespit tutanağına göre ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın 2918 Sayılı KTK'nun 84/h kuralını ihlal ettiğini, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın ise 2918 Sayılı KTK'nun 52/1-a kuralını ihlal ettiğini, kazada çarpışma sonucu davacı ...'ın arabanın camından 8-10 metre uzaklığa yola fırladığını, yüzü şiş, göz kapağı yarılmış, sol beyninde kanama gerçekleşmiş, kaburgaları kırılmış, boynunda ve kafatasında kırıklar oluştuğunu, ... Hastanesine getirildiğini, ameliyat geçirdiğini, belinde ve omiriliğinde olmak üzere toplam 9 platin takıldığını, 2 gün yoğun bakımda kaldığını, iyileşme süresinin uzun süreceğini, tedavisinin devam ettiğini, tek başına yürümekte zorlandığını, günlük ihtiyaçlarını aile bireylerin yardımıyla sağladığını, müvekkilinin bir yemek firmasında asgari ücretli olarak çalıştığını, bu nedenlerle trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacının sakatlıktan doğan geçici ve sürekli işgöremezlik , kalıcı kazanç kaybı, işgücü kaybı, güç ve efor kaybı nedeniyle şimdilik 100,00 TL maddi tazminat tutarının sigorta limiti aşılmamak üzere dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi , yargılama gideri ve vekalet ücretiyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile, davaya konu 03.04.2016 tarihli kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirketin nezdinde 22.07.2015-2016 tarihleri arasında ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza sırasındaki kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı için ödenecek maddi tazminat miktarının tespiti bakımından dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdi edilmesini, davacının, emniyet kemeri takmıyor olması halinde ki, araçtan fırladığına dair beyana göre kaza anında takmadığını, tespit edilecek tazminatın % 50 müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 18.05.2021 tarihli karar ile Davalı ... Sigorta A.Ş.yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, Davalı ... Sigorta A.Ş.yönünden % 20 müterafik kusur indirimi nedeniyle davanın KISMEN KABULÜ İLE ; 68.819,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.(... A.Ş.) 'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerinin istinafı üzerine Dairemizin ... esas, ... karar sayılı kararı ile olayın 03.04.2016 tarihinde gerçekleştiği █████/2015-█████/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre maluliyetin belirlenmesi gerektiği mahkemece aldırılan aktüer bilirkişi raporunda ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldığı, aktüer raporun davalı sigortaya 16.10.2021 tarihli celsede elden tebliğ edildiği, davalı vekilinin 25.01.2021 tarihli dilekçesi ile raporu kabul etmediklerini bildirdiği anlaşıldığından aktüer bilirkişiden özürlülük ölçütüne göre belirlenen maluliyet oranı üzerinden yeniden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle kaldırılmış, kaldırma kararı üzerine mahkemece 17.07.2025 tarihli karar ile Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davalı ... Sigorta A.Ş.yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Davalı ... Sigorta A.Ş.yönünden % 20 müterafik kusur indirimi nedeniyle davanın kısmen kabulü ile; 68.819,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.(... A.Ş.) 'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini mahkemenin de gerekçeli kararında bu şekilde hüküm kurduğunu, ancak hüküm fıkrasında davalı yararına vekalet ücretine hükmedildiğini bunun da çelişki oluşturduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi- manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinde mahkeme kararında nelerin bulunması gerektiği belirtilmiş c bendinde mahkemenin '' Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri belirtmesi gerekmekte olup hükmün sonuç kısmında ise, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir, öte yandan H.M.K.'nın 298/2.maddesi gereğince hükümle gerekçe arasında çelişki olmayacağı gibi gerekçede kendi içinde çelişemez. Buna göre mahkemece verilen hükmün gerekçesinde davacı emniyet kemeri takmayarak müterafik kusurlu olduğundan yerleşik yargısal uygulamalarına göre istinaf kararı gereğince düzenlenen taraflarca itiraz edilmeyen █████/2025 havale tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen tutarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Ancak reddedilen bu miktar açısından davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir denildiği ancak hüküm fıkrasında davalı yararına vekalet ücretine hükmedildiği bu şekilde gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluştuğu ve hükmün denetlenebilir olmadığı anlaşıldığından gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturmadan karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜNE,
2-İlk derece mahkemesince verilen hükmün KALDIRILMASINA,
3-Yukarıda açıklandığı üzere yeniden hüküm kurulmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Peşin alınan istinaf harcının ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade ve teminat iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 bendi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK 362/1-b maddesi gereğince kesin olarak █████/2026 oybirliğiyle karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!